Kategorisindeki Kelimeler

Hatalı bir çeviri olduğunuz düşünüyorsanız lütfen belirtiniz.

ADIǴE TÜRKÇE
8AD TR
ahıl dünür akrabalığı
bab, tı baba
blağe akrabalık
ćale oğul
ḣureĺf torun (oğlundan)
koreĺf yeğen (erkek)
maĺḣo damat
mıĺfı ko üvey erkek evlat
mıĺfı pḣu' üvey kız evlat
nan, mam anne
nı neṕos üvey anne
nı tı ebeveyn
nıse gelin
nış dayı
nışıpḣu teyze
pḣu kız evlat
pḣureĺf yeğen (kız)
pḣurıĺf torun (kızından)
pşıko kayınbirader
pşıpḣu görümce
sipḣum yiko kızımın oğlu
sipḣum yipḣu kızımın kızı
şı erkek kardeş
şınaḣıćem yiko erkek kardeşin oğlu (yeğen)
şınaḣıćem yipḣu erkek kardeşin kızı (yeğen)
şıneḣıj yiko abi oğlu (yeğen)
şıneḣıj yipḣu abi kızı (yeğen)
şıpḣu kız kardeş
şüıpḣu' baldız
şüıpşı kayınbaba (kadının babası)
şüıpşıko kayın (kadının erkek kardeşi)
tetej dede
tı neṕos üvey baba
tış amca
tışıpḣu' hala
wıneğu komşu
wınekoş aynı sülale akrabalığı
yaneşım yiko dayı oğlu
yaneşıpḣum yipḣu teyze kızı
yateşı yipḣu' amca kızı
yateşım yiko amca oğlu
yateşıpḣum yiko hala oğlu
yateşıpḣum yipḣu hala kızı
zekoş erkek kardeşler
zekoşınığe kardeşlik
zeleğu akran
zemeĺḣoğ bacanak
zepḣureĺfeğu' yeğen
zeşıpḣuxer kız kardeşler
adepĺ'e levye
adepś yan keski
adewade alet takımı 
arğaçe el arabası
arıṫ kazma
aşıf el kremi
atélefon cep telefonu
awestığ el feneri
bebı manivela
bıj kemer tokası
bijon unćıbze bijon anahtar
bjaneś mızrap
bjapš anten
blemıćıpḣ yasak geçiş
bzapš maymuncuk
bźı iskarpile
cambırıw vida
ćıb aĺmek sırt çantası,
çıjapĺ dürbün
dekaś mengene
dıdı tığ
faĺ merdane
fızaĺ pres
gurḣu dibek
gurḣu ne dibek çukuru
gurḣu şha dibek tokmağı
ğefebaĺ ısıtıcı
ğoĺıṕe karyola
ğućı pḣex demir testere
ğućıç tel
ğućıhanśe kürek
ğućıḣoçan eğe
ğućıne çivi
ğućpçeğu demir manivela
ğupć alet edavat
hako oluk
hakuşuḱu kapkacak
haĺı takoz
haqustel yüksük
ḣeğe mast dantel iğnesi
ḣeğe mast şiş
ḣer
hıĺeat kriko
ḣum kutu
hurcın torba
jeuxığe unćıbze açık ağız anahtar
jıf aspiratör
jığırıw zil
jöáğo unćıbz yıldız anahtar
jöntḣu küreyeci
kazan kazan
ḱoáḣo dirgen
ḱon tahıl ambar bölmesi
kopix ledex unćıbz amerikan alyen anahtarı
kopix unćıbz alien anahtar
ḱudeux vana
ḱuşe beşik
ĺḣonç askı zinciri
lıx kanca
lom küskü
maste iğne
maşü'e perıab maşa
mayte nacak
meşbjane tırmık
mıjöĺ bileme taşı
mıjöś taş yünü
opse sıyırma aleti (pulluk demirini)
otomasyon unćıbz otomasyon anahtarı
pçaĺe sayaç
pçekops kapı kolu
ṕe yatak
ṕe şhante yatak yastık
ṕe tébze yatak kılıfı
ṕe téḣo yatak örtüsü
perğetḣ pergel
ṕezetét ranza
pḣaḣo eğe (odun için)
pḣe wıme ağaç tokmak
pḣepsı rende
pḣerığaç sürgü
pḣeşaĺe sürgü
pırśe fırça
pśı keski
pşeḣu, blerıps zincir
pwepsıć kalemtraş
pxıwıt delgi
pxıwıt zımba
quneğaz kovan anahtarı
śı arıĺha yün çilesi
sıc örs
sıcı tırpan örsü
śıdı yumak
śıpx yün ditme aleti
śıwıte hallaç aleti
şalğe tırpan
şemec tırpan
şent sandalye
şereḣ tekerlek
şıbze elek
şıbze neḣu yin kalbur
ştaw çakmak
şü'ane çapa
şü'enej keser
şxeps tutkal
tépḣonćeĺ yatak-yorgan
tfepk unćıbze boru anahtarı
udan ip
udan iplik
udane şeḣ dantel yumağı
ude saçak
uĺhağaz lokma anahtarı
unćıbz anahtar
unćıbzaĺ anahtarlık
unćıbze kilit
unćıbze ğaps ayarlı anahtar
unćıbze ğoán anahtar deliği
unćıbze zefaş kurbağacık anahtar
unćıbzeux kilit anahtarı
une somun
upxe maske
wate çekiç
webzeğu' nacak
westığehaşha lamba camı
weşeḱur döşek
weşı balta
weşörıpĺ teleskop
wıme balyoz
wıtı ütü
xećyiźal faraş
yeğaje unćıbz kontak anahtarı
zećah zećeć kurbağacık anahtarı
zećeğenaĺ tutuşturucu
zexef santrifüj
abjane el tırnağı
abjane dać şeytan tırnağı
abjenaće tırnak dibi yırtılması
abjenape tırnak ucu
abjıb bir avuç, tutam
abl elin üstü
aćıu elin üstü
adake dirsek
agu avuç
aḣoámbe parmak
aḣombe perıt işaret parmağı
aḣombe šeramıu' yüzük parmağı
aḣombe šıqu' küçük parmak
alcan kol
anteğup dirsek çıkıntısı
ape parmak ucu
apkıne el tarağı, el küreği
apĺ'e kucak
apşe bilek
aqoš aya
aşha yen ,el ile bilek arası
bǵı bel
bğe göğüs
bğe sine
bğegu döş ortası
bıźı meme
blantḣe kürek kemiği
blıgu koltuk
blıgućeğ koltuk altı
blıpk ön kol
bzegu dil
bzegudak dil kökü
bzegupe dil ucu
ćen aşık kemiği
ćen haya
ćeṫiy ğum kalın barsak
ćetiy neşü kör bağırsak
ćeṫiy neşü' apandisit
ćeṫiy psığo incebarsak
çe dalak
çıyiḣu bademcik
çiy boğaz
gu kalp
ğuthaps qoaṕ idrar yolları
hamdır kalın sinir lifi
hanśe pamš bel
haśe köpek dişi
haśğol beze
ḣıpš kıkırdak
jaće sakal
je qošı ağız içi
jeğu gerdan
jeğubab guatr
jekupşha çene kemiği
jepk çene
jıqoáṕ nefes borusu
ḱo baldır
ḱo bzeps baldır lifi
ḱoáşö bacak eti
ḱobzep bacak lifi
kupşha kemik
kupşha zerıble iskelet
kurberkey adem elması
ĺako ayak
ĺape ayak ucu
ĺapşe ayak bileği
ĺaşha ayak üst tarağı
ĺate börkenek
ĺate şirden
ĺebğu ayağın dış kenarı
ĺebjan ayak tırnağı
ĺećaṕe bacak
ĺedak topuk
ĺegu taban
ĺeguçü düz taban
ĺentf kas
ĺepeğu' ayak ucu (yatar vaziyette)
ĺepepšiy ayak parmak ucu
ĺerıṫ bel
ĺesığu kırkbayır
ĺeşha ayak üst yüzü
ĺıfaĺ rahim
ĺıntfe damar
mıjöáĺ taşlık
naće göz ucu
nape surat
nap'e göz kapağı
napśe kaş
naxe sima
ne göz
ne ḱurğo göz bebeği
nebjıś kirpik
nećeṫırğ göz çapağı
nefıjbe göz akı
negu sima
neğu kursak
neğud çekik göz
neḱurb göz çukuru
nepaşö yüz derisi
nepk pepk yüz kemikleri
nequ yüz
nequşha yanak
nıbaće kasık
nıbaşö karın derisi
nıbaşöḣo işkembe
nıbe karın
nıbebšiy göbek
nıbelınś yemek borusu
nıbelıš diyafram
nıbıc çenek (bitkilerde)
pe burun
pe qoš burun içi
pe śı burun kılı
pebjı burun ucu
pebzıc burun kıkırdağı
pkı gövde
pkıneps lif, kas teli
pkıneps sinir bağları
pşe boyun
pşebğu boyun yan tarfı
pşebı ense
pşedak ense
pşegurığ boyun omurları
pşeĺıntfe boyun atardamarı
pşetık boğaz
qošıpkıxer iç organlar
śaǵe kaburga
śaǵejiyać böğür
śe diş
śeǵenaĺ kaburga kemiği
śepk diş tabanı
şaxe testis
şerıb sidik torbası
şeṫırko süt bezesi
şha baş
şhaḱuś beyin
şhaś saç
şhaşö saç derisi
şhatıku' kuś beyincik
şüı karaciğer
şxaĺe mide
şxuj leğen kemikleri
şxuj kupşha kalça kemiği
tame omuz
temeşha omuz başı
thabıl akciğer
thaqumape kulak memesi
thaqume kulak
thaqume neus kulak zarı
tkın yutak
txı sırt
txıḱušı omirlik
txıše sırt
ul küçükdil
ups haśğolxer tükrük bezi
upş'e dudak
uşha damak
zerıtıṕe eklem, eklem yeri
zezı öd kesesi
göğüs kafesi
anebzıw karatavuk
bğaşḣo doğan
bğaşḣo şahin
bğećeh balaban kuşu
bğej kartal
bjedır arı kuşu
bzıwćepĺ kızıl kuyruk
bzıwı şır yavru kuş
bzıwıćepĺ kızıl kuyruklu kuş
bzıwıjiy küçük kuş
bzıwıpš ardıç kuşu
bzıwḱoşxer göçmen kuşlar
bzıwmıḱoş kalıcı kuşlar
bzıwpsaĺe muhabbet kuşu
bzıwpsaĺe papağan
ćıgu bzıw tarla kuşu
ćıgugu guguk kuşu
çetı tavuk
çetkurte gurka yatmış tavuk
dışeçet tavus kuşu
dudak toy kuşu
gubğe babış yabanördeği
gubğe bzıw kır serçesi
gubğe çet yaban tavuğu
gubğe tharko kumru
gubğekaz yaban kazı
hacebzıw leylek
hajbabış karabatak
herḣup çavuş kuşu
ḣıw alakarga
jenetbzıw saka kuşu
jıntıw puhu kuşu
kerew turna
kıw kuğu
ḱoánć karga türü kuş
koánśe bzıw çalı kuşu
kolebzıw göçmen kuşlar
kolej karga
ḱuḱumaw baykuş
ḱurḱur hindi
ĺedaj mahmuz
mezçet ormantavuğu
mısırçet sülün
nıbğu bıldırcın
pçenćeşü' keçisağan
pçendeḣu' sığırcık
pḣew'u ağaçkakan
pšaşḣo kırlangıç
psekojiy kerkenez kuşu
psıxaw balıkçıl
śığoneşü' yarasa
şḣırśe serçe
tementaç ibibik kuşu
thacet ane dişi hindi
tharko güvercin
tığurığu puhu kuşu
Tığuruğ baykuş
tınıwıj akbaba
wındıj ekin kargası
xıbzıw martı
Abad erkek ismi
Abant erkek ismi
Abas erkek ismi
Abat erkek ismi
Abay erkek ismi
Abazeko erkek ismi
Abdullah erkek ismi
Abedan erkek ismi
Abey erkek ismi
Abıd erkek ismi
Abıde erkek ismi
Abın erkek ismi
Abrek erkek ismi
Açba erkek ismi
Açümız erkek ismi
Adaje erkek ismi
Adam erkek ismi
Adeje erkek ismi
Ademej erkek ismi
Ademey erkek ismi
Adeşes erkek ismi
Adney erkek ismi
Afemığot erkek ismi
Aférem erkek ismi
Afewes erkek ismi
Agaşe erkek ismi
Aguy erkek ismi
Ağur erkek ismi
Ağurbiy erkek ismi
Ahmed erkek ismi
Akanda erkek ismi
Alaśe erkek ismi
Albeç erkek ismi
Albore erkek ismi
Alceriy erkek ismi
Aldawe erkek ismi
Ale erkek ismi
Alebiy erkek ismi
Alec erkek ismi
Alençerko erkek ismi
Alḣas erkek ismi
Ali erkek ismi
Alkas erkek ismi
Almec erkek ismi
Amćış erkek ismi
Amed erkek ismi
Amef erkek ismi
Amıde erkek ismi
Amıdej erkek ismi
Amırbeç erkek ismi
Amırzan erkek ismi
amış erkek ismi
Amiy erkek ismi
Amzan erkek ismi
Anay erkek ismi
Ançok erkek ismi
Anderbiy erkek ismi
Anfoko erkek ismi
Anḣur erkek ismi
Anwar erkek ismi
Anzor erkek ismi
Apejık erkek ismi
Apış erkek ismi
Apşe erkek ismi
Arenbiy erkek ismi
Areskan erkek ismi
Arıfe erkek ismi
Arışe erkek ismi
Arsen erkek ismi
Ase erkek ismi
Ashad erkek ismi
Asker erkek ismi
Aslan erkek ismi
Aslanbeç erkek ismi
Aslanbiy erkek ismi
Aslanceriy erkek ismi
Asran erkek ismi
Astémır erkek ismi
Aşemez erkek ismi
Aşıko erkek ismi
Aşın erkek ismi
Aşıne erkek ismi
Atajuk erkek ismi
Atebiy erkek ismi
Atejıha erkek ismi
Atelceriy erkek ismi
Awecec erkek ismi
Aweĺe erkek ismi
Axın erkek ismi
Aydemir erkek ismi
Aydemirkan erkek ismi
Ayték erkek ismi
Ayub erkek ismi
Azade erkek ismi
Aze erkek ismi
Azeko erkek ismi
Azemet erkek ismi
Azemıko erkek ismi
Azepş erkek ismi
Azmet erkek ismi
Azyid erkek ismi
Babıgu erkek ismi
Babiy erkek ismi
Bac erkek ismi
Badi erkek ismi
Baḣsen erkek ismi
Baḣsit erkek ismi
Baḣu erkek ismi
Baj erkek ismi
Baje erkek ismi
Baḱi erkek ismi
Balıḣu erkek ismi
Balıw erkek ismi
Barden erkek ismi
Bares erkek ismi
Baresbiy erkek ismi
Barıç erkek ismi
Baś erkek ismi
Bat erkek ismi
Baṫ erkek ismi
Batceriy erkek ismi
Bate erkek ismi
Baṫe erkek ismi
Batır erkek ismi
Batıray erkek ismi
Batırbeç erkek ismi
Batırbiy erkek ismi
Batıze erkek ismi
Batiy erkek ismi
Batmet erkek ismi
Batmırze erkek ismi
Bay erkek ismi
Bayšit erkek ismi
Bayzet erkek ismi
Bećıjin erkek ismi
Beç erkek ismi
Beçkan erkek ismi
Beçmız erkek ismi
Bedin erkek ismi
Behime erkek ismi
Bejı erkek ismi
Bejüko erkek ismi
Bekan erkek ismi
Belaśe erkek ismi
Belet erkek ismi
Berak erkek ismi
Berd erkek ismi
Berekét erkek ismi
Berkan erkek ismi
Berktuğ erkek ismi
Berkuk erkek ismi
Bersej erkek ismi
Bersey erkek ismi
Bersis erkek ismi
Berzeç erkek ismi
Beslan erkek ismi
Betın erkek ismi
Betmıṫ erkek ismi
Bıbı erkek ismi
Bıbıw erkek ismi
Bıde erkek ismi
Bıfı erkek ismi
Bıḣuj erkek ismi
Bıj erkek ismi
Bılaw erkek ismi
Bısım erkek ismi
Bışe erkek ismi
Bıte erkek ismi
Biberd erkek ismi
Bide erkek ismi
Bijan erkek ismi
Bikan erkek ismi
Binbolet erkek ismi
Bislan erkek ismi
Biy erkek ismi
Blane erkek ismi
Ble erkek ismi
Blıw erkek ismi
Bole erkek ismi
Bolet erkek ismi
Bore erkek ismi
Borej erkek ismi
Boren erkek ismi
Bram erkek ismi
Bramiy erkek ismi
Ćaḱo erkek ismi
Cambeç erkek ismi
Cambor erkek ismi
Cambot erkek ismi
Camırze erkek ismi
Ćamlet erkek ismi
Canbolat erkek ismi
Cançate erkek ismi
Cançeriy erkek ismi
Canḣot erkek ismi
Canket erkek ismi
Cankılış erkek ismi
Cantémır erkek ismi
Ćaqo erkek ismi
Carım erkek ismi
Catawe erkek ismi
Ćebıśe erkek ismi
Cec erkek ismi
Ceday erkek ismi
Cehhar erkek ismi
Cemalettin erkek ismi
Cendar erkek ismi
Ćeraşe erkek ismi
Ćereçan erkek ismi
Ćeref erkek ismi
Cerım erkek ismi
Cerim erkek ismi
Ceriy erkek ismi
Cırak erkek ismi
Cumaz erkek ismi
Çaḱo' erkek ismi
Çaruḣ erkek ismi
Çatuk erkek ismi
Çebiy erkek ismi
Çeçane erkek ismi
Çel erkek ismi
Çelekan erkek ismi
Çelemet erkek ismi
Çeleşaw erkek ismi
Çemıde erkek ismi
Çerım erkek ismi
Çerko erkek ismi
Çermıt erkek ismi
Çeslaw erkek ismi
Çetaw erkek ismi
Çıçıḣu erkek ismi
Çıḣo erkek ismi
Çılar erkek ismi
Çılebiy erkek ismi
Çırpıt erkek ismi
Çurey erkek ismi
Çurmıt erkek ismi
Dade erkek ismi
Dadıḣu erkek ismi
Dadıw erkek ismi
Dadukan erkek ismi
Daḣo erkek ismi
Daline erkek ismi
Damerıs erkek ismi
Damır erkek ismi
Damış erkek ismi
Damiy erkek ismi
Danbiy erkek ismi
Daryal erkek ismi
Dawır erkek ismi
Dawmıze erkek ismi
Debec erkek ismi
Debrak erkek ismi
Deder erkek ismi
Degujiy erkek ismi
Dexej erkek ismi
Dexejı erkek ismi
Dexekaş erkek ismi
Dıdı erkek ismi
Dıdıḣu erkek ismi
Dıgune erkek ismi
Dıme erkek ismi
Dımıu erkek ismi
Dıu erkek ismi
Didıwı erkek ismi
Dolçeriy erkek ismi
Dolet erkek ismi
Doletbiy erkek ismi
Dombey erkek ismi
Drab erkek ismi
Dudar erkek ismi
Dudarıko erkek ismi
Dudarıku erkek ismi
Dumanış erkek ismi
Elbruz erkek ismi
énem erkek ismi
Ferit erkek ismi
Gaziy erkek ismi
Gufab erkek ismi
Gugu erkek ismi
Gujan erkek ismi
Gukan erkek ismi
Gulaṫ erkek ismi
Guser erkek ismi
Guşan erkek ismi
Guşaw erkek ismi
Guşawe erkek ismi
Ğaziz erkek ismi
Ğoáze erkek ismi
Ğuaze erkek ismi
Ğuć erkek ismi
Ğuće erkek ismi
Ğućeĺ erkek ismi
Ğućıps erkek ismi
Ğud erkek ismi
Ğujığ erkek ismi
Ğuzer erkek ismi
Habas erkek ismi
Habeç erkek ismi
Habıt erkek ismi
Hacaliy erkek ismi
Hacemez erkek ismi
Haćemıko erkek ismi
Haćemız erkek ismi
Hacımet erkek ismi
Hacımos erkek ismi
Hacımurad erkek ismi
Hacımurat erkek ismi
Hacibram erkek ismi
Hacumar erkek ismi
Haçaho erkek ismi
Haçuk erkek ismi
Hağendeko erkek ismi
Haḣu erkek ismi
Haḣuraṫ erkek ismi
Hajbat erkek ismi
Hajbeç erkek ismi
Hajbeçır erkek ismi
Haje erkek ismi
Hajebiy erkek ismi
Hajmos erkek ismi
Hajmudar erkek ismi
Hajpago erkek ismi
Hajumar erkek ismi
Haḱi erkek ismi
Hakuj erkek ismi
Haḱurate erkek ismi
Hakuşawıko erkek ismi
Halid erkek ismi
Hamaṫ erkek ismi
Hamaṫe erkek ismi
Hamawe erkek ismi
Hambiy erkek ismi
Hamed erkek ismi
Hamez erkek ismi
Hamıde erkek ismi
Hamırze erkek ismi
Hamışe erkek ismi
Hamıṫe erkek ismi
Hamid erkek ismi
Hamos erkek ismi
Hamtıw erkek ismi
Hamzet erkek ismi
Hamziy erkek ismi
Hanaşe erkek ismi
Haneḣu erkek ismi
Haneş erkek ismi
Haneşü erkek ismi
Hapać erkek ismi
Hapaje erkek ismi
Hapake erkek ismi
Hapepx erkek ismi
Hapıx erkek ismi
Haquaşe erkek ismi
Haradin erkek ismi
Hararuḣ erkek ismi
Haraṫ erkek ismi
Harun erkek ismi
Hasan erkek ismi
Hasanbiy erkek ismi
Hasase erkek ismi
Hase erkek ismi
Haśı erkek ismi
Haśıke erkek ismi
Haşpek erkek ismi
Hatam erkek ismi
Haṫan erkek ismi
Haṫaṫ erkek ismi
Haṫaṫe erkek ismi
Haṫaw erkek ismi
Hatbiy erkek ismi
Haṫem erkek ismi
Hatığu erkek ismi
Hatıḣu erkek ismi
Hatıke erkek ismi
Hatıko erkek ismi
Hatıkoáy erkek ismi
Haṫıpş erkek ismi
Hatış erkek ismi
Haṫıw erkek ismi
Hatıze erkek ismi
Haṫiṫ erkek ismi
Hatiy erkek ismi
Hatko erkek ismi
Hatuğ erkek ismi
Haṫukuj erkek ismi
Haṫuşaş erkek ismi
Haṫuṫe erkek ismi
Hatx erkek ismi
Hawe erkek ismi
Hawed erkek ismi
Hawıse erkek ismi
Hazéşe erkek ismi
Hazret erkek ismi
Hebale erkek ismi
Hebas erkek ismi
Hebaşe erkek ismi
Hebeḣu erkek ismi
Hebıj erkek ismi
Hebid erkek ismi
Hebiy erkek ismi
Hecemaf erkek ismi
Hemaş erkek ismi
Ḣımış erkek ismi
Hızel erkek ismi
Ḣojı erkek ismi
ḣuaj erkek ismi
Ḣućko erkek ismi
Ḣud erkek ismi
Ḣumış erkek ismi
Ḣupḣo erkek ismi
ḣuraṫ erkek ismi
Ḣusen erkek ismi
Ḣuşt erkek ismi
Ḣuṫaṫ erkek ismi
Ḣutı erkek ismi
İbrahim erkek ismi
İdar erkek ismi
İlkan erkek ismi
İlyas erkek ismi
İnal erkek ismi
İndrıs erkek ismi
İshak erkek ismi
İslam erkek ismi
İsmail erkek ismi
İsmet erkek ismi
Jabağı erkek ismi
Jako erkek ismi
Jambolet erkek ismi
Jambot erkek ismi
Jan erkek ismi
Janberd erkek ismi
Janberk erkek ismi
Janbılat erkek ismi
Janbiçe erkek ismi
Janbolet erkek ismi
Jane erkek ismi
Janıko erkek ismi
Jankat erkek ismi
Jantemır erkek ismi
Jebağ erkek ismi
Jemadu erkek ismi
Jemaduw erkek ismi
Jerıko erkek ismi
Jıko erkek ismi
Jılebiy erkek ismi
Jınar erkek ismi
Jınt erkek ismi
Jıwıjiy erkek ismi
Kadırbeç erkek ismi
Kadırbiy erkek ismi
Kadir erkek ismi
Kadirbeç erkek ismi
Kalebate erkek ismi
Kalımçeriy erkek ismi
Kambolet erkek ismi
Kambot erkek ismi
Kanbolat erkek ismi
Kane erkek ismi
Kanemet erkek ismi
Kanitat erkek ismi
Kankılış erkek ismi
Kansu erkek ismi
Kanşat erkek ismi
Kanşaw erkek ismi
Kanşır erkek ismi
Kantemır erkek ismi
Kaplan erkek ismi
Karbeç erkek ismi
Karden erkek ismi
Kasbot erkek ismi
Kasey erkek ismi
Kasim erkek ismi
Kaspolet erkek ismi
Kaspot erkek ismi
Kayirbek erkek ismi
Kaymet erkek ismi
Kaytuk erkek ismi
Kazbeç erkek ismi
Kazbek erkek ismi
Kaziy erkek ismi
Kebat erkek ismi
Kelewıbat erkek ismi
kémal erkek ismi
Kenan erkek ismi
Kenemet erkek ismi
Keralbiy erkek ismi
Kerbatır erkek ismi
Kesey erkek ismi
Kesın erkek ismi
Kesper erkek ismi
Ket erkek ismi
Kınesıj erkek ismi
Ḱınıw erkek ismi
Ḱıśaḣu erkek ismi
Ḱıśıwı erkek ismi
ḱim erkek ismi
ḱinuw erkek ismi
Ḱoblı erkek ismi
Koćas erkek ismi
Koceberd erkek ismi
Koceşawe erkek ismi
Kodes erkek ismi
Korko erkek ismi
Kuban erkek ismi
Kubat erkek ismi
Kubate erkek ismi
Kudanet erkek ismi
Ḱudey erkek ismi
Ḱupşı erkek ismi
Ḱurabzı erkek ismi
Kuraşe erkek ismi
Kuraşın erkek ismi
Kuşbiy erkek ismi
Ḱuşıḱu erkek ismi
Kuyan erkek ismi
Laḣo erkek ismi
Lalıw erkek ismi
Lalu erkek ismi
Lam erkek ismi
Lamjiy erkek ismi
Ĺaṕe erkek ismi
Laśe erkek ismi
Laş erkek ismi
Law erkek ismi
Lawe erkek ismi
Lawıje erkek ismi
Laxu erkek ismi
Lelaw erkek ismi
Lendışe erkek ismi
Ĺepş erkek ismi
Lesejan erkek ismi
Ĺesten erkek ismi
Lıw erkek ismi
Ĺ'Iwıneko erkek ismi
Lile erkek ismi
Lokman erkek ismi
Ĺoste erkek ismi
Ĺosteney erkek ismi
Ludan erkek ismi
Mać erkek ismi
Maćıko erkek ismi
Maçıḣu erkek ismi
Madıw erkek ismi
Madin erkek ismi
Makay erkek ismi
Mambet erkek ismi
Mamıḣu erkek ismi
Mamık erkek ismi
Mamır erkek ismi
Mamış erkek ismi
Mamıw erkek ismi
Mamiy erkek ismi
Mamrıko erkek ismi
Mamsır erkek ismi
Mamxar erkek ismi
Manırjan erkek ismi
Marğuş erkek ismi
Marıḣu erkek ismi
Maś erkek ismi
Maśe erkek ismi
Maśıw erkek ismi
Maşe erkek ismi
Maşid erkek ismi
Maṫ erkek ismi
Maṫıḣu erkek ismi
Mecıd erkek ismi
Meçare erkek ismi
Med erkek ismi
Megu erkek ismi
Meku erkek ismi
Memet erkek ismi
Mensur erkek ismi
Merşew erkek ismi
Merzan erkek ismi
Mesud erkek ismi
Meşbaşe erkek ismi
Meşbev erkek ismi
Meşfeşüı erkek ismi
Metkan erkek ismi
Mezan erkek ismi
Mezıĺ erkek ismi
Mıćeć erkek ismi
Mıd erkek ismi
Mıgu erkek ismi
Mığezeş erkek ismi
Mıhamet erkek ismi
Mıjéy erkek ismi
Mırzabeç erkek ismi
Mısırḣan erkek ismi
Mışe erkek ismi
Mıze erkek ismi
Mızeyfe erkek ismi
Mos erkek ismi
Mudar erkek ismi
Muḣıdin erkek ismi
Muḣtar erkek ismi
Murat erkek ismi
Mustafe erkek ismi
Muṫe erkek ismi
Naçıw erkek ismi
Nake erkek ismi
Nalbiy erkek ismi
Nalkut erkek ismi
Narıç erkek ismi
Narıw erkek ismi
Nart erkek ismi
Nartan erkek ismi
Nartbiy erkek ismi
Narter erkek ismi
Nartkan erkek ismi
Nartşawe erkek ismi
Naşḣo erkek ismi
Naşüko erkek ismi
Nat erkek ismi
Natbiy erkek ismi
Natḣo erkek ismi
Natrıb erkek ismi
Nawır erkek ismi
Nawırız erkek ismi
Nawıšıqu erkek ismi
Nazbiy erkek ismi
Nec erkek ismi
Néhir erkek ismi
Neḣu erkek ismi
Neḣuş erkek ismi
Nenaw erkek ismi
Neṕıṫ erkek ismi
Nerit erkek ismi
Nerzan erkek ismi
Neśıw erkek ismi
Nesij erkek ismi
Nesren erkek ismi
Neṫay erkek ismi
Netḣo erkek ismi
Netırb erkek ismi
Newıṫe erkek ismi
Nexuş erkek ismi
Nezan erkek ismi
Nızamet erkek ismi
Ninıw erkek ismi
Nurbiy erkek ismi
Nurdin erkek ismi
Nuri erkek ismi
Osmen erkek ismi
Papın erkek ismi
Pasejan erkek ismi
Paşe erkek ismi
Ṕaṫe erkek ismi
Ṕaṫıḣu erkek ismi
Pebğo erkek ismi
Pedıs erkek ismi
Peḣu erkek ismi
Penef erkek ismi
Pepaw erkek ismi
Peran erkek ismi
Perıt erkek ismi
Peterez erkek ismi
Pezad erkek ismi
Pıçıḣu erkek ismi
Pıram erkek ismi
Ṕıṫıj erkek ismi
Ṕıṫıw erkek ismi
Pliston erkek ismi
Poḣ erkek ismi
Ponej erkek ismi
Psefit erkek ismi
Psepıt erkek ismi
Psıblan erkek ismi
Psıj erkek ismi
Psınef erkek ismi
Pşıkan erkek ismi
Pşımaf erkek ismi
Pşımıd erkek ismi
Pş'Ipiy erkek ismi
Pşıze erkek ismi
Raḣu erkek ismi
Rampes erkek ismi
Raşq erkek ismi
Rawıf erkek ismi
Rayde erkek ismi
Receb erkek ismi
Remezan erkek ismi
Remziy erkek ismi
Reşıd erkek ismi
Rıfat erkek ismi
Ruslan erkek ismi
Rustem erkek ismi
Salbiy erkek ismi
Salımçeriy erkek ismi
Samiy erkek ismi
Śane erkek ismi
Śaśıḣu erkek ismi
Sasık erkek ismi
Sawe erkek ismi
Saweserez erkek ismi
Saweserıku erkek ismi
Sawesır erkek ismi
Sawısur erkek ismi
Sef erkek ismi
Sefer erkek ismi
Seferbiy erkek ismi
Śeḣu erkek ismi
Selim erkek ismi
Selmen erkek ismi
Semzer erkek ismi
Seper erkek ismi
Seral erkek ismi
Serebiy erkek ismi
Serejda erkek ismi
Serejdyin erkek ismi
Sereyda erkek ismi
Set erkek ismi
Setkul erkek ismi
Sıcıh erkek ismi
Śığu erkek ismi
Śırawe erkek ismi
Sırıf erkek ismi
Śıśıḣu erkek ismi
Šiqu erkek ismi
Siraḣo erkek ismi
Soslan erkek ismi
Sosrıko erkek ismi
Sudin erkek ismi
Sufe erkek ismi
Sul erkek ismi
Sultan erkek ismi
Sumaf erkek ismi
Surbeç erkek ismi
Surkay erkek ismi
Şaban erkek ismi
Şabattin erkek ismi
Şade erkek ismi
Şamseddin erkek ismi
Şarfet erkek ismi
Şarize erkek ismi
Şaṫ erkek ismi
Şaw erkek ismi
Şawedığu erkek ismi
Şebat erkek ismi
Şebatin erkek ismi
Şemıd erkek ismi
Şemız erkek ismi
Şemuz erkek ismi
Şenebiy erkek ismi
Şenıbe erkek ismi
Şeraşe erkek ismi
Şesıj erkek ismi
Şeway erkek ismi
Şewefıj erkek ismi
Şewejiy erkek ismi
Şeweleh’ erkek ismi
Şewemaf erkek ismi
Şewepaş erkek ismi
Şeweşüı erkek ismi
Şewıćes erkek ismi
Şewıkı erkek ismi
Şhamçeriy erkek ismi
Şıblane erkek ismi
Şıble erkek ismi
Şıherbiy erkek ismi
Şıhmırza erkek ismi
Şımaf erkek ismi
Şıpagu erkek ismi
Şowımen erkek ismi
Şümaf erkek ismi
Şüpago erkek ismi
Tabiy erkek ismi
Ṫaḣo erkek ismi
Talbiy erkek ismi
Tale erkek ismi
Talıw erkek ismi
Taliy erkek ismi
Tambiy erkek ismi
Ṫame erkek ismi
Ṫaruḣ erkek ismi
Tatıw erkek ismi
Ṫaw erkek ismi
Ṫéhir erkek ismi
Tekej erkek ismi
Témbolet erkek ismi
Témbot erkek ismi
Temer erkek ismi
Temır erkek ismi
Temırgoy erkek ismi
Témırjan erkek ismi
Temırkan erkek ismi
Teşawe erkek ismi
Téwıçöj erkek ismi
Teymez erkek ismi
Thaṕiku erkek ismi
Thaqumış erkek ismi
Tığuj erkek ismi
Ṫıha erkek ismi
Ṫıḣo erkek ismi
Ṫıkış erkek ismi
Tıḱuk erkek ismi
Ṫımaḣu erkek ismi
Ṫıme erkek ismi
Tımıj erkek ismi
Ṫımıs erkek ismi
Ṫınkuj erkek ismi
Ṫıraḣu erkek ismi
Tıraw erkek ismi
Ṫırgu erkek ismi
Ṫırıḣu erkek ismi
Ṫıṫıḣu erkek ismi
Timaf erkek ismi
Ṫiṫe erkek ismi
Ṫiṫıw erkek ismi
Tolbiy erkek ismi
Tomeş erkek ismi
Totreş erkek ismi
Tram erkek ismi
Tulme erkek ismi
Tutarış erkek ismi
Umıfe erkek ismi
Unat erkek ismi
Userej erkek ismi
Uşt erkek ismi
werzemec erkek ismi
Wezır erkek ismi
Wezırmes erkek ismi
Wezrec erkek ismi
wımar erkek ismi
wınerıwe erkek ismi
wıśe erkek ismi
Xudémyij erkek ismi
Yahye erkek ismi
Yakub erkek ismi
Yanbot erkek ismi
Yaşem erkek ismi
Yedıç erkek ismi
Yedıj erkek ismi
Yelkan erkek ismi
Yelmis erkek ismi
Yemış erkek ismi
Yemlız erkek ismi
Yemzeğ erkek ismi
Yemzeş erkek ismi
Yenal erkek ismi
Yerecıbe erkek ismi
Yergun erkek ismi
Yerışe erkek ismi
Yersten erkek ismi
Yetal erkek ismi
Yidad erkek ismi
Yidar erkek ismi
Yidarıko erkek ismi
Yile erkek ismi
Yinal erkek ismi
Yinarmıs erkek ismi
Yindar erkek ismi
Yineḣu erkek ismi
Yinel erkek ismi
Yismel erkek ismi
Yunıs erkek ismi
Zabıt erkek ismi
Zaçırbiy erkek ismi
Zalımhan erkek ismi
Zamudyin erkek ismi
Zebay erkek ismi
Zeçeriy erkek ismi
Źeĺ erkek ismi
Źepş erkek ismi
Zeqo erkek ismi
Zexeć erkek ismi
Zezereh erkek ismi
Źeźu erkek ismi
Zıramıku erkek ismi
Zufar erkek ismi
Zulkad erkek ismi
Zulkar erkek ismi
Źuźe erkek ismi
aderabğu öte
adıće öte
cabğu sağ
carı beklenti
ćeğı alt
ćeĺ altında var
ćıu üst
det ara yerde
kıpıs oturuyor (uçta)
koĺ arkasında var
kotep arkasında yok
ĺaće dip
mezağo ay aydınlığı
peut önündek (duran)
qošım içeri
semegu' sol
śıpe
ş'eğı dip
şıt ayakta
ut önünde ayakta duruyor
xet arasında
yawıjıre sonuncu
yaz yazew biri birine
yianeğune etrafı, yakını, civarı
yibğoáğ en
yićeğ alt (altı)
yićeğ yiş'eğ altında
yićıbće arka tarafı
yipaşha önü
yipe yit önünde
yixere bğu alt tarafı
zećet alt alta, birlikte olmak
zedet biri diğeri içinde olmak
zedit beraber içerde
zefed benzer
zegot bitişik
zekot biri diğerinin arkasında
alize alize
bǵı tepe
bǵı ĺağ yüksek tepe
bǵıĺaps yamaç başlangıcı
bǵıĺe dağlık
bǵıśać uçurum (ön ucu)
bǵızand uçurum
ćıḣuray yerküre
ćıne kutup
ćıne kutup
ćıtḣ harita
ćıtḣ tépşıć harita ölçeği
coğrafi ćıṕe coğrafi bölge
coğrafi wıtıgu coğrafi bölüm
deqohğogu yörünge
dezqoh uydu
ékvator şıtıć ekvator konumu
grafik pşıĺe grafik ölçek
hadram okyanus
ḣoáte vadi
ḣuṕeĺaǵ yayla
jöáğo ćaps andromeda takım yıldızı
jöáğo cay akan yıldız
jöáğo ćepḣ kuyruklu yıldız
jöáğo épĺ merih
jöáğo šıjü akyıldız
jöáğo zeşibl büyük ayı takım yıldızı
jöáğobın galaksi
jöğoğogu saman yolu
kablem pusula
kulace vadi
kuşha dağ
kuşha zand sarp kayalık
kuşha zepıt sıradağ
kuşhaĺ dağlık
mazenıko yarım ay
mazewıbıt ay tutulması
mezaće hilal
mılkuşh buz dağı
mışešıqu küçük ayı
mışeyin büyük ayı
oşhajiy küçük tepe
Pćenṫerewanṫ menderes
pısıḣo ırmak
psı wıbıtıp'e gölet
psığeağ baraj
psığewıçöáğ durgun su
psığune su kenarı
psıḣuray göl
psıqoš sulak yer
ş'ıçe ğunce fay aynası
şıtćepx delfin takım yıldızı
şĺey yatay
ştey düşey
şüṫomṕ küre
ṫıbǵısıbǵı engebelli
tığe sistem güneş sistemi
tığepıź günöte
tığewıneğu' günberi
ṫıp düden
toreş dar geçit
uşö sahil
waşö gök
werıj bataklık
weswıko çığ
weşögu uzay
deniz
xı ége ege denizi
xı uşö lebiderya
xıbeǵ xıyex gel git
xığun deniz kenarı
xırıć deniz aşırı
xıṫe kıta
xıṫeşxo ana kıta
xıṫeşxo xığunapk kıta sahanlığı
xıṫeşxome yafızegu kıtalar arası
xıṫeşxoş'ıĺenıko çape kıta yamacı
xıuşü' deniz kenarı
yaṫe toprak
yibğoáğ enlem
yişhağ boylam
yixe unće alçak basınç
akaś akasya
anay akçaağaç
aştram bataklık ağacı
bjey gürgen
bziyif ıhlamur
ćey dişbudak
çeşéy şimşir
çı šıne yaş dal
çıǵ blaje ağaç sarmaşığı
çıǵ lediy ağaç gövdesi
çıǵ şhape ağaç tepesi
çıǵay meşe
çıǵı ağaç
çıǵışö ağaç kabuğu
dawın çitlembik
enay kavlan ağacı
ğo ökse otu
katran katran
kıdif filiz
ḱiçü bodur ağaç
ḱoánde çalı
koánśe çalı
kumbıl kavak
kutame dal
marqo çıǵ dut ağacı
mıgur kızıl burun
mıstḣu ardıç
mıye çıǵ meyve ağacı
nekığ tomurcuk
palme palmiye
penаpše karaçalı
pḣaşö, çığ şöámṕe ağaç kabuğu
pḣeguĺ çıǵ alıç ağacı
pḣeḱupće ağaç özü
pḣomış ardıç
pırpıçüĺ çırpı
pırpüç maki
pram, nerat iğne yaprak
pśelı söğüt
psey köknar
pśey alaçam
pśeyi çam ağacı
sesney, berabe pśel selvi
sırbı kamış türünde bir cins ağaç
şambır bambu
şıqurṫıméy karaçam
ṫemın tomurcuklanmak
tfey kayın
westığay çam
westığay ğoj sarıçam
yenṫır tomruk (ağaç)
zaye çıǵ kızılcık ağacı
zayebjım yabani kızılcık
pḣeps damıtma
ade aşığum öyle ise, o halde
afede öyle
afedew zıgor öyle biri
amırme o değil ise
areşte ḣumiy öylede olsa
areştew öylece
areştew öylesine
arew şıtıme öyle ise
argorew öylece
arı o öyle desene
arı şhaćem fakat
arı şhaćerem öyle fakat
arı şham oysa
arıće ḣun olabilir
arıme oysa
arıme öyle ise
arımiy öyle olsa bile
arıpaqo keza
arışhaće öyle amma
arıtiy öyleki
armırew öyle olmayıp
armırıme öyle değilse
armırımiy zaten
armırme olsada
armırme veya
armırme yahut
aşığum öyleyse
aştew öyle
aştew ştıme öyle ise
aştewıgore öylece
aw ama
aw şey
awı şıtmiy öyle ise de
awışıtew öyle ama
ay fedew gibi
ay fediz misli
ay feşće dolayı
ay nemıć ondan başka
ay pemıćew ondan başka
ay wızépĺıće ona bakarsan
ayfede o gibi
cafedew o gibi
carew öyle
carew öylece
carı öyle
carın öyle
caştew öyle
caştewgore öyle öyle
cawıgore öylece
će yana
çareştew öylece
fede benzer
gore şey
ha p'oştıme nasıl ki
hawımiy yahut
ḣunewi belki
ḣupetew üzere
mıriy buda
mıst şey
mıst yani
mıstır şey gibi
mor şu
morew öylece
morıme öyle ise
moriy şuda
nahıpe önce
nahıpe öncelikle
neha yape öncelikle
neḣyape alabildiğine
nemıć başka
nesew kadar
nesfeće süresince
nesıfeće dek
paye için
paye ötürü
petre üzere
p'ome öyle desen
rapş'ew öncelikle
sıdeştew nasıl
sıdew şıtmiy zaten
sıdımiy nasılsa
sıdmiy öylesine
şeğejağew beri
şhaćem ötürü
şhaćem yani
şhaćerem oysa ki
şhaćerem yanlız
şham ancak
şıféjew itibaren
taştew nasıl
wımış'emiy sanki
xedeğon meğer
yanahıpew öncelikle
yape öncelikle
yapedede öncelikle
yaperapş'e öncelikle
yawıjı sonuncu
ye veya
ye yahut
yeĺıtığew nazaran
yićıy ayrıca
yićiy keza
yićiy üstelik
yipe önce
zeraoremće meğerki
zew ancak
zıgoreće belki de
zıśiy nasıl ki
göre
karşın
sadece
ḱigoḣoḣun olmak (bu tarafa yanına)
zeşü'ećeçöḣon sürünmek (birbirine altına)
zeşü'ećeçöḣun sürünmek (birbirinden altından)
ḱiğekujın tamamlamak
kéğewıbıtın tutturmak
şü'etéwıbğon bir şeyi,birinden habersizce bir şeyin üstüne yaymak
xéğewıbıten kapatmak (içinde)
yeğewıbıtın tutturmak
blećın geçmek
bleçın akmak (önünden)
bleḣuşütın kaçmak (kenarından sıyrılıp)
blepĺın bakmak (ötesine)
bzeyen yalamak
ćeaben ellemek (altına)
ćeabeyen ellemek
ćeabıćın el uzatmak (altından)
ćeabın altından elini uzatmak
ćean dokunmak (altına)
ćebenen saldırmak (altına)
ćebeneyen saldırmak (altına zıplayarak)
ćebıben uçmak (altına)
ćebıbeyen uçmak (altına zıplayarak)
ćebıbıćın uçarak kaçmak (altından)
ćebıcen dürtmek (altına)
ćebın gömülmek
ćebın batmak
ćeblen tutuşmak
ćećeaben el atmak (altına)
ćećeabıćın ellemek (altından)
ćećean ellemek (altına)
ćećebıcen dürtmek (altına)
ćećeçöḣon sürünmek (altına)
ćećeçöḣun sürünmek (altından)
ćećıćın koparmak (altından)
ćećın geçmek
ćeçehın donmak (altından)
ćeçerezın dönmek (altından)
ćeçın koparmak (altından)
ćeçöḣon sürünmek (altına)
ćeçöḣun sürünmek (altından)
ćedeućın dinlemek (duymaya çalışmak)
ćedeućın kulak kabartmak
ćedewen batmak (altına)
ćedıken donmak (altına)
ćefen sığmak (altına)
ćeferızen dönmek (altına)
ćegoşen dağıtmak (altına)
ćegupşısıćın düşünmek (altından)
ćeguşıan konuşmak (altında)
ćeguşüıhan sevinmek (altına)
ćeguşüın sevinmek ( umarak)
ćeguşxohen moral bulmak (altında)
ćeguşxon cesaretlenmek (altına)
ćeğeguşüın sevindirmek (altından)
ćeğoǵen bağırmak (altına)
ćeğohen kurumak (altına)
ćeğuthan işemek (altına)
ćehan girmek (altına)
ćehan ulaşmak
ćehan yetişmek (birşeye)
ćehın uzamak
ćeḣon artmak (altına)
ćeḣopsın imrenmek (beklenti içinde olmak)
ćeḣućın olmak (altından)
ćejehen pişmek (altına)
ćejen kusmak (altına)
ćejıhen yaşlanmak (altında)
ćejüntxen tükürmek (altına)
ćekutıćın kırılmak (altından)
ćeĺećehın silmek (altından)
ćeĺećıhan silmek (alt kısmını)
ćeĺećın silmek (altını kurutmak)
ćeĺeden kaçmak (altına)
ćelelen sarkmak (altına)
ćelelın sarkmak (altına)
ćelentḣın çizmek (altını)
ćeĺesen tozlanmak (altına)
ćeĺetın fırlamak (altından)
ćeĺeun rica etmek
ćeĺexın eziyet çektirmek
ćeĺıcen seslenmek
ćeĺ'ıćın ölmek (altından)
ćeĺıçen koşmak (arkasından)
ćeĺıḣonen küfür etmek (ardından )
ćeĺıḱuwen bağırmak (arkasından)
ćeĺın olmak (altında)
ćeĺıpĺen bakmak (altına peşine)
ćeĺıqon gitmek (peşinden )
ćeĺıtḣon yakalamaya çalışmak (bir kimsenin peşinden)
ćeĺıwen batmak (altına peşine)
ćenen tutuşmak
ćenešehen ummak (bir kimsenin arkasından)
ćenešın ummak (bir kimsenin arkasından)
ćeorjörın gevezelik etmek (altında)
ćepćen yapışmak (altına)
ćepehın sıkılmak (altında)
ćepḣenćıhen süpürmek (altına doğru )
ćepıcen batırmak (sivri bir şeyi altına)
ćeṕınen kalakalmak (altına)
ćepĺehen aramak (altına)
ćepĺen bakmak (altına)
ćepĺın bakmak (altından)
ćepsen ışımak (altına)
ćepsın ışımak (altından)
ćepşehen yoğurmak ( yeniden)
ćepşen üflemek (altına)
ćepşıhan sürünerek girmek (altına)
ćeqoden kaybolmak (altına)
ćeqodıćın kaybolmak (altından)
ćeqodın kaybolmak (altından)
ćeqon ettiğini bulmak
ćeqoreyehın yuvarlanmak (altından)
ćeqoreyen yuvarlanmak (altına)
ćeqoşın sıvışmak (altından)
ćeqoten kaymak (altına)
ćeqotın çıkmak (altından)
ćerećen süslenmek
ćerıbenen toplanmak (başına yığılmak)
ćerıbıbıćın uçmak (yanından)
ćerıćın ayrılma
ćerıçın koparmak (kenarından)
ćerıfen sığmak (bir şeyi bir şeyin yanına)
ćerığehan yaklaştırmak (kenarına çekmek)
ćerığohen kurumak (kenarında yapışık)
ćerığoĺhan yatmak (yanına)
ćerıhan yanaşmak (yanına)
ćerıjehen yapışıp pişmek (kenarında)
ćerıken donup kalmak (birisini birisinin yanında)
ćerıĺeden yanaşmak (bir şeyin yanına koşarak)
ćerıĺetın fırlamak (bir şeyin yanından)
ćerıĺın yatmak (birisini birisinin yanında)
ćerıpćen yapışmak (yanına)
ćerıpehen canı sıkılmak (birisinin yanında)
ćerıpĺın gözetlemek, incelemek
ćerıpşehen yorulmak (birisinin yanında)
ćerıqoden kötü alışkanlık kazanmak,zarar görmek (arkadaşlıkta)
ćerıqoĺ'en yaklaşmak (yanına)
ćerıqoten yanaşmak (yanına)
ćerıqotın ayrılmak ( kenarından)
ćerısın oturmak (birisinin yanında)
ćerıstıhen yanmak (bir şeyi bir şeyin kenarında)
ćerış'ıhan yapmak (yanında bitişik)
ćerıṫıshan oturmak (yanına)
ćerıṫısıćın çökmek (yanına, altına )
ćerıwıçön durmak (yanında)
ćerızın düşmek (kenarından)
ćesen kar yağmak (altına)
ćesen saplamak (altına)
ćesen gecikme
ćešen pislemek (altına)
ćešenĺın kaymak (altından)
ćešenthen kaymak (altına)
ćešentḣın kaymak (altından)
ćešeşütın kaymak (altından)
ćesın oturmak (altından)
ćešıreyen fışkırmak (altına)
ćestehın yanmak (altında )
ćestıćın yanmak (altından)
ćestıhen yanmak (altına)
ćeşeućın inlemek (altında)
ćeşıpehen ayıklamak (altına)
ćeşıṫehen ezmek (altına)
ćeştehın donmak (altında )
ćeştıćın donmak (altından)
ćeşüćın çürümek (altından)
ćeşühan çürümek (altına)
ćeşün emmek (altından)
ćeşxen yağmak (altına)
ćeşxen yamayı yapıştırmak (altına)
ćeşxıpšın gülümsemek (altından)
ćeṫeṕućın sökülmek (altından)
ćeṫeṕun sökülmek (altından)
ćeṫeṫen akmak (altına)
ćeṫeṫın akmak (altından)
ćethaćıhan yıkamak (altında )
ćetḣon doldurmak (altını, etrafını)
ćetın durmak (altından)
ćeṫırgon dürtmek (altına)
ćeṫıshan oturmak (altına)
ćeṫısıćın oturmak (altından)
ćeṫqon damlamak (altına)
ćetxıćın yazmak (altından)
ćeunćen iteklemek (altına)
ćewen batmak (altına)
ćewıćın atış etmek (altından)
ćewıçön durmak (altına)
ćewıçüćın durmak (altından)
ćewıjüntxen tükürmek (altına)
ćewılewıhen yorulmak (altına)
ćewınezıhan başı dönmek (altında)
ćewıpćen danışmak
ćewıpćen kısaltmak (etek vs boyunu)
ćewıpćen sormak
ćewıpćıhan soruşturmak
ćewıqoreyen yuvarlanmak (altına)
ćewıqoreyićın yuvarlanmak (altından)
ćewıšınıhan ıslanmak (altına)
ćewışörećen devrilmek (altına)
ćewışörećın devrilmek (altından)
ćewıtısen pülverize etmek (altına)
ćexeçın koparmak (altından)
ćezeğen kalmak (altına)
ćezeşıhan usanmak (altına)
ćezın düşmek (altından)
ćıyin haykırış
ćiĺesen savrulmak (altına)
çećın çıkmak(altından)
çepeşöwen dövünme
deabećın elini uzatmak (aradan)
deabeĺeben kurcalamak (arasını)
deaben ellemek (arasına)
deabeyen yukarı el uzatmak
deabıćın ellemek (aradan)
deabın ellemek (aradan)
deajen yatıştırmak (onunla)
dean dokunmak (arasına)
déan desteklemek
deapekun desteklemek
deasen uslanmak (onunla)
déazećın yardımcı olmak
debćen atlamak (içeriye)
debćeteyen zıplamak
debćeyen sıçramak
debćeyen zıplamak
debćın atlamak (dışarıya)
debeǵen kalakalmak (arasında )
debeǵıhan şişmek (bir şeyin arasında)
debeğon bollaşmak (arasında)
debekon uzun adım (onunla)
debenećın yıkılmaya doymayan (onunla)
debenen saldırmak (arasına)
debeneyen zıplamak (yukarı)
debenın engelden aşmak
debǵınen terk etmek (onunla)
debğotıhan küflenmek (arasında)
debıben uçmak (arasına)
debıbeten kanat çırpmak (arasında)
debıbeyen uçmak (hızla yukarı doğru)
debıbıćın uçmak (arasından )
debıbın uçmak, havalanmak (beraberinde)
debıcen dürtmek (arasına)
debırıbın dalgalanmak (bayrağın, arasında)
debıwın böğürmek (onunla)
debıyawın sakinleşmek
debjentḣon tırmalamak (onunla)
deblen dizmek (beraberinde)
deborepşın şişmek (onunla)
debzecen arsızlanmak (beraberinde)
debzeyen yalamak (arasını)
dećean dokunmak (altına, onunla)
dećebeǵehen ilenmek (altında, onunla)
decegun oynaşmak (beraberinde)
decen çağırmak (onunla)
dećıćın koparmak (aradan)
dećın çıkmak (aradan)
deçebzen durulmak (beraberinde)
déçećın koşmak (etrafında)
deçeçen cakcak ötmek (beraberinde)
deçefın neşelenmek (beraber)
deçehen donmak (arasından)
deçepḣın kurumak (beraberinde)
deçereğun burkulmak (beraberinde)
deçerezıhan dönerek girmek (arasına)
deçerezın dönmek (aradan)
deçexın kaymak (yandan)
deçeyen koşarak çıkmak (yukarı)
deçıhan donmak (arada)
deçıyen uyumak (beraber)
deçöḣoćın çıkmak (aradan sürünmeyle dışarı)
deçöḣon sürünmek (araya)
deçöḣoyen tırmanmak
deçöḣun sürünmek (aradan)
dedıdıćın dönerek çıkmak (arasından)
dedıken donmak (araya)
defen düşmek (araya)
deferzen dönmek (araya)
degoşen dağıtmak (araya)
degumećın zahmete girmek (beraberinde)
degupsefın kalbi rahatlamak (onunla)
degusen küsmek (onunla)
deguşü'en sevinmek (onunla)
deguşüın sevinmek (aradan)
deguşxohen morallenmek (araya)
deguşxon cesaretlenmek (araya)
deguzejön acele etmek (beraberinde)
değeaben elletmek (araya)
değeçeyen yukarıya kaldırma(Pencere için)
değeğoĺhan yatırmak (araya)
değın ağlamak (birlikte)
değoǵen bağırmak (araya)
değoǵın bağırmak (aradan)
değohen kurumak (araya)
değoĺın yatmak (yeni yatmak, onunla)
değonlen pörsümek (onunla)
değorǵın kükremek (onunla)
değoşxen geviş getirmek (onunla)
değućın kurumak (, arasında)
değusen eşlik etmek
değuşın kurumak, kurulamak (onunla)
değuthan işemek (araya)
dehacen öğütmek (beraberinde)
dehan girmek (arasına)
dehapşen nefes almak (onunla)
dehaşxıpšın gülümsemek
deḣıćın sıkıntı yaşamak (aradan)
deḣonen küfür etmek (onunla)
deḣopsın imrenmek (aradan)
deḣućın olmak (aradan)
deḣun olmak (onunla)
deḣupḣen uslu durmak (onunla)
deḣuşütın fırlamak (bir şeyin arasından)
dejehen pişmek (araya)
dejen kusmak (araya)
déjen harekete geçmek (beraberinde)
dejıhan pişmek (arasında )
dejıkun genirmek (onunla)
déjıwın koroyla eko yapmak
dejöhen sürmek, pulluklamak (aradan)
dejöhın kaynayıp pişmek (aradan)
dejötın şımarmak (onunla)
dejüntxen tükürmek (araya)
deken donakalmak (araya)
dekıyen geğirmek
dekosın oturmak (arkasından, onunla)
deḱoşın göçmek (biriyle)
dekotın durmak (arkasından, onunla)
deḱuwen bağırmak (araya)
deĺećıhan silmek (arasını)
deĺeden kaçmak (arasına)
delejen çalışmak (birisiyle)
delejıhan eskitmek (arasında)
delelen sarkmak (arasına)
delelın sarkmak (araya)
deĺerezen girmek (fırtına gibi)
deĺesen etrafında dönmek (araya)
deĺeteyen fırlamak (bir şeyin arasından)
deĺetın fırlamak (arasından)
deĺıcen seslenmek (ardından)
deĺ'ıćın ölmek (aradan)
deĺıçen koşmak (peşinden ardısıra)
delığon tütsülenmek (beraberinde)
deĺıḣon aramak (arada)
deĺın olmak (arasında)
deĺıpĺen bakmak (peşine, onunla)
deĺıqon gitmek (ardından)
deĺıtḣon yakalamak için el atmak (beraberinde)
deĺıwen atmak (bir şeyle birisinin arkasına)
denen saplanıp kalmak (arasına)
deonteğon ağırlaşmak (beraberinde)
deorjörın gevezeliğe eşlik etmek
depćen yapışmak (arasına)
depćeten sekmek (onunla)
depćın atlamak (içeriden dışarıya)
depehen arasında sıkılmak
depehın canı sıkılmak (arada)
depemen koklamak (arayı)
depḣenćen süpürmek (arasına)
depıcen batırmak (sivri bir şeyi arasına)
depıhan sıkılmak (arasında)
deṕınen kalakalmak (araya)
depĺehen aramak (araya)
depĺen bakmak (araya)
depĺıhan gözle taramak (araya)
depĺın bakmak (aradan)
depseĺen konuşmak (birisiyle)
depsen aydınlatmak (araya)
depsewın yaşamak (birisiyle birlikte)
depšıhan piriz yapmak (ara yerde)
depsın ışımak (aradan)
depsınćen hızlanmak (birisiyle)
depşehın yoğurmak (arasından)
depşen üflemek (araya)
depşıhan sürünerek girmek (araya)
depşın sürünerek çıkmak (arasında)
depşıyen tırmanmak
depxen bağlamak (araya)
depxıhen bağlamak (araya)
deqoden kaybolmak (araya)
deqodıćın kaybolmak (aradan)
deqodın kaybolmak (aradan)
deqon evlenmek (kadın için)
deqon gitmek (beraberinde)
deqoreyehın yuvarlanmak (aradan)
deqoreyen yuvarlanmak (araya)
deqoşen usulca araya girme
deqoşın sıvışmak (aradan)
deqoten girmek ( arasına)
deqoten refakat etmek
déqotexın inmek (eşliğinde aşağıya)
deqoteyen çıkmak (daha yukarıya)
deqotın biraz ötelenmek (arasında)
deqoyen çıkmak (merdiven ile yukarı)
desemerkewın şakalaşmak
desen kar yağmak (arasına)
desen saplamak (arasına)
dešen pislemek (arasına)
dešenĺen kaymak (bir şeyin arasına)
dešenĺexın kaymak (aşağıya)
dešenĺeyen sürünerek yukarıya ötelenmek
dešenĺḣen kaymak (onunla)
dešenĺın kaymak (aradan)
dešentḣen kaymak (onunla)
dešentḣın kaymak (aradan)
dešeşütın kaymak (arasından)
desın oturmak (arasından)
désın yüzmek (beraber)
dešıreyen fışkırmak (yukarı)
desısehen sallanmak (arasından)
dešıšıhan ezmek (arasında)
desısın sallanmak (birlikte)
destıćın yanmak (aradan)
destıhan yanmak (arasında)
destın yanmak (beraberinde)
déş'en oyun oynamak (birisiyle)
deşhaxın erinmek (bir şeyi yapmaya)
deşığon yas tutmak (birlikte)
déş'ın destek çıkma
deşınehen korkmak (ara yerde)
deşıpehen ayıklamak (araya)
deşıṫehın yorulmak, yoğurmak (arasında)
deştehen donmak (araya)
deştıćın donmak (aradan)
deştıhan donmak (arada)
deşüćın çürümek (aradan)
deşühan çürümek (araya)
deşün emmek (aradan)
deşütıreyen zıplamak (yukarıya)
deşxen yağmak (arasına)
deşxen yamayı yapıştırmak (arasına)
deşxıpšın gülümsemek (aradan)
detecın ayağa kalkmak (birine)
deṫećın sökmek (aradan)
deṫen eşmek (beraber)
deṫeṕun sökülmek (aradan)
deterezen araya girmek
deṫeṫın akmak (aradan)
detḣen mutlu olmak (birisiyle)
detḣon doldurmak (arasına)
detḣon saldırmak (arasına)
detığon çalmak (beraber)
detın durmak (arasından)
deṫırgon dürtmek (araya)
deṫıshan oturmak (araya)
deṫısın oturmak (beraber)
detqoxın erimek (arasında )
detxen yazmak (araya)
deućın ses gelmek (aradan)
deunćen iteklemek (araya)
dew'an batmak (arasına)
déwećın hedefin yanına atış, hedefte sapma
dewehen vurmak (arasına )
dewehın götürmek (onunla)
deweĺewıhan yorulmak (arasında )
dewen batmak (araya)
déwen ritim
deweyen atmak (yukarısına)
dewıćıhan arada öldürmek
dewıćın atış etmek (aradan)
dewıçön durmak (araya)
dewıçüćın durmak (aradan)
dewıçün durmak (beraberinde)
dewıgoşen paylaştırmak (birisiyle)
dewıjüntxen tükürmek (araya)
dewılerećın devirilmek (beraber)
dewılewıhen yorulmak (araya)
dewılewın yorulmak (birlikte)
dewıneḣon mahvolmak (bir yerde birarada)
dewıneḣun mahvolmak (birinin yanında)
dewınezıhan başı dönmek (içeride)
dewıpćehen aralıklı biçmek (araya)
dewıpḣohen traşlamak (araya)
dewıqoreyen yuvarlanmak (araya)
dewıqoreyićın yuvarlanmak (aradan)
dewıteşöhen azmak, bela olmak (bir bölgede)
dewıteşön azmak (birisiyle)
dewıtısen pülverize etmek (araya)
dew'un çentiklemek
dezeğen kalmak (araya)
dezéqohen gezinmek (hastanın ayaküstü kısa süreyle)
dézequhen gezinmek (arasında )
dezeşıhan usanmak (araya)
dézeşıhan usanmak (bir yerde, bir arada)
dézeşın bıkmak (birisinden)
dezın düşmek (aradan)
dıćeaben el atmak (beraber altına)
dıćeabıćın ellemek (beraber altından)
dıćeabın ellemek (beraber altından)
dıćean ellemek (beraber altına)
dıćebenen dalmak, saldırmak (beraber altına)
dıćećın ayrılmak (beraber altından)
dıćeçöḣon sürünmek (beraber altına)
dıćeçöḣun sürünmek (beraber altından)
dıćefen düşmek (beraber altına)
dıćeguşüın sevinmek (beraber altından)
dıćeğeğoĺhan yatırmak (beraber altına)
dıćeğoĺhan yatmak (beraber altına)
dıćehan girmek (beraber altına)
dıćeḣopsın imrenmek (beraber altından)
dıćeḣuşütın fırlamak (beraber altından)
dıćeĺın refakat etmek, yanında kalmak
dıćeĺıtḣon yatar durumda olmak (beraber altından)
dıćenešehen ummak (bir kimsenin arkasından, onunla)
dıćepḣotıćın kapmak (altından, onunla)
dıćepıcen kapmak (beraber altından)
dıćepĺehen aramak (beraber altına)
dıćerıĺın yatmak (birisini birisinin yanında, onunla)
dıćerısın eşlik etmek (oturarak)
dıćesın oturmak (beraber altından)
dıćetın durmak (beraber altından)
dıćewen batmak (beraber altına)
dıćewıqoreyen yuvarlanmak (beraber altına)
dıćewıqoreyićın yuvarlanmak (beraber altından)
dıćewıseyen yaslamak (beraber altına)
dıćewışen sıkıştırmak (beraber altına)
dıćewıṫereḣın dürmek (beraber altından)
dıćewıtın kopartmak (beraber altından)
dıćezın düşmek (beraber altından)
dıćışten savurmak (onunla)
dıćiğun eşlik etmek
dıdeaben ellemek (arasına, onunla)
dıgoğetın dışarı oturtmak (beraber yanından)
dıgolelın etrafında dönmek (beraber yanına)
dıgoĺetın fırlamak (beraber yanından)
dıgoĺın yatar durumda olmak (beraber yanından)
dıgopĺen bakmak (beraber yanına)
dıgopĺın bakmak (beraber yanından)
dıgopşen üflemek (beraber yanına)
dıgopşın ayırmak (yanından, onunla)
dıgoqoten ötelenmek (beraber yanına)
dıgosın oturmak (beraber yanından)
dıgoş'ehen örmek (yanından, onunla)
dıgotın durmak (beraber yanından)
dıgoṫıshen gocunmak (onunla)
dıgounćen iteklemek (beraber yanına)
dıgowıçön durmak (beraber yanına)
dıgowıçün durmak (onunla)
dıgowıqoreyen yuvarlanmak (beraber yanına)
dıgowıqoreyićın yuvarlanmak (beraber yanından)
dıgozeğen kalmak (beraber yanına)
dıgozın düşmek (beraber yanından)
dıjexebenen saldırmak (onunla)
dıjexeĺeden saldırmak, yönelmek (onunla)
dıjexetekon atmak (yüzüne, onunla)
dıjökun şımarmak (onunla)
dıĺeşın güçlenmek (onunla)
dıĺıaben el atmak (beraber peşine)
dıpeaben el atmak (beraber önüne)
dıpeabıćın ellemek (beraber önünden)
dıpećın ayrılmak (önündın, onunla)
dıpeçen koşuda yarışmak (onunla)
dıpeçöḣon sürünmek (beraber önüne)
dıpeçöḣun sürünmek (beraber önünden)
dıpeğın ağlamak (ağlayana karışı, onunla)
dıpepĺen bakmak (beraber önüne)
dıpeqoşın sıvışmak (beraber önünden)
dıpeqoten ötelenmek (beraber önüne)
dıpeqotın ötelenmek (beraber önünden)
dıpešelen karalamak (beraber önüne)
dıpešenĺın kaymak (beraber önünden)
dıpesın oturmak (beraber önünden)
dıpesısehen sallanmak (beraber önüne)
dıpetecen ayağa kalkmak (bir şeyin önünden, onunla)
dıpetın durmak (beraber önünden)
dıpeṫırgon dürtmek (önüne, onunla)
dıpeṫıshen gocunmak (onunla)
dıpeṫısıćın oturmak (beraber önünden)
dıpeṫısın pusu kurmak (onunla)
dıpeuḣon perdelemek (önünü, onunla)
dıpeutın durmak (önünde, onunla)
dıpeuwıçön durmak (u önüne, onunla)
dıpewıqoreyen yuvarlanmak (beraber önüne)
dıpewıqoreyićın yuvarlanmak (beraber önünden)
dıpıćın çıkmak (ucundan, onunla)
dıpıćırıpĺın izlemek (onunla)
dıpıçöḣon sürünmek (beraber ucuna)
dıpıçöḣun sürünmek (beraber ucundan)
dıpıḣuşütın fırlamak (beraber ucundan)
dıpıken kırmak, yamultmak (onunla)
dıpılelın sarkmak (beraber ucuna)
dıpıĺetın sürümek (beraber ucuna)
dıpıĺın koymak (beraber ucuna)
dıpıqoreyen yuvarlanmak (beraber ucuna)
dıpıqoşen pay etmek (ucunda, onunla)
dıpıqoşın sıvışmak (ucundan, onunla)
dıpıqoten ötelenmek (beraber ucuna)
dıpıqoteyen pay etmek (ucunda, onunla)
dıpıqotın ötelenmek (beraber ucundan)
dıpırıćın karşıya geçmek (onunla)
dıpıšeşütın kayıp düşmek (ucundan, onunla)
dıpısın oturmak (beraber ucundan)
dıpıtın durmak (beraber ucundan)
dıpıṫıshen gocunmak (onunla)
dıpıṫısıćın oturmak (beraber ucundan)
dıpıwıçön durmak (beraber ucuna)
dıpıwıçüćın durmak (beraber ucundan)
dıpıwıqoreyen yuvarlanmak (beraber ucuna)
dıpıwıqoreyićın yuvarlanmak (beraber ucundan)
dıpızın düşmek (beraber ucundan)
dıpxırızın delinerek altına düşmek (onunla)
dıseḣućen vesvese duymak (onunla)
dışćedıken donmak (altına, onunla, orada)
dışćeḣuşütın fırlamak (altından çıkmak, onunla, orada)
dışćeĺeden kaçmak (altına, onunla, orada)
dışćeĺetın fırlamak (altından, onunla, orada)
dışćenešın ummak (bir kimsenin arkasından, onunla, orada)
dışćeqoten kaymak (altına, onunla, orada)
dışćeqotın çıkmak (altından, onunla, orada)
dışćerıćın ayrılma, uzaklaşma (onunla, orada)
dışćerıden dikmek (bir kumaşı bir şeyin kenarına, onunla, orada)
dışćerıfen sığmak (bir şeyi bir şeyin yanına, onunla, orada)
dışćerıken donup kalmak (birisini birisinin yanında, onunla, orada)
dışćerıĺeden yanaşmak (bir şeyin yanına koşarak, onunla, orada)
dışćerıĺetın fırlamak (bir şeyin yanından, onunla, orada)
dışćerıĺın yatmak (birisini birisinin yanında, onunla, orada)
dışćerıpćen yapışmak (yanına, onunla, orada)
dışćerıpşehen yorulmak (birisinin yanında, onunla, orada)
dışćerıqoden kötü alışkanlık kazanmak,zarar görmek (arkadaşlıkta, onunla, orada)
dışćerıqoĺ'en yaklaşmak (yanına, onunla, orada)
dışćerıqoten yanaşmak (yanına, onunla, orada)
dışćerıqotın ayrılmak ( kenarından, onunla, orada)
dışćerısın oturmak (birisinin yanında, onunla, orada)
dışćerıstıhen yanmak (bir şeyi bir şeyin kenarında, onunla, orada)
dışćerıtın durmak (yanında, onunla, orada)
dışćerıwıçön durmak (yanında, onunla, orada)
dışćerızın düşmek (kenarından, onunla, orada)
dışćešenthen kaymak (altına, onunla, orada)
dışćešentḣın kaymak (altından, onunla, orada)
dışćesısehen sallanmak (altına, onunla, orada)
dışćeunćen iteklemek (altına, onunla, orada)
dışćewıçön durmak (altına, onunla, orada)
dışćewıqoreyen yuvarlanmak (altına, onunla, orada)
dışéjen beklemek (orada, onunla, orada)
dışéoćın ima etmek (orada, onunla, orada)
dışépćexın atlamak (aşağı_orada, onunla, orada)
dışépĺeqon gözetlemek (orada, onunla, orada)
dışépĺın bakmak (orada, onunla, orada)
dışépsıxın attan inmek (orada, onunla, orada)
dışépşen üflemek (orada, onunla, orada)
dışéqoćın dolaşmak (kenarından_orada, onunla, orada)
dışéqoĺ'en yanaşmak (orada, onunla, orada)
dışésen alışmak (orada, onunla, orada)
dışéşön içmek (orada, onunla, orada)
dışétığon para sızdırmak (orada, onunla, orada)
dışéṫırgun dürtmek (orada, onunla, orada)
dışéṫısexın çökelme, sedimantasyon (orada, onunla, orada)
dışéṫısıĺ'en oturmak (kenarına_orada, onunla, orada)
dışéxın inmek (orada, onunla, orada)
dışısın eşlik etmek (oturarak)
dıtéaben el atmak (beraber üstüne)
dıtébenen dalmak, saldırmak (beraber üstüne)
dıtébıcen dürtmek (beraber üstüne)
dıtéćın ayrılmak (beraber üstünden)
dıxean ellemek (beraber içine)
dıxebın batmak (beraber içinden)
dıxećın ayrılmak (beraber içinden)
dıxeçöḣon sürünmek (beraber içine)
dıxeçöḣun sürünmek (beraber içinden)
dıxefen düşmek (beraber içine)
dıxeğeçöḣon sürüklemek (beraber içine)
dıxeğeçöḣun sürüklemek (beraber içinden)
dıxeĺeden dalmak (bir şeyin içinene koşarak)
dıxeĺesen tozlanmak (ortasına)
dıxesın oturmak (beraber içinden)
dıxewıçön durmak (beraber içine)
dıxewıqoreyen yuvarlanmak (beraber içine)
dıxezın düşmek (beraber içinden)
diaben uzanmak (kolunu uzatmak, onunla)
dićın dışarı çıkmak (beraberinde )
diçın dönmek (topaç gibi, onunla)
diçöḣon emeklemek (onunla)
diçöḣun olmak (onunla)
diĺesen savrulmak, tozlanmak (arasına)
diĺesıćın savrulmak, akmak (bir şeyin bir şeyin arasından)
dişten uymak
ditın vermek (onunla)
féabećın elle yoklamak (onun için)
feabeĺeben kurcalamak ( sağı solu_onun için)
feaben derlemek, toplamak (birisine)
féabexın aşağı el uzatmak (onun için)
féabın ellemek (onun için)
feaćećın elinden geçmek (onun için)
feaćeĺhan eline sıkıştırmak (onun için)
feaćewen elinde patlamak (onun için)
fealın kanmak (onun için)
fean yapmak, toparlamak (onun için)
féan değmek (onun için)
feasen uslanmak (onun için)
feaweĺewen çırpınmak (el ve kolları sağa sola_onun için)
feayĺeyen mıncıklamak (onun için)
féazećın onarmak, tamir etmek (onun için)
féazeğun otamak, iyileştirmek (onun için)
féazen tedavi etmek (onun için)
fébecın yığılmak, kaymak (onun için)
febeǵın kabarmak (onun için)
febeğon bollaşmak (onun için)
febekon uzun adım (onun için)
febelerğın dikkati gevşemek (onun için)
febenen güreşmek (onun için)
fébewın öpmek (onun için)
febǵen beddua etmek (onun için)
febğodehan sokulmak, yanaşmak (onun için)
febğodetın yanaşığında durmak (onun için)
febıbeten kanat çırpmak (onun için)
fébıbexın uçarcasına inmek (onun için)
febıbın havalanmak (onun için)
febıcen tos vurmak (onun için)
febırıbın dalgalanmak (onun için)
febıwın ulumak (onun için)
febıyawın sakinleşmek (onun için)
febjentḣon tırmalamak (onun için)
fébjentḣun cırmalamak (onun için)
féblen başlamak (onun için)
feborepşın şişmek (onun için)
febzecen arsızlanmak (onun için)
febzen makaslamak (onun için)
fecegun oynamak (onun için)
fecen seslenmek (onun için)
fécen okumak (birisine)
fecenceşın danışmak (onun için )
féćexın dökmek (aşağıya_onun için)
fećezezın titremek (onun için)
fećırın uzamak, ğelişme, boy atmak (bitkilerin_onun için)
fećısen başaklanmak, çiçeklenmek (onun için)
féćıxın dökmek (sıvıyı aşağıya_onun için)
fećıyin çığlık atmak (onun için)
féçećın dolaşmak (öbür yana koşarak_onun için)
feçeçen cakcak ötmek
féçejen kaçmak (fırlayıp_onun için)
féçeĺ'en yaklaşmak (birine koşarak_onun için)
feçen koşmak (onun için)
feçereğun kıvrılmak (bir eksende_onun için)
feçerezın dönmek (bir eksende_onun için)
féçexın koşarak inmek (onun için)
feçın dönmek (topaç gibi_onun için)
feçıren ücretle çalışmak (onun için)
feçıyen uyumak (onun için)
féçöḣoćın sürünerek gitmek (yan tarafa_onun için)
feçöḣon emeklemek (onun için)
féçöḣoxın kaymak (aşağıya_onun için)
feçüntḣen yolmak (onun için)
fedehaşxın gülmek (onun için)
fedéjıwın şarkıya eşlik etmek
feden ona razı olmak
fedeon söz dinlemek (onun için)
fédeun dinlemek (birinin sözüne uymak_onun için)
fédewen dava etmek (onun için)
fedézeşın usanmak (beraber )
fedıdın ayırmak (liflerine_onun için)
fedıkın arzulamak (aşırı)
fedın dikmek (dikiş_onun için)
fédırǵın sataşmak (onun için)
fédırǵın terslemek (onun için)
féfexın düşmek (aşağıya_onun için)
feǵıćen yıkamak (çamaşır_onun için)
feǵıyen ayıplamak (onun için)
féǵıyen kınamak (onun için)
fegoabıćın el atmak (yanından, onun için)
fegoşen dağıtmak (birisine)
fegoşen paylaşmak (onun için)
feguan endişe etmek (onun için)
feguan tasa etmek
fegubşısen düşünmek (onun için)
feguğen ummak (onun için)
féguğun itina etmek (onun için)
fegumećın kaygılanmak
fegumećın ümitsizliğe düşmek (onun için)
fegumexen duygulanmak (onun için)
fegupsefın sakinleşmek (onun için)
fégupşısın düşünmek (bir konuyu_onun için)
feguśefen kuşku duymak (onun için)
fegusen darılmak (onun için)
fegusen küsmek (onun için)
feguşıan konuşmak (onun için)
feguşü'en sevinmek (onun için)
feguşü'en tebrik etmek
feguşü'eşen gülmek (aşırı _onun için)
feguşxıpšın gülümsemek (onun için)
feguzejön acele etmek (onun için)
feguzejön telaş etmek (onun için)
feğebelereğın uyuşturmak (onun için)
feğepıtehen sağlamlaştırmak (onun için )
feğın ağlamak (onun için)
feğıneğen mızmızlanmak (onun için)
feğoǵın bağırmak (onun için)
feğoğon gürlemek (onun için)
feğoĺın yatmak (onun için)
feğoyen toplayıp tasarruf etmek (bir şeyi birisi için)
fehaćen ikram etmek (onun için)
feḣoḣon dilekte bulunmak
feḣoḣon temenni etmek (onun için)
féḣon törpülemek (üstünü_onun için)
feḣonen küfür etmek (onun için)
féḣonın azarlamak (onun için)
feḣopsen imrenmek (onun için)
féḣopsen canı çekmek, içi gitmek (onun için)
féḣuĺ'en vaktinde yetişmek (onun için)
feḣulıblen bir yerde rahat durmamak (onun için)
feḣun yetmek
feḣupḣen iyi olmak (onun için)
féjen başlamak
féjen kalkışmak
féjen yeltenmek
fejexebenen saldırmak (onun için)
fejexehan saldırmak, yönelmek (onun için)
fejexeĺeden saldırmak, yönelmek (onun için)
fejexepĺen göz göze gelmek (onun için)
fejexetḣon saldırmak (yüzüne_onun için)
fejexewen vurmak (yüzüne_onun için)
fejığırıwın şıngırdamak (onun için)
fejıkun genirmek (onun için)
fejökun şımarmak (onun için)
fejötın şımarmak (onun için)
fejün erimek (onun için)
fékudıyin çekmek (bir yükü_onun için)
feḱuwen tezahürat
feĺećın silmek (onun için)
féĺ'ećın emeği geçmek (onun için)
feĺedekewen topuklamak (onun için)
felejen çalısmak (motorun çalışması_onun için)
felejen yıpratmak (onun için)
feĺekowen ayaklarıyla çırpınmak (onun için)
félelexın sarkmak, asili durup sallanmak; sarkitmak, asip sallamak (onun için)
feĺ'en canı çekmek
feĺeon dilemek (onun için)
feĺeon dua etmek (birisi için )
feĺeon yalvarmak (onun için)
feĺeperepen sendelemek (onun için)
feĺerezen etrafında dönmek (onun için)
feĺeşın güçlenmek (onun için)
féĺeun minnet etmek (onun için)
féĺeun yakarmak (onun için)
feĺıḣon aramak (onun için)
feĺın zıtlaşmak, bilemek (bir şeyi birisi için)
feĺ'ın linç etmek (onun için)
femećen az bulmak
femeḣeşen kötülüğü dokunur diye rahatsız olmak (onun için)
femığon ters, uğursuz olmak (ona)
fénećewen işmar etmek (onun için)
fenefın aydınlık (onun için)
féneguyen aç gözlülük (onun için)
fenekokon kıskançlık (onun için)
fénekokun rekabet etmek (onun için)
feneosen işi bilmek
fénepeşöwen şamar atmak (onun için)
fenešen ummak (onun için)
fénešın imrenmek (onun için)
feneşḣeyin efkarlanmak (onun için)
fenıkon gereklilik
fepćen atlamak (onun için)
fepćen çapalamak (onun için)
fepćenṫen terlemek (onun için)
fépćın yapışmak (onun için)
fépećewen göz göze gelmek (onun için)
fépeğoğoxın kızgın ve üzgün bir şekilde başını öne eğerek düşünmek (onun için)
fépeğoxın düşünceli, sıkıntılı olmak (onun için)
fepemen koklamak (onun için)
fépemın koklamak (onun için)
féṕesqun çimdiklemek (onun için)
feṕestḣen kaşımak, sıvazlamak (onun için)
fépeşöwen tokatlamak (onun için)
fépeşüşön oyalanmak (onun için)
fepḣenćen süpürmek (onun için)
fepḣepḣen dağıtmak (un ufak _onun için)
fépḣon törpülemek (onun için)
fépıćexın atlamak (aşağı_onun için)
fépĺećın gözünün ucuyla bakmak (onun için)
fepĺen bakmak (dıştan içe_onun için)
fépĺeqon dikizlemek (onun için)
fépĺeqon gözetlemek (onun için)
fépĺexın bakmak (yukarıdayken aşağıya doğru_onun için)
fepĺın ısınmak (onun için)
fépĺın bakmak (onun için)
fepĺırın gözetmek
fepseĺıḣon kur yapmak (onun için)
fepšepšen parıldamak (hafifçe_onun için)
fepsınćen hızlanmak (onun için)
fepsıten deri yüzeyindeki su toplanmak (yanık, alerji vs den_onun için)
fépsıxın attan inmek (onun için)
fépşen üflemek (onun için)
fepşerehen yemek pişirmek (onun için)
fepşın emeklemek (onun için)
fepşınen ödemek (birisi için)
fépşıxın sürünmek (aşağıya inmek_onun için)
féqoćın dolaşmak (kenarından_onun için)
féqoĺ'en yanaşmak (onun için)
feqon gitmek (onun için)
féqoreyexın yuvarlanmak (aşağıya doğru_onun için)
feqoreyin yuvarlanmak (onun için)
feqosen sönmek (onun için)
feqoşen yanaşmak (onun için)
féqoşen yaklaşmak (gizlice_onun için)
féqoşexın sıvışmak (onun için)
féqoşıĺ'en yaklaşmak, yanaşmak (o yöne_onun için)
feqoten öteye gitmek (onun için)
féqotıĺ'en yanaşmak (onun için)
féqun uygun olmak (onun için)
ferezen razı olmak (onun için)
fesakın dikkat etmek
fesakın sakınmak
féśeğun kemirmek (onun için)
fešeḣoḣon devinmek (onun için)
feseḣucen vesvese duymak (onun için)
feśeken ısırmak (onun için)
fesen eğitimle ehilleşmek (onun için)
fésen alışmak (onun için)
fešenĺen sürünmek (onun için)
féšenĺexın kaymak (aşağıya_onun için)
fešenĺḣen kaymak (onun için)
fešentḣen kaymak (onun için)
féšentḣexın kaymak (aşağı doğru_onun için)
fešentḣon kaymak (onun için)
fešentḣun kazımak (onun için)
fešentḣun sıyırmak (onun için)
fešešen kızmak (birine_onun için)
féšešen azarlamak (onun için)
féšešen paylamak (onun için)
fešeşüten kaymak (yüzey kayganlığı_onun için)
fešewın tiz ses çıkarmak (onun için)
fesexın mahvolmak (onun için)
fešıbjen şişmek (onun için)
fešıçen çıtırdamak (onun için)
fešıḣoḣon devinmek (onun için)
fesısın sallanmak (onun için)
fešışḣen pırıldamak (onun için)
fešıtḣen tiz ses çıkarmak (onun için)
fešıwın parlamak (onun için)
festḣen kabarıp çatlayarak pürüzlenmek çatlamak (yüzeyin_onun için)
fésṫıĺ'en dibi yanık tutmak (onun için)
festın aşık olmak (birisine)
feşeben yumuşamak (onun için)
feşefen alış veriş yapmak (onun için)
feş'en yapmak (birşeyler_onun için)
feşeqon avlamak (onun için)
feşesın ata binmek (onun için)
feşhadećın aşmak (onun için)
feşhaĺen başaklanmak (onun için)
feşhapen yararını görmek (ileride bir şeyden_onun için)
feşığon yas tutmak (onun için)
feş'ın kapatmak (onun için)
feşının irinleşmek (onun için)
feşıpehen almak (aralarından seçmek)
feşıpen toplamak (yerdekileri_onun için)
feşıpken sadık olmak
féşön içmek (onun için)
feşöun ekşimek (onun için)
feştın donmak (onun için)
feşü'eĺ'ıćın çekinmek
feşü'enećeken önemsememek, basit görmek (onun için)
féşüḣoğon kıskanmak (onun için)
feşxen yemek yemek (onun için)
feşxın gülmek (onun için)
feşxıpšın gülümsemek (onun için)
feşxıpšın tebessüm (onun için)
feşxıwen mutlu olmak (onun için)
fetecın ayağa kalkmak (birine_onun için)
féṫeḣun kaşımak (onun için)
féṫen kazımak (onun için)
feṫeṕun sökülmek (dikiş_onun için)
feṫesḣen örselenmek (onun için)
feṫeṫen çözmek (onun için)
fethaćen yıkamak (bulaşık_onun için)
fethawısxen dertlenmek (onun için)
fethawısxen sızlanmak (onun için)
fethawısxen şikayet etmek (onun için)
fethawısxen yakınmak (onun için)
fetığon hırsızlık yapmak (onun için)
feṫısın oturmak (onun için)
féṫıxın kazmak (aşağıya, derinlemesine_onun için)
fetıxıtxın titremek (onun için)
feṫıyen kıvrılarak dışarı doğru çıkmak (onun için)
feṫqun erimek (onun için)
feṫursen yıpranmak (onun için)
fetxen yazmak (onun için)
féunćın iteklemek (onun için)
fewen yoğurmak (tereyağı için-birisine)
féwen vurmak (onun için)
féwexın çekilmek, oturmak (aşağıya çekilme_onun için)
féwıbızen yalvarmak, gönül almak (onun için)
fewıçün durmak (onun için)
fewıjejen yavaşlamak, rötar (onun için)
fewılewın yorulmak (onun için)
fewıneğon hane sahibi olmak (onun için)
fewıneḣun mahvolmak (onun için)
féwıpsen bıçakla üzerini soymak (onun için)
fewısen birisine şiir yazmak
fewısesen yalpalamak (onun için)
fewıtxınźen elemek (onun için)
fewızın acı çekmek (onun için)
féxın inmek (onun için)
feyen dilemek
feyen talep etmek
fezeğen uslu durmak (bir şeyi birisi için)
fézeğın razı olmak (onun için)
fézeğın yakışmak (onun için)
fezeşın hasret kalmak
fezeşın özlemek
fézeşın bezmek (onun için)
fézeşın bıkmak (onun için)
fézeşın usanmak (onun için)
fezewen savaşmak (onun için)
fézewen kavga etmek (onun için)
fezın müsait olmak
fıbenen uzanmak, ulaşmaya çalışmak
fıblećın aşmak (miktar_onun için)
fıbleçın akmak (önünden_onun için)
fıbleonṫećın bükmek (öbür tarafına_onun için)
fıblepĺın bakmak (ötesine_onun için)
fıbleşın götürmek (öteye_onun için)
fıblexın geçirmek (kenarından_onun için)
fıćeaben ellemek (altına_onun için)
fıćeabeyen ellemek (onun için)
fıćeabıćın el uzatmak (altından_onun için)
fıćean dokunmak (altına_onun için)
fıćeateyen kaldırmak, kaldırıp bağlamak (onun için)
fıćeatıćın kaldırmak (altından_onun için)
fıćebeǵehen kalakalmak (altında, onun için)
fıćebenen saldırmak (altına_onun için)
fıćebeneyen saldırmak (altına, onun için)
fıćeḣopsın imrenmek (onun için altından)
fıćeḣuşütın fırlamak (altından_onun için)
fıćeĺećıhan silmek (alt kısmını_onun için)
fıćeĺeden kaçmak (altına_onun için)
fıćeĺejen koşmak (peşinden_onun için)
fıćelelen sarkmak (altına_onun için)
fıćelelın sarkmak (onun için altına)
fıćeqoşın sıvışmak (onun için altından)
fıćeqoten kaymak (altına_onun için)
fıćeqotın çıkmak (altından_onun için)
fıćerećen süslenmek (onun için)
fıćerıfen sığmak (bir şeyi bir şeyin yanına_onun için)
fıćerığohen kurumak (kenarında yapışık_onun için)
fıćerıhan yanaşmak (yanına_onun için)
fıćerıjehen yapışıp pişmek (kenarında_onun için)
fıćerıken donup kalmak (birisini birisinin yanında_onun için)
fıćerıĺeden yanaşmak (bir şeyin yanına koşarak_onun için)
fıćerıĺetın fırlamak (bir şeyin yanından_onun için)
fıćerıpşıhan sokulmak (bir yere, bir şeye_onun için)
fıćerıqoden zarar görmek, kötü alışkanlık kazanmak (arkadaşlıkta_onun için)
fıćerıqoĺ'en yaklaşmak (onun için)
fıćerıqoten yanaşmak (yanına, onun için)
fıćerıqotın ayrılmak (kenarından_onun için)
fıćerıseyen sıvazlamak (onun için)
fıćerısın oturmak (birisini birisinin yanında_onun için)
fıćerıstıhen yanmak (bir şeyi bir şeyin kenarında_onun için)
fıćerızın düşmek (kenarından_onun için)
fıćesen saplamak (altına_onun için)
fıćešenĺın kaymak (onun için altından)
fıćešenthen kaymak (onun için altına)
fıćewen vurmak (altına_onun için)
fıćewıćın atış etmek (onun için altından)
fıćewıçön durmak (onun için altına)
fıdeaben ellemek (arasına_onun için)
fıdeabeyen yukarı el uzatmak (onun için)
fıdeabıćın el atmak (aradan, yana, onun için)
fıdeabın ellemek (onun için aradan)
fıdean dokunmak (arasına_onun için)
fıdéan desteklemek (onun için)
fıdeapekun desteklemek (onun için)
fıdéazećın yardımcı olmak (onun için)
fıdebćen atlamak (içeriye_onun için)
fıdebćeteyen zıplamak (onun için)
fıdebćeyen sıçramak (onun için)
fıdebćın atlamak (dışarıya_onun için)
fıdebćıyen sıçramak (yukarıya_onun için)
fıdebeǵıhan şişmek (bir şeyin arasında_onun için)
fıdebenen saldırmak (arasına_onun için)
fıdebeneyen zıplamak (yukarı_onun için)
fıdebenın engelden aşmak (onun için)
fıdebıben uçmak (arasına_onun için)
fıdebıbeyen uçmak (hızla yukarı doğru_onun için)
fıdebıbıćın uçarak kaçmak (arasından_onun için)
fıdebıcen dürtmek (arasına_onun için)
fıdebzeyen yalamak (arasını, onun için)
fıdecegun oynaşmak (onun için)
fıdecın çıkmak (aradan_onun için)
fıdeçefın satın almak (beraber, onun için)
fıdeçehın donmak (onun için aradan)
fıdeçen koşmak (beraberinde_onun için)
fıdeçereğun kurumak (beraberinde, onun için)
fıdeçerezın dönmek (onun için aradan)
fıdeçexın sıvışmak (yandan_onun için)
fıdeçeyen çıkmak (koşarak merdiven ile yukarı_onun için)
fıdeçöḣoćın çıkmak (aradan sürünmeyle dışarı_onun için)
fıdeçöḣon sürünmek (onun için araya)
fıdeçöḣoyen tırmanmak (onun için)
fıdeçöḣun sürünmek (onun için aradan)
fıdedewen batmak (onun için araya)
fıdedıćın deşmek (arasını_onun için)
fıdefen düşmek (onun için araya)
fıdeguşıan görüşmek, konusmak (onun için)
fıdeguşxon cesaretlenmek (onun için araya)
fıdeğeqon evlendirmek (birsini birisine_onun için)
fıdeğoǵen bağırmak (onun için araya)
fıdeğohen kurumak (onun için araya)
fıdeğoĺhan yatmak (onun için araya)
fıdeğućın kurumak (, arasında_onun için)
fıdeğuthan işemek (onun için araya)
fıdehan girmek (arasına_onun için)
fıdehaşxıpšın gülümsemek (onun için)
fıdeḣohen olmak (onun için araya)
fıdeḣon artmak (onun için araya)
fıdeḣućın olmak (onun için aradan)
fıdeḣuşütın fırlamak (onun için aradan)
fıdéjećın taramak (bir şeyi birlikte yana_onun için)
fıdejehen pişmek (onun için araya)
fıdejen kusmak (onun için araya)
fıdéjıwın koroyla eko yapmak (onun için)
fıdejöhen sürmek (tarla arasını_onun için)
fıdeken donakalmak (onun için araya)
fıdekıyen genirmek (onun için)
fıdeḱuwen bağırmak (onun için)
fıdeĺećehın silmek (onun için aradan)
fıdeĺećıhan silmek (arasını_onun için)
fıdeĺećın silmek (birlikte, onun için)
fıdeĺeden kaçmak (arasına_onun için)
fıdelejen çalışmak (birisiyle_onun için)
fıdelelen sarkmak (arasına_onun için)
fıdelelın sarkmak (onun için araya)
fıdeĺeteyen fırlamak (bir şeyin arasından_onun için)
fıdeĺetın fırlamak (arasından_onun için)
fıdeĺ'ıćın ölmek (onun için aradan)
fıdeĺıçen koşmak (peşinden ardısıra, onun için)
fıdeĺın koymak (onun için araya)
fıdeĺıqon gitmek (ardından, onun için)
fıdenen saplanıp kalmak (arasına_onun için)
fıdepćen dökmek (sıvıyı araya_onun için)
fıdepćın atlamak (içeriden dışarıya_onun için)
fıdepḣenćehen süpürmek (arasına, onun için)
fıdepḣenćen süpürmek (arasına_onun için)
fıdepḣenćıćın süpürmek (arasından, onun için)
fıdepḣenćıhan süpürmek (arasına, onun için)
fıdepıcen batırmak (sivri bir şeyi arasına_onun için)
fıdepĺehen aramak (onun için araya)
fıdepĺen bakmak (onun için araya)
fıdepĺıhan bakmak (bir araya_onun için)
fıdepĺın bakmak (onun için aradan)
fıdepĺıyen bakmak (yukarıya_onun için)
fıdepsen aydınlatmak (onun için araya)
fıdepsewın yaşamak (birisiyle birlikte_onun için)
fıdepsın ışımak (onun için aradan)
fıdepşen üflemek (onun için araya)
fıdepşıhan sürünerek girmek (onun için araya)
fıdepşın sürünerek çıkmak (arasında_onun için)
fıdepşıyen tırmanmak (onun için)
fıdeqodıćın kaybolmak (onun için aradan)
fıdeqodın kaybolmak (onun için aradan)
fıdeqon evlenmek (kadın için_onun için)
fıdeqoreyehın yuvarlanmak (onun için aradan)
fıdeqoreyen yuvarlanmak (onun için araya)
fıdeqoten çekilmek (arasına_onun için)
fıdeqoten uğurlamak (onun için)
fıdéqotexın inmek (eşliğinde aşağıya_onun için)
fıdeqoteyen çıkmak (daha yukarıya_onun için)
fıdeqotın ötelenmek (onun için aradan)
fıdeqoyen çıkmak (merdiven ile yukarı_onun için)
fıdesemerkewın şakalaşmak (onun için)
fıdesen saplamak (arasına_onun için)
fıdešenĺın kaymak (onun için aradan)
fıdešenthen kaymak (onun için araya)
fıdešentḣın kaymak (onun için aradan)
fıdesın oturmak (arasından_onun için)
fıdešıren fışkırmak (onun için araya)
fıdešıreyen fışkırmak (yukarı_onun için)
fıdesısehen sallanmak (onun için araya)
fıdesısın sallanmak (birlikte_onun için)
fıdestıćın yanmak (onun için aradan)
fıdestın beraberinde hararetlenmek (onun için)
fıdéş'en oyun oynamak (birisiyle_onun için)
fıdeşhaxın erinmek (bir şeyi yapmaya_onun için)
fıdeşığon yas tutmak (birlikte_onun için)
fıdéş'ın destek çıkmak (onun için)
fıdeşıpehen ayıklamak (onun için araya)
fıdeşütıreyen zıplamak (yukarıya_onun için)
fıdeşxıpšın gülümsemek (onun için aradan)
fıdeṫeṕun sökülmek (onun için aradan)
fıdeṫeṫen akmak (onun için araya)
fıdeṫeṫın akmak (onun için aradan)
fıdetḣon saldırmak (arasına_onun için)
fıdetığon çalmak (beraber_onun için)
fıdetın durmak (arasından_onun için)
fıdeṫıshan oturmak (arasına_onun için)
fıdeṫısın beraber oturmak (onun için)
fıdeṫqon damlamak (onun için araya)
fıdeunćen iteklemek (onun için araya)
fıdewen atmak, vurmak (arasına_onun için)
fıdewen batmak (arasına_onun için)
fıdéwen ritim (onun için)
fıdeweyen atmak (yukarısına_onun için)
fıdewıçön durmak (onun için araya)
fıdewıçüćın durmak (onun için aradan)
fıdewıçün durmak (dışarıya_onun için)
fıdewıgoşen pay etmek (onun için araya)
fıdewıjüntxen tükürmek (onun için araya)
fıdewılewıhen yorulmak (onun için araya)
fıdewılewın beraberinde yorulmak (onun için)
fıdewınećen boşaltmak (onun için araya)
fıdewınezıhan kafası dönmek (içeride_onun için)
fıdewıpḣohen traşlamak (onun için araya)
fıdewıqoreyen yuvarlanmak (onun için araya)
fıdewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için aradan)
fıdewıseyen yaslamak (arasına_onun için)
fıdewıšınıhan ıslanmak (onun için araya)
fıdewıteşöhen azmak, sorun yaratacak hale gelmek (onun için)
fıdewıtısen pülverize etmek (onun için araya)
fıdewlewın yorulmak (birlikte_onun için)
fıdew'on çentiklemek (onun için araya)
fıdezeğen kalmak (onun için araya)
fıdézeqon davranmak (onun için)
fıdézeşıhan usanmak (bir yerde, bir arada_onun için)
fıdézeşın bıkmak (onun için)
fıdezın düşmek (onun için aradan)
fıdihıxın kapılmak, peşine takılmak (onun için)
fıgoaben el atmak (onun için yanına)
fıgoabıćın ellemek (onun için yanından)
fıgoan dokunmak (yanına_onun için)
fıgobenen ellemek (yanına, böğrüne, onun için)
fıgobıben uçmak (onun için yanına)
fıgobıcen uçmak (yanından, böğründen, onun için)
fıgoćen dökmek (onun için yanına)
fıgoćın ayrılmak (kenarından_onun için)
fıgoçehın donmak (onun için yanından)
fıgoçerezın dönmek (onun için yanından)
fıgoçöḣon sürünmek (onun için yanına)
fıgoçöḣun sürünmek (onun için yanından)
fıgodıdıćın götürmek (onun için yanından)
fıgofen düşmek (onun için yanına)
fıgofen sığmak (yanına_onun için)
fıgoğoĺhan yatmak (onun için yanına)
fıgohan yaklaşmak (yanına_onun için)
fıgoḣuşütın fırlamak (onun için yanından)
fıgoĺeden hızla yanaşmak (yanına_onun için)
fıgolelın sarkmak (onun için yanına)
fıgolentḣın kıymıklanmak (yanından,böğründen, onun için)
fıgoĺetın fırlamak (yanından_onun için)
fıgoĺın yatmak (yanında_onun için)
fıgopćen atlamak (yanına_onun için)
fıgopıcen batırmak (sivri bir şeyi yanına_onun için)
fıgopĺehen aramak (onun için yanına)
fıgopĺen bakmak (onun için yanına)
fıgopĺıhan gözle taramak (onun için yanına)
fıgopĺın bakmak (onun için yanından)
fıgopşıhan sürünerek girmek (onun için yanına)
fıgoqoreyehın yuvarlanmak (onun için yanından)
fıgoqoreyen yuvarlanmak (onun için yanına)
fıgoqoten ötelenmek (onun için yanına)
fıgošenĺın kaymak (onun için yanından)
fıgošenthen kaymak (onun için yanına)
fıgosın oturmak (yanında_onun için)
fıgotın durmak (yanından_onun için)
fıgoṫırgon çıvıkça akmak (yanından,böğründen, onun için)
fıgoṫıshan oturmak (onun için yanına)
fıgounćen iteklemek (onun için yanına)
fıgow'an dışa oturmak (yanından,böğründen, onun için)
fıgowıçön durmak (onun için yanına)
fıgowıçüćın durmak (onun için yanından)
fıgowın ipliği geçirmek (onun için yanından)
fıgowıqoreyen yuvarlanmak (onun için yanına)
fıgowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için yanından)
fıgow'on çentiklemek (onun için yanına)
fıgozın düşmek (onun için yanından)
fıgutépsefen rahatlamak (onun için)
fıkoaben ellemek (arkasına_onun için)
fıkoabıćın ellemek (onun için ardından)
fıkoan ellemek (onun için ardına)
fıkobenen saldırmak (arkasına_onun için)
fıkobıben uçmak (onun için ardına)
fıkobıcen dürtmek (onun için ardına)
fıkoćın çıkmak (arkasından_onun için)
fıkoçerezın dönmek (onun için ardından)
fıkoçöḣon sürünmek (onun için ardına)
fıkoçöḣun sürünmek (onun için ardından)
fıkofen düşmek (onun için ardına)
fıkoğoǵen bağırmak (onun için ardına)
fıkopĺen bakmak (onun için ardına)
fıkopĺıhan gözle taramak (onun için ardına)
fıkopĺın bakmak (onun için ardından)
fıkopsın ışımak (onun için ardından)
fıkopşen üflemek (onun için ardına)
fıkopşıhan sürünerek girmek (onun için ardına)
fıkoqoreyehın yuvarlanmak (onun için ardından)
fıkoqoreyen yuvarlanmak (onun için ardına)
fıkoqoten ötelenmek (onun için ardına)
fıkoqotın ötelenmek (onun için ardından)
fıkošenthen kaymak (onun için ardına)
fıkošentḣın kaymak (onun için ardından)
fıkosın oturmak (arkasından_onun için)
fıkosısehen sallanmak (arkasından_onun için)
fıkostıhan yanmak yanında
fıkoşıpehen ayıklamak (onun için ardına)
fıkoştıćın donmak (onun için ardından)
fıkothaćıhan yıkamak onun için yalarını
fıkotḣon doldurmak (arkasına kürüyerek_onun için)
fıkotḣon saldırılmak, ısırılmak (onun için)
fıkotın durmak (arkasından_onun için)
fıkoṫıshan oturmak (arkasına_onun için)
fıkowıçön durmak (onun için ardına)
fıkowıçüćın durmak (onun için ardından)
fıkowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için ardından)
fıkozeğen kalmak (onun için ardına)
fıkozeşıhan usanmak (onun için ardına)
fıkozın düşmek (onun için ardından)
fıĺeasın erişmek (onun için)
fıĺeasın ulaşmak (onun için)
fıĺeasın yetismek (onun için)
fıĺexehan ilk kez görülme karşılaşmak (onun için)
fıĺexetın beklemek (başında_onun için)
fıĺıaben uzanmak (elini uzatmak_onun için)
fıĺıabıćın ellemek (onun için peşinden)
fıĺıabın ellemek (onun için peşinden)
fıĺıbenen atılmak (onun için)
fıĺıbıben uçmak (onun için peşine)
fıĺıcen seslenmek (ardından_onun için)
fıĺıçen koşmak (peşinden ardısıra_onun için)
fıĺıçöḣon sürünmek (onun için peşine)
fıĺıçöḣun sürünmek (onun için peşinden)
fıĺıhın ardı sıra götürmek (onun için)
fıĺıḣopsen gıpta etmek (onun için)
fıĺıḣun ararsınız, istersiniz
fıĺıḱuwen bağırmak (arkasından_onun için)
fıĺıpĺen bakmak (onun için peşine)
fıĺıqon gitmek ardından_onun için, onun için)
fıĺıqoten geçirmek (birine kapiya kadar eşlik etmek_onun için)
fıĺıtḣon yakalamak için el atmak (onun için)
fıĺıwen atmak (bir şeyle birisinin arkasına_onun için)
fınesın temas etmek (onun için)
fıpeaben ellemek (ucuna_onun için)
fıpeabıćın el atmak (aşırtmalı, onun için)
fıpeabın ellemek (onun için önünden)
fıpean ellemek (onun için önüne)
fıpebenen dalmak, saldırmak (onun için önüne)
fıpebenın el atmak (aşırtmalı, onun için)
fıpebıcen kakmak ( cephesine, onun için)
fıpebzeyen yalamak (alnaçını, cephesini, onun için)
fıpećewıçön yalamak (alnaçını, cephesini, onun için)
fıpećın ayrılmak (onun için önünden)
fıpeçen koşuda yarışmak (onun için)
fıpeçöḣon sürünmek (onun için önüne)
fıpefen düşmek (onun için önüne)
fıpeguşıan cevaplamak, karşı çıkmak (onun için)
fıpeguşıan sözle (karşılık verme, onun için)
fıpeğoćın karşılamak (onun için)
fıpeğoźın cevap vermek, karşılık vermek (onun için)
fıpehan yanacına yanına varmak (onun için)
fıpeḣon artmak (onun için önüne)
fıpeḣuşütın fırlamak, kaçmak (yamacından_onun için)
fıpejöhen pişmek (içinde_onun için)
fıpejüntxen tükürmek (onun için önüne)
fıpeḱuwen bağırmak ( cephesine, onun için)
fıpeĺećıhan bağırmak ( cephesine, onun için)
fıpeĺetın sürümek (onun için önüne)
fıpeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için önünden)
fıpepćen vidalamak, çıkarmak (onun için önünden)
fıpepıcen dürtmek (bir şeyle bir şeyin içine_onun için)
fıpepĺehen aramak (onun için önüne)
fıpepĺen bakmak (onun için önüne)
fıpepĺıhan gözle taramak (onun için önüne)
fıpepsın ışımak (onun için önünden)
fıpepşıhan sürünerek girmek (onun için önüne)
fıpeqodıćın kaybolmak (onun için önünden)
fıpeqoreyehın yuvarlanmak (onun için önünden)
fıpeqoreyen yuvarlanmak (onun için önüne)
fıpeqoten ötelenmek (onun için önüne)
fıpeqotın öte gitmek (onun için)
fıpešenĺın kaymak (onun için önünden)
fıpešenthen kaymak (onun için önüne)
fıpešenthın ayrılma, sürünerek çıkmak (bir şeyin önünden_onun için)
fıpešentḣın kaymak (onun için önünden)
fıpesın başında beklemek (onun için)
fıpesısehen fışkırmak (alnaçında, cephesinde, onun için)
fıpestehın fışkırmak (alnaçında, cephesinde, onun için)
fıpestıhen yanmak (onun için önüne)
fıpeşıpehen ayıklamak (onun için önüne)
fıpeşöşön oyalanmak (onun için)
fıpeştehen donmak (onun için önüne)
fıpeşü'ećın kurtulmak, takılmadan geçmek (onun için)
fıpeşü'efen kapaklanmak, bir şeyin üzerine düşmek (onun için)
fıpeşü'ewen takılmak, ayağı sendelemek (onun için)
fıpeşühan çürümek (onun için önüne)
fıpeşüşön oyalanmak (onun için)
fıpetecen ayağa kalkmak (bir şeyin önünden_onun için)
fıpetın durmak (onun için önünden)
fıpeṫırgon dürtmek (önüne_onun için)
fıpeṫıshan başına oturmak (onun için)
fıpeṫısıćın öte oturmak (alnaçından, cephesinden, onun için)
fıpıçöḣon sürünmek (onun için ucuna)
fıpıçöḣun sürünmek (onun için ucundan)
fıpıdıken donmak (onun için ucuna)
fıpıṫıshan oturmak (ucuna_onun için)
fıpıṫısıćın oturmak (onun için ucundan)
fıpıwehen dövmek (hafiften dayak atmak_onun için)
fıpıwen batmak (onun için ucuna)
fıpıwıçön durmak (onun için ucuna)
fıpıwıçüćın durmak (onun için ucundan)
fıpıwıpḣen serpmek (onun için ucuna)
fıpıwıpḣohen traşlamak (onun için ucuna)
fıpıwıpsehen traşlama (onun için ucuna)
fıpıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için ucuna)
fıpıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için ucundan)
fıpıwışörećın devrilmek (onun için ucundan)
fıpıwıtınehen dövmek (onun için ucuna)
fıpıwıtxınćıhan çırpmak (üzerini_onun için)
fışhapırıćın geçmek (üzerinden_onun için)
fışhapırıwın laf atmak(onun için)
fışhapırıźın aşırmak (üstünden atarak_onun için)
fışhaşıćın aşmak (onun için)
fışhaşıhan üzerine gitmek (onun için)
fışhaşısın oturmak (başucunda_onun için)
fışhaşıtın beklemek (başında_onun için)
fışıaben ellemek (orada_onun için)
fışıabeyen ellemek (onun için orada)
fışıan bulunmak (onun için)
fışıbeǵehen şişmek (onun için orada)
fışıbenen dalmak, saldırmak (onun için orada)
fışıbeneyen atlamak (onun için orada)
fışıbıben uçmak (onun için orada)
fışıblen tutuşmak (onun için orada)
fışıćeaben el atmak (onun için orada altına)
fışıćeabeyen ellemek (onun için orada)
fışıćeabın ellemek (onun için oradan altından)
fışıćean ellemek (onun için orada altına)
fışıćebeǵehen şişmek (onun için orada altına)
fışıćebenen dalmak, saldırmak (onun için orada altına)
fışıćebeneyen atlamak (onun için orada altına)
fışıćebıben uçmak (onun için orada altına)
fışıćebıcen dürtmek (onun için orada altına)
fışıćebın batmak (onun için oradan altından)
fışıćeblen tutuşmak (onun için orada altına)
fışıćećın geçmek (onun için orada)
fışıćeçehın donmak (onun için oradan altından)
fışıćeçöḣon sürünmek (onun için orada altına)
fışıćeçöḣun sürünmek (onun için oradan altından)
fışıćedeućın sesi çıkmak (onun için oradan altından)
fışıćedeun kulak kabartmak (onun için, orada)
fışıćedewen batmak (onun için orada altına)
fışıćedıdıćın götürmek (onun için oradan altından)
fışıćedıken donmak (onun için orada altına)
fışıćefen düşmek (onun için orada altına)
fışıćeferzen dönmek (onun için orada altına)
fışıćegupşısıćın düşünmek (onun için oradan altından)
fışıćeguşıan konuşmak (onun için orada altına)
fışıćeguşüıhan sevinmek (onun için orada altına)
fışıćeguşüın sevinmek (onun için oradan altından)
fışıćehan girmek (onun için orada altına)
fışıćeḣopsın imrenmek (onun için oradan altından)
fışıćeḣuşütın fırlamak (onun için oradan altından)
fışıćejehen pişmek (onun için orada altına)
fışıćejöhen kaynayarak pişmek (altında, onun için, orada)
fışıćeĺećehın silmek (onun için oradan altından)
fışıćeĺeden silmek (onun için oradan altından)
fışıćeĺejen koşmak (peşinden_orada, onun için, orada)
fışıćelelın sarkmak (onun için orada altına)
fışıćeĺetın sürümek (onun için orada altına)
fışıćeĺıcen fırlamak (onun için oradan altından)
fışıćeĺıqon peşinden gitmek (orada, onun için, orada)
fışıćeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan altından)
fışıćenešehen ummak (bir kimsenin arkasından, onun için, orada)
fışıćenešın ummak (bir kimsenin arkasından_orada, onun için, orada)
fışıćeonṫen bırakmak (onun için orada altına)
fışıćepıcen kapmak (onun için oradan altından)
fışıćepĺehen aramak (onun için orada altına)
fışıćepĺen bakmak (onun için orada altına)
fışıćepĺın bakmak (onun için oradan altından)
fışıćepşen üflemek (onun için orada altına)
fışıćepşıhan sürünerek girmek (onun için orada altına)
fışıćeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan altından)
fışıćeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada altına)
fışıćeqoşın sıvışmak (onun için oradan altından)
fışıćeqoten ötelenmek (onun için orada altına)
fışıćeqotın ötelenmek (onun için oradan altından)
fışıćešenĺın kaymak (onun için oradan altından)
fışıćešenthen kaymak (onun için orada altına)
fışıćešentḣın kaymak (onun için oradan altından)
fışıćesısehen sallanmak (onun için orada altına)
fışıćetın durmak (onun için oradan altından)
fışıćeṫıshan oturmak (onun için orada altına)
fışıćeṫısıćın oturmak (onun için oradan altından)
fışıćeunćen iteklemek (onun için orada altına)
fışıćewehın kaydırdı bilmeden
fışıćewen batmak (onun için orada altına)
fışıćewıçön durmak (onun için orada altına)
fışıćewıçüćın durmak (onun için oradan altından)
fışıćewın ipliği geçirmek (onun için oradan altından)
fışıćewıpćen danışmak (orada, onun için, orada)
fışıćewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada altına)
fışıćewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan altından)
fışıćew'on çentiklemek (onun için orada altına)
fışıćezeğen kalmak (onun için orada altına)
fışıćezın düşmek (onun için oradan altından)
fışıćın şımarmak (onun için)
fışıçöḣon sürünmek (onun için orada)
fışıçöḣun sürünmek (onun için oradan)
fışıdeaben el atmak (onun için orada araya)
fışıdeabeyen ellemek (onun için orada araya)
fışıdeabıćın ellemek (onun için oradan aradan)
fışıdeabın ellemek (onun için oradan aradan)
fışıdean ellemek (onun için orada araya)
fışıdebeǵehen şişmek (onun için orada araya)
fışıdebenen dalmak, saldırmak (onun için orada araya)
fışıdebeneyen atlamak (onun için orada araya)
fışıdebıben uçmak (onun için orada araya)
fışıdebıcen dürtmek (onun için orada araya)
fışıdećın ayrılmak (onun için oradan aradan)
fışıdeçefın satın almak (beraber, orada, onun için, orada)
fışıdeçerezın dönmek (onun için oradan aradan)
fışıdeçöḣon sürünmek (onun için orada araya)
fışıdeçöḣun sürünmek (onun için oradan aradan)
fışıdeguşıan konuşmak (onun için orada araya)
fışıdeguşüxon kıskanmak beraber
fışıdeğoĺhan yatmak (onun için orada araya)
fışıdehan girmek (onun için orada araya)
fışıdeḣuşütın fırlamak (onun için oradan aradan)
fışıdejöhen sürmek, pulluklamak (aradan, onun için, orada)
fışıdeĺećehın silmek (onun için oradan aradan)
fışıdeĺeden silmek (onun için oradan aradan)
fışıdelelın sarkmak (onun için orada araya)
fışıdeĺın koymak (onun için orada araya)
fışıdeĺıqon gitmek (ardından, onun için, orada)
fışıdeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan aradan)
fışıdeorjörın gevezeliğe eşlik etmek (orada, onun için, orada)
fışıdepehın sekmek (onun için orada araya)
fışıdepıcen kapmak (onun için oradan aradan)
fışıdeṕınen kalakalmak (onun için orada araya)
fışıdepĺehen aramak (onun için orada araya)
fışıdepĺen bakmak (onun için orada araya)
fışıdepĺıhan gözle taramak (onun için orada araya)
fışıdepĺın bakmak (onun için oradan aradan)
fışıdepsen aydınlatmak (onun için orada araya)
fışıdepsın ışımak (onun için oradan aradan)
fışıdepşehen yoğurmak (onun için orada araya)
fışıdepşen üflemek (onun için orada araya)
fışıdepşıhan sürünerek girmek (onun için orada araya)
fışıdepşıyen tırmanmak (orada, onun için, orada)
fışıdepxehen bağlamak (onun için orada araya)
fışıdepxen bağlamak (onun için orada araya)
fışıdeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan aradan)
fışıdeqoten ötelenmek (onun için orada araya)
fışıdešenthen kaymak (onun için orada araya)
fışıdešentḣın kaymak (onun için oradan aradan)
fışıdesısehen sallanmak (onun için orada araya)
fışıdestehın sıcaklamak arasında
fışıdestıćın yanmak (onun için oradan aradan)
fışıdestıhen yanmak (onun için orada araya)
fışıdeṫeṕućın sökülmek (onun için oradan aradan)
fışıdeṫeṕun sökülmek (onun için oradan aradan)
fışıdetın durmak (onun için oradan aradan)
fışıdeṫıshan oturmak (onun için orada araya)
fışıdewehın çökmek yanından aniden
fışıdewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada araya)
fışıdewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan aradan)
fışıdewışörećen devrilmek (onun için orada araya)
fışıdewışörećın devrilmek (onun için oradan aradan)
fışıgoaben el atmak (onun için orada yanına)
fışıgoabeyen ellemek (onun için orada yanına)
fışıgoabıćın ellemek (onun için oradan yanından)
fışıgoan ellemek (onun için orada yanına)
fışıgobenen dalmak, saldırmak (onun için orada yanına)
fışıgobıcen dürtmek (onun için orada yanına)
fışıgoçöḣon sürünmek (onun için orada yanına)
fışıgoçöḣun sürünmek (onun için oradan yanından)
fışıgohan girmek (onun için orada yanına)
fışıgoḣuşütın fırlamak (oradan yanından, onun için, orada)
fışıgopıcen kapmak (onun için oradan yanından)
fışıgoqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan yanından)
fışıgosın oturmak (onun için oradan yanından)
fışıgotın durmak (onun için oradan yanından)
fışıgoṫıshan oturmak (onun için orada yanına)
fışıgoṫısıćın oturmak (onun için oradan yanından)
fışıgounćen iteklemek (onun için orada yanına)
fışıgowıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada yanına)
fışıgowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan yanından)
fışıgowışörećen devrilmek (onun için orada yanına)
fışıgowışörećın devrilmek (onun için oradan yanından)
fışıgozeşıhan usanmak (onun için orada yanına)
fışıguğun güvenmek (onun için)
fışıguşüıćın sevinmek,memnun olmak (onun için)
fışıguşxon cesaretlenmek (onun için orada)
fışığeğun kurutmak (bir şeyi güneşte, onun için orada)
fışığozen emin olmak (onun için)
fışıhan münakaşa etmek (onun için)
fışıḣun sanmak, zannetmek, tahmin etmek (onun için)
fışıḣuşütın kaçmak, fırlamak (bir şeyin önünden_onun için)
fışıhаpırıćın atlamak (üzerinden_onun için)
fışıkoaben el atmak (onun için orada ardına)
fışıkoabıćın ellemek (onun için oradan ardından)
fışıkoan ellemek (onun için orada ardına)
fışıkoćın ayrılmak (onun için oradan ardından)
fışıkoçöḣon sürünmek (onun için orada ardına)
fışıkoçöḣun sürünmek (onun için oradan ardından)
fışıkofen düşmek (onun için orada ardına)
fışıkohan girmek (onun için orada ardına)
fışıkoḣuşütın fırlamak (arkasından_orada, onun için, orada)
fışıkoĺećehın silmek (onun için oradan ardından)
fışıkopĺen bakmak (onun için orada ardına)
fışıkopĺıhan gözle taramak (onun için orada ardına)
fışıkoqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan ardından)
fışıkoqoreyen yuvarlanmak (onun için orada ardına)
fışıkoqoşın sıvışmak (onun için oradan ardından)
fışıkoqotın ötelenmek (onun için oradan ardından)
fışıkošelın karalamak (onun için oradan ardından)
fışıkošenthen kaymak (onun için orada ardına)
fışıkošentḣın kaymak (onun için oradan ardından)
fışıkotın durmak (onun için oradan ardından)
fışıkoṫıshan oturmak (onun için orada ardına)
fışıkowıćın atış etmek (onun için oradan ardından)
fışıkowıçön durmak (onun için orada ardına)
fışıkowıçüćın durmak (onun için oradan ardından)
fışıkowıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada ardına)
fışıkowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan ardından)
fışıkowışörećen devrilmek (onun için orada ardına)
fışıkowışörećın devrilmek (onun için oradan ardından)
fışıkowıtınehen dövmek (onun için orada ardına)
fışıĺeden peydah olmak (habersiz üstüne yürümek_onun için)
fışıĺetın fırlatmak (üstünden bir şeyi_onun için)
fışıĺıçöḣon sürünmek (onun için orada peşine)
fışıĺıçöḣun sürünmek (onun için oradan peşinden)
fışıĺıden kabul etmek (onun için orada peşine)
fışıĺıhan girmek (onun için orada peşine)
fışıĺın yatmak (onun için)
fışıĺıpĺen bakmak (onun için orada peşine)
fışıĺıpĺıhan gözle taramak (onun için orada peşine)
fışıĺıqon gitmek ardından, orada, onun için, orada)
fışıĺıqoten ötelenmek (onun için orada peşine)
fışıĺıqotın ötelenmek (onun için oradan peşinden)
fışıĺıšenĺın kaymak (onun için oradan peşinden)
fışıĺıšenthen kaymak (onun için orada peşine)
fışıĺıšentḣın kaymak (onun için oradan peşinden)
fışıĺıtekon atmak (onun için orada peşine)
fışıĺıṫıshan oturmak (onun için orada peşine)
fışıĺıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan peşinden)
fışıĺıwıtınehen dövmek (onun için orada peşine)
fışıĺızın düşmek (onun için oradan peşinden)
fışıpeabıćın ellemek (onun için oradan önünden)
fışıpebenen dalmak, saldırmak (onun için orada önüne)
fışıpećıćın koparmak (onun için oradan önünden)
fışıpećın ayrılmak (onun için oradan önünden)
fışıpeçerezın dönmek (onun için oradan önünden)
fışıpeçöḣon sürünmek (onun için orada önüne)
fışıpeçöḣun sürünmek (onun için oradan önünden)
fışıpedeućın sesi çıkmak (onun için oradan önünden)
fışıpefen düşmek (onun için orada önüne)
fışıpegoşen dağıtmak (onun için orada önüne)
fışıpeĺećehın silmek (onun için oradan önünden)
fışıpeĺın koymak (onun için orada önüne)
fışıpepḣenćen süpürmek (onun için orada önüne)
fışıpepḣenćın süpürmek (onun için orada önüne)
fışıpepıcen kapmak (onun için oradan önünden)
fışıpepĺen bakmak (onun için orada önüne)
fışıpeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan önünden)
fışıpeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada önüne)
fışıpeqoşın sıvışmak (onun için oradan önünden)
fışıpeqoten ötelenmek (onun için orada önüne)
fışıpeqotın ötelenmek (onun için oradan önünden)
fışıpešenthen kaymak (onun için orada önüne)
fışıpešentḣın kaymak (onun için oradan önünden)
fışıpeşeyin uzatmak (onun için oradan önünden)
fışıpetekon atmak (onun için orada önüne)
fışıpetekun atmak (onun için oradan önünden)
fışıpetḣon saldırmak (onun için orada önüne)
fışıpetın durmak (onun için oradan önünden)
fışıpeṫıshan oturmak (onun için orada önüne)
fışıpeṫısıćın oturmak (onun için oradan önünden)
fışıpewıçön durmak (onun için orada önüne)
fışıpewıçüćın durmak (onun için oradan önünden)
fışıpewıpḣohen traşlamak (onun için orada önüne)
fışıpıaben el atmak (onun için orada ucuna)
fışıpıabıćın ellemek (onun için oradan ucundan)
fışıpıbıcen dürtmek (onun için orada ucuna)
fışıpıćın ayrılmak (onun için oradan ucundan)
fışıpıçöḣon sürünmek (onun için orada ucuna)
fışıpıçöḣun sürünmek (onun için oradan ucundan)
fışıpıĺećehın silmek (onun için oradan ucundan)
fışıpıĺın koymak (onun için orada ucuna)
fışıpıqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan ucundan)
fışıpıqoşın sıvışmak (onun için oradan ucundan)
fışıpıqotın ötelenmek (onun için oradan ucundan)
fışıpıšenthen kaymak (onun için orada ucuna)
fışıpıšentḣın kaymak (onun için oradan ucundan)
fışıpıṫıshan oturmak (onun için orada ucuna)
fışıpıwehın onun için pataklamam
fışıpıwıçön durmak (onun için orada ucuna)
fışıpıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada ucuna)
fışıpıwıṫereḣın dürmek (onun için oradan ucundan)
fışıpızın düşmek (onun için oradan ucundan)
fışıpĺen bakmak (onun için orada)
fışıpĺeyen göz önünde tutup korumak (onun için)
fışıpsewın yaşamak (onun için)
fışıqodın kaybolmak (onun için oradan)
fışıqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan)
fışıqoten kaymak (orada_onun için)
fışıqotın ötelenmek (tepesinden, onun için)
fışıqoyen başına gelmek, öyle olmak (onun için)
fışıseḣućın yabancı kalmak (onun için)
fışıšenĺın kaymak (onun için oradan)
fışıšenthen kaymak (onun için orada)
fışıšentḣen kaymak (oradan_onun için)
fışıšeşüten kaymak (bir şeyi kaygan yüzeyde_onun için)
fışısın oturmak (onun için)
fışıtéaben el atmak (onun için orada üstüne)
fışıtéabıćın ellemek (onun için oradan üstünden)
fışıtéan ellemek (onun için orada üstüne)
fışıtébenen dalmak, saldırmak (onun için orada üstüne)
fışıtéçöḣon sürünmek (onun için orada üstüne)
fışıtéçöḣun sürünmek (onun için oradan üstünden)
fışıtéhan girmek (onun için orada üstüne)
fışıtéḣuşütın fırlamak (oradan üstünden, onun için, orada)
fışıtéĺećehın silmek (onun için oradan üstünden)
fışıṫen eşmek (orada, onun için, orada)
fışıtéṕınen kalakalmak (onun için orada üstüne)
fışıtépşen üflemek (onun için orada üstüne)
fışıtéqoden kaybolmak (onun için orada üstüne)
fışıtéqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan üstünden)
fışıtéqoreyen yuvarlanmak (onun için orada üstüne)
fışıtéqoşın sıvışmak (onun için oradan üstünden)
fışıtéqoten ötelenmek (onun için orada üstüne)
fışıtéqotın ötelenmek (onun için oradan üstünden)
fışıtéšenĺın kaymak (onun için oradan üstünden)
fışıtésın oturmak (onun için oradan üstünden)
fışıtétın durmak (onun için oradan üstünden)
fışıtéṫıqon damlamak üstüne
fışıtéṫıshan oturmak (onun için orada üstüne)
fışıtéunćen iteklemek (onun için orada üstüne)
fışıtéwehın onun için üstten vurarak dövmek
fışıtéwıçön durmak (onun için orada üstüne)
fışıtéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada üstüne)
fışıtéwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan üstünden)
fışıtéw'on çentiklemek (onun için orada üstüne)
fışıtézeğen kalmak (onun için orada üstüne)
fışıtézın düşmek (onun için oradan üstünden)
fışıtḣon saldırmak (onun için orada)
fışıtḣun methetmek (birisini)
fışıtın beklemek (ayakta_onun için)
fışıṫısıćın oturmak (onun için oradan)
fışıućın ses gelmek (onun için oradan)
fışıuçöḣon sürünmek (onun için orada önünden)
fışıuçöḣun sürünmek (onun için oradan önünden)
fışıufen düşmek (onun için orada önünden)
fışıuğoĺhan yatmak (onun için orada önünden)
fışıuhan girmek (onun için orada önünden)
fışıuḣuşütın fırlamak (onun için oradan önünden)
fışıuĺećehın silmek (onun için oradan önünden)
fışıuĺećıhan yetişmek arkasından
fışıuĺeden silmek (onun için oradan önünden)
fışıulelın sarkmak (onun için orada önünden)
fışıuĺetın sürümek (onun için orada önünden)
fışıuĺın koymak (onun için orada önünden)
fışıuĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan önünden)
fışıunen saymak (onun için orada önünden)
fışıupćen vidalamak, çıkarmak (onun için oradan önünden)
fışıupıcen kapmak (onun için oradan önünden)
fışıupĺehen aramak (onun için orada önünden)
fışıupĺen bakmak (onun için orada önünden)
fışıupĺın bakmak (onun için oradan önünden)
fışıupsın ışımak (onun için oradan önünden)
fışıupşıhan sürünerek girmek (onun için orada önünden)
fışıuqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan önünden)
fışıuqoşın sıvışmak (onun için oradan önünden)
fışıuqoten ötelenmek (onun için orada önünden)
fışıuqotın ötelenmek (onun için oradan önünden)
fışıuqutın dökülmek (onun için oradan önünden)
fışıušenĺın kaymak (onun için oradan önünden)
fışıušenthen kaymak (onun için orada önünden)
fışıušentḣın kaymak (onun için oradan önünden)
fışıusın oturmak (onun için oradan önünden)
fışıutın durmak (onun için oradan önünden)
fışıuṫıshan oturmak (onun için orada önünden)
fışıuṫısıćın oturmak (onun için oradan önünden)
fışıuućın ses gelmek (onun için oradan önünden)
fışıuwehın çökmek önünden
fışıuwen batmak (onun için orada önünden)
fışıuwıçön durmak (onun için orada önünden)
fışıuwıçüćın durmak (onun için oradan önünden)
fışıuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada önünden)
fışıuwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan önünden)
fışıuwıšınıhan ıslanmak (onun için orada önünden)
fışıuw'on çentiklemek (onun için orada önünden)
fışıwıçön durmak (onun için orada)
fışıwıçüćın durmak (onun için oradan)
fışıwıgoşen pay etmek (onun için orada)
fışıwılewıhen yorulmak (onun için orada)
fışıwılewın yorulmak (orada, onun için)
fışıwıneḣun mahvolmak (orada, onun için)
fışıwıpćehen aralıklı biçmek (onun için orada)
fışıwıpćen biçmek (ekini tırpanla_orada, onun için, orada)
fışıwıpḣen serpmek (onun için orada)
fışıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada)
fışıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan)
fışıxeaben el atmak (onun için orada içine)
fışıxebenen dalmak, saldırmak (onun için orada içine)
fışıxebıben uçmak (onun için orada içine)
fışıxebıcen dürtmek (onun için orada içine)
fışıxebın batmak (onun için oradan içinden)
fışıxeblen tutuşmak (onun için orada içine)
fışıxećın koparmak (onun için oradan)
fışıxeçehın donmak (onun için oradan içinden)
fışıxeçerezın dönmek (onun için oradan içinden)
fışıxeçöḣon sürünmek (onun için orada içine)
fışıxeçöḣun sürünmek (onun için oradan içinden)
fışıxeğoĺhan yatmak (onun için orada içine)
fışıxeḣohen olmak (onun için orada içine)
fışıxeḣon artmak (onun için orada içine)
fışıxeḣućın olmak (onun için oradan içinden)
fışıxeḣuşütın fırlamak (onun için oradan içinden)
fışıxejen kusmak (onun için orada içine)
fışıxeĺećehın silmek (onun için oradan içinden)
fışıxeĺeden silmek (onun için oradan içinden)
fışıxelelın sarkmak (onun için orada içine)
fışıxeĺetın sürümek (onun için orada içine)
fışıxeĺıcen fırlamak (onun için oradan içinden)
fışıxeĺ'ıćın ölmek (onun için oradan içinden)
fışıxeĺıçen koşmak onun için beraber
fışıxeĺın koymak (onun için orada içine)
fışıxepćen vidalamak, çıkarmak (onun için oradan içinden)
fışıxepıcen kapmak (onun için oradan içinden)
fışıxepĺehen aramak (onun için orada içine)
fışıxepĺen bakmak (onun için orada içine)
fışıxepĺın bakmak (onun için oradan içinden)
fışıxepsen aydınlatmak (onun için orada içine)
fışıxepsın ışımak (onun için oradan içinden)
fışıxepşıhan sürünerek girmek (onun için orada içine)
fışıxepşıyen çekmek içine onun için
fışıxeqoden kaybolmak (onun için orada içine)
fışıxeqodın kaybolmak (onun için oradan içinden)
fışıxeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan içinden)
fışıxeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada içine)
fışıxeqoşın sıvışmak (onun için oradan içinden)
fışıxeqoten ötelenmek (onun için orada içine)
fışıxeqotın ötelenmek (onun için oradan içinden)
fışıxequtın dökülmek (onun için oradan içinden)
fışıxešelıćın karalamak (onun için oradan içinden)
fışıxesen saplamak (onun için orada içine)
fışıxešenĺın kaymak (onun için oradan içinden)
fışıxešenthen kaymak (onun için orada içine)
fışıxešentḣın kaymak (onun için oradan içinden)
fışıxeşıpehen ayıklamak (onun için orada içine)
fışıxeşün emmek (onun için oradan içinden)
fışıxetın durmak (onun için oradan içinden)
fışıxeṫıshan oturmak (onun için orada içine)
fışıxewehın onun uçun ortadan vurmak
fışıxewıçön durmak (onun için orada içine)
fışıxewıçüćın durmak (onun için oradan içinden)
fışıxewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada içine)
fışıxewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan içinden)
fışıxezın düşmek (onun için oradan içinden)
fışızećeaben el atmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećean ellemek (onun için orada birbirine altına)
fışızećebenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećebıben uçmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećebıcen dürtmek (onun için orada birbirine altına)
fışızećećın ayrılmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeçehın donmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeçerezın dönmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine altına)
fışızećeçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeḣohen olmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeḣon artmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeḣućın olmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećejen kusmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeĺeden silmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećelelın sarkmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeĺetın sürümek (onun için orada birbirine altına)
fışızećeĺıcen fırlamak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeĺ'ıćın ölmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeĺın koymak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeĺıqon gidip gelmek birbirine
fışızećeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećenen saymak (onun için orada birbirine altına)
fışızećepıcen kapmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećepĺehen aramak (onun için orada birbirine altına)
fışızećepĺen bakmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećepĺın bakmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećepsen aydınlatmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećepsın ışımak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećepşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine altına)
fışızećeqoden kaybolmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeqodın kaybolmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeqon geri çekilmek (orada, onun için, orada)
fışızećeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeqoten ötelenmek (onun için orada birbirine altına)
fışızećeqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećequtın dökülmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećesen saplamak (onun için orada birbirine altına)
fışızećešenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećešenthen kaymak (onun için orada birbirine altına)
fışızećešentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećesın oturmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećestıćın yanmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećestıhen yanmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećetın durmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećeṫıshan oturmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećeunćen iteklemek (onun için orada birbirine altına)
fışızećewıçön durmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećewıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden altından)
fışızećezeğen kalmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećezeşıhan usanmak (onun için orada birbirine altına)
fışızećezın düşmek (onun için oradan birbirinden altından)
fışızedeaben el atmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedean ellemek (onun için orada birbirine araya)
fışızedebenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedebıben uçmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedebıcen dürtmek (onun için orada birbirine araya)
fışızedebın batmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeblen tutuşmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedećın ayrılmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeçehın donmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine araya)
fışızedeçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeḣohen olmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeḣon artmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeḣućın olmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedejen kusmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedelelın sarkmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeĺetın sürümek (onun için orada birbirine araya)
fışızedeĺıcen fırlamak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeĺ'ıćın ölmek (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeĺın koymak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedenen saymak (onun için orada birbirine araya)
fışızedepĺehen aramak (onun için orada birbirine araya)
fışızedepĺen bakmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedepĺın bakmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedepsen aydınlatmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedepsın ışımak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedepşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine araya)
fışızedeqoden kaybolmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeqodın kaybolmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeqoten ötelenmek (onun için orada birbirine araya)
fışızedeqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedešenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedešenthen kaymak (onun için orada birbirine araya)
fışızedešentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedesın oturmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedestıćın yanmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedestıhen yanmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedetın durmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedeṫıshan oturmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedeunćen iteklemek (onun için orada birbirine araya)
fışızedewıçön durmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedewıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedexećın koparmak (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızedezeğen kalmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedezeşıhan usanmak (onun için orada birbirine araya)
fışızedezın düşmek (onun için oradan birbirinden aradan)
fışızegoaben el atmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoan ellemek (onun için orada birbirine yanına)
fışızegobenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegobıben uçmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegobıcen dürtmek (onun için orada birbirine yanına)
fışızegobın batmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoblen tutuşmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoćın ayrılmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoçehın donmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoçerezın dönmek (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoḣohen olmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoḣon artmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoḣućın olmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegolelın sarkmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegoqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegoqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegošenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegošenthen kaymak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegošentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegosın oturmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegostıćın yanmak (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızegowıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine yanına)
fışızegozın düşmek (onun için oradan birbirinden yanından)
fışızeğen kalmak (onun için orada)
fışızekoaben el atmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoan ellemek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekobenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekobıben uçmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekobıcen dürtmek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekobın batmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoblen tutuşmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoĺeden silmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekolelın sarkmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoĺetın sürümek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoĺıcen fırlamak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoĺ'ıćın ölmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoĺın koymak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekonen saymak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekopćen vidalamak, çıkarmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekopĺehen aramak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekopĺen bakmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekopĺın bakmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekopsen aydınlatmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekopsın ışımak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekopşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoqoden kaybolmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoqodın kaybolmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoqoten ötelenmek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoqutın dökülmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekošenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekošenthen kaymak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekošentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekosın oturmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekostıćın yanmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekostıhen yanmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekoṫeṕun sökülmek (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekotın durmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekoṫıshan oturmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekounćen iteklemek (onun için orada birbirine ardına)
fışızekowıçön durmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekowıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekowıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızekowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden ardından)
fışızekozeğen kalmak (onun için orada birbirine ardına)
fışızepeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızepeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine önüne)
fışızepewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine önüne)
fışızepewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızepıabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıbenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıbıben uçmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıbıcen dürtmek (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıblen tutuşmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıćın ayrılmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıçehın donmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıḣohen olmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıḣon artmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıḣućın olmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıjen kusmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepılelın sarkmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıĺetın sürümek (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıĺ'ıćın ölmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıĺın koymak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıpĺehen aramak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıpĺen bakmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıpĺın bakmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıpşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıqoten ötelenmek (onun için orada birbirine önüne)
fışızepıqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıqutın dökülmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıšelen karalamak (onun için orada birbirine önüne)
fışızepısen saplamak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıšenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızepıšenthen kaymak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıšentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızepısın oturmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıstıćın yanmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıstıhen yanmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıṫeṕun sökülmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıṫeṫen akmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıtın durmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıṫıshan oturmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıwıçön durmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine ucuna)
fışızepıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepıxećın koparmak (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızepızın düşmek (onun için oradan birbirinden ucundan)
fışızerıçöḣon sürünmek (onun için oradan birbirinden)
fışızerıçöḣun kabul etmek (onun için orada birbirine)
fışızerıĺetın fırlamak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıĺın yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerınen bırakmak (onun için orada birbirine)
fışızerıpsen aydınlatmak (onun için orada birbirine)
fışızerıpsın ışımak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıpşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine)
fışızerıqodın kaybolmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fışızerıqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıqoten ötelenmek (onun için orada birbirine)
fışızerıqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden)
fışızerıqutın dökülmek (onun için oradan birbirinden)
fışızerısen saplamak (onun için orada birbirine)
fışızerıšenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden)
fışızerısın oturmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıtın durmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıṫıshan oturmak (onun için orada birbirine)
fışızerıwıçön durmak (onun için orada birbirine)
fışızerıwıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fışızerıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden)
fışızerızın düşmek (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine)
fışızeşıçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıḣon artmak (onun için orada birbirine)
fışızeşıḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşılelın sarkmak (onun için orada birbirine)
fışızeşıĺetın sürümek (onun için orada birbirine)
fışızeşıĺıcen fırlamak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıĺın koymak (onun için orada birbirine)
fışızeşıĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıpĺen bakmak (onun için orada birbirine)
fışızeşıpĺın bakmak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıpşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine)
fışızeşıqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fışızeşıqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıqoten ötelenmek (onun için orada birbirine)
fışızeşıqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıqutın dökülmek (onun için oradan birbirinden)
fışızeşıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fışızeşıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden)
fışızeşızeğen kalmak (onun için orada birbirine)
fışızeşızeşıhan usanmak (onun için orada birbirine)
fışızetéaben el atmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéabıćın ellemek (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéan ellemek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetébenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetébıben uçmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéfen düşmek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéĺeden silmek (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéĺetın sürümek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéĺın koymak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızeténen saymak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetépćen vidalamak, çıkarmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetépşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéqon yürüyüş yapmak (onun için, orada)
fışızetéqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéqoten ötelenmek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéšenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéšentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetésın oturmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéstıćın yanmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetétın durmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéṫıshan oturmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéwıçön durmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéwıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetéwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden üstünden)
fışızetéw'on çentiklemek (onun için orada birbirine üstüne)
fışızetézeğen kalmak (onun için orada birbirine üstüne)
fışızeućen dökmek (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine önünden)
fışızeunen saymak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeupĺen bakmak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeuqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeuqoten ötelenmek (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeušenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeušenthen kaymak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeušentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeuwıçön durmak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuwıçüćın durmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine önünden)
fışızeuwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden önünden)
fışızeuzeğen kalmak (onun için orada birbirine önünden)
fışızexebenen dalmak, saldırmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexećın ayrılmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexeçöḣon sürünmek (onun için orada birbirine içine)
fışızexeçöḣun sürünmek (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexeḣon artmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexeḣućın olmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexeḣuşütın fırlamak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexejen kusmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexelelın sarkmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexeĺetın sürümek (onun için orada birbirine içine)
fışızexeĺın koymak (onun için orada birbirine içine)
fışızexeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexepşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine içine)
fışızexeqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexeqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexeqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexeqoten ötelenmek (onun için orada birbirine içine)
fışızexeqotın ötelenmek (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexešenĺın kaymak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexešenthen kaymak (onun için orada birbirine içine)
fışızexešentḣın kaymak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexesın oturmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexewıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine içine)
fışızexewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızexewışörećen devrilmek (onun için orada birbirine içine)
fışızexewışörećın devrilmek (onun için oradan birbirinden içinden)
fışızezışın düşmek (onun için oradan birbirinden)
fışü'ećın sürünmek (onun için zorla)
fışü'emećen onun için az bulmak
fışü'enen takılmak (onun için)
fışü'eşxen yapıştırmak (onun için zorla)
fışü'eşxen yemek yemek (zorla birisinden_onun için)
fışü'ewen batmak (onun için zorla)
fışü'ezın kurtulmak (ucundan_onun için)
fışüıaben ellemek (onun için zorla)
fışüıabıćın ellemek (onun için zorla)
fışüıbenen atlamak (onun için zorla)
fışüıćeaben el atmak (onun için zorla altına)
fışüıćeabıćın ellemek (onun için zorla altından)
fışüıćean ellemek (onun için zorla altına)
fışüıćebenen dalmak, saldırmak (onun için zorla altına)
fışüıćebıcen dürtmek (onun için zorla altına)
fışüıćebın batmak (onun için zorla altından)
fışüıćeçöḣon sürünmek (onun için zorla altına)
fışüıćeçöḣun sürünmek (onun için zorla altından)
fışüıćefen düşmek (onun için zorla altına)
fışüıćeğeqoreyen yuvarlamak (onun için zorla altına)
fışüıćeğeqoreyin yuvarlamak (onun için zorla altından)
fışüıćeğeqoşen kımıldatmak (onun için zorla altına)
fışüıćeğeqotın ötelemek (onun için zorla altından)
fışüıćeğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için zorla altından)
fışüıćeğoĺhan yatmak (onun için zorla altına)
fışüıćehan girmek (onun için zorla altına)
fışüıćeḣon artmak (onun için zorla altına)
fışüıćeḣućın olmak (onun için zorla altından)
fışüıćeḣuşütın fırlamak (onun için zorla altından)
fışüıćeĺeden silmek (onun için zorla altından)
fışüıćelelın sarkmak (onun için zorla altına)
fışüıćeĺetın sürümek (onun için zorla altına)
fışüıćeĺıçen koşmak hepiniz peşinden
fışüıćeĺın koymak (onun için zorla altına)
fışüıćeĺıqon gitmek arkasından
fışüıćeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için zorla altından)
fışüıćenen saymak (onun için zorla altına)
fışüıćepıcen kapmak (onun için zorla altından)
fışüıćepĺehen aramak (onun için zorla altına)
fışüıćepĺen bakmak (onun için zorla altına)
fışüıćepĺın bakmak (onun için zorla altından)
fışüıćepsen aydınlatmak (onun için zorla altına)
fışüıćepsın ışımak (onun için zorla altından)
fışüıćepşen üflemek (onun için zorla altına)
fışüıćepşıhan sürünerek girmek (onun için zorla altına)
fışüıćepşıyen bakmak altına onun için
fışüıćeqoden kaybolmak (onun için zorla altına)
fışüıćeqodın kaybolmak (onun için zorla altından)
fışüıćeqoĺ'en yaklaştırmak bibirinizi
fışüıćeqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla altından)
fışüıćeqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla altına)
fışüıćeqoşın sıvışmak (onun için zorla altından)
fışüıćeqoten ötelenmek (onun için zorla altına)
fışüıćeqotın ötelenmek (onun için zorla altından)
fışüıćešelen karalamak (onun için zorla altına)
fışüıćešelın karalamak (onun için zorla altından)
fışüıćešenĺın kaymak (onun için zorla altından)
fışüıćešenthen kaymak (onun için zorla altına)
fışüıćesın oturmak (onun için zorla altından)
fışüıćestıćın yanmak (onun için zorla altından)
fışüıćestıhen yanmak (onun için zorla altına)
fışüıćeşün emmek (onun için zorla altından)
fışüıćeṫeṕun sökülmek (onun için zorla altından)
fışüıćeṫıshan oturmak (onun için zorla altına)
fışüıćewıçön durmak (onun için zorla altına)
fışüıćewıçüćın durmak (onun için zorla altından)
fışüıćewıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla altına)
fışüıćewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla altından)
fışüıćexećın koparmak (onun için zorla altından)
fışüıćezeğen kalmak (onun için zorla altına)
fışüıćezeşıhan usanmak (onun için zorla altına)
fışüıćezın düşmek (onun için zorla altından)
fışüıdeaben el atmak (onun için zorla araya)
fışüıdeabıćın ellemek (onun için zorla aradan)
fışüıdean ellemek (onun için zorla araya)
fışüıdebenen dalmak, saldırmak (onun için zorla araya)
fışüıdebıben uçmak (onun için zorla araya)
fışüıdebıcen dürtmek (onun için zorla araya)
fışüıdebın batmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeblen tutuşmak (onun için zorla araya)
fışüıdećın ayrılmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeçehın donmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeçerezın dönmek (onun için zorla aradan)
fışüıdeçöḣon sürünmek (onun için zorla araya)
fışüıdeçöḣun sürünmek (onun için zorla aradan)
fışüıdeğeğoĺhan yatırmak (onun için zorla araya)
fışüıdeğoĺhan yatmak (onun için zorla araya)
fışüıdehan girmek (onun için zorla araya)
fışüıdeḣohen olmak (onun için zorla araya)
fışüıdeḣućın olmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeḣuşütın fırlamak (onun için zorla aradan)
fışüıdeĺeden silmek (onun için zorla aradan)
fışüıdelelın sarkmak (onun için zorla araya)
fışüıdeĺetın sürümek (onun için zorla araya)
fışüıdeĺ'ıćın ölmek (onun için zorla aradan)
fışüıdeĺıçen koşmak arkasından beraber
fışüıdeĺın koymak (onun için zorla araya)
fışüıdeĺıqon gitmek beraber
fışüıdeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için zorla aradan)
fışüıdenen saymak (onun için zorla araya)
fışüıdepıcen kapmak (onun için zorla aradan)
fışüıdepĺehen aramak (onun için zorla araya)
fışüıdepĺen bakmak (onun için zorla araya)
fışüıdepĺın bakmak (onun için zorla aradan)
fışüıdepsen aydınlatmak (onun için zorla araya)
fışüıdepsın ışımak (onun için zorla aradan)
fışüıdepşıhan sürünerek girmek (onun için zorla araya)
fışüıdepşıyen götürmak beraber yukarıya
fışüıdeqoden kaybolmak (onun için zorla araya)
fışüıdeqodın kaybolmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeqon gitmek onun için
fışüıdeqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla araya)
fışüıdeqoşın sıvışmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeqoten ötelenmek (onun için zorla araya)
fışüıdeqotın ötelenmek (onun için zorla aradan)
fışüıdešelın karalamak (onun için zorla aradan)
fışüıdešenĺın kaymak (onun için zorla aradan)
fışüıdešenthen kaymak (onun için zorla araya)
fışüıdešentḣın kaymak (onun için zorla aradan)
fışüıdesın oturmak (onun için zorla aradan)
fışüıdestıćın yanmak (onun için zorla aradan)
fışüıdestıhen yanmak (onun için zorla araya)
fışüıdeṫeṫen akmak (onun için zorla araya)
fışüıdeṫeṫın akmak (onun için zorla aradan)
fışüıdetın durmak (onun için zorla aradan)
fışüıdeṫıshan oturmak (onun için zorla araya)
fışüıdeunćen iteklemek (onun için zorla araya)
fışüıdewıçön durmak (onun için zorla araya)
fışüıdewıçüćın durmak (onun için zorla aradan)
fışüıdewıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla araya)
fışüıdewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla aradan)
fışüıdezın düşmek (onun için zorla aradan)
fışüıgoaben el atmak (onun için zorla yanına)
fışüıgoabıćın ellemek (onun için zorla yanından)
fışüıgoan ellemek (onun için zorla yanına)
fışüıgobenen dalmak, saldırmak (onun için zorla yanına)
fışüıgoćın ayrılmak (onun için zorla yanından)
fışüıgoçöḣon sürünmek (onun için zorla yanına)
fışüıgoçöḣun sürünmek (onun için zorla yanından)
fışüıgohan girmek (onun için zorla yanına)
fışüıgoḣuşütın fırlamak (onun için zorla yanından)
fışüıgoĺeden silmek (onun için zorla yanından)
fışüıgoĺın koymak (onun için zorla yanına)
fışüıgopĺen bakmak (onun için zorla yanına)
fışüıgopĺın bakmak (onun için zorla yanından)
fışüıgoqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla yanından)
fışüıgoqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla yanına)
fışüıgoqotın ötelenmek (onun için zorla yanından)
fışüıgošenĺın kaymak (onun için zorla yanından)
fışüıgošenthen kaymak (onun için zorla yanına)
fışüıgošentḣın kaymak (onun için zorla yanından)
fışüıgosın oturmak (onun için zorla yanından)
fışüıgoṫıshan oturmak (onun için zorla yanına)
fışüıgowıçön durmak (onun için zorla yanına)
fışüıgowıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla yanına)
fışüıgowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla yanından)
fışüıgozın düşmek (onun için zorla yanından)
fışüıkoaben el atmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoabıćın ellemek (onun için zorla ardından)
fışüıkoan ellemek (onun için zorla ardına)
fışüıkobenen dalmak, saldırmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoćın ayrılmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoçehın donmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoçerezın dönmek (onun için zorla ardından)
fışüıkoçöḣon sürünmek (onun için zorla ardına)
fışüıkoçöḣun sürünmek (onun için zorla ardından)
fışüıkoḣuşütın fırlamak (onun için zorla ardından)
fışüıkojen kusmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoĺeden silmek (onun için zorla ardından)
fışüıkolelın sarkmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoĺın koymak (onun için zorla ardına)
fışüıkonen saymak (onun için zorla ardına)
fışüıkopıcen kapmak (onun için zorla ardından)
fışüıkopĺehen aramak (onun için zorla ardına)
fışüıkopĺen bakmak (onun için zorla ardına)
fışüıkopĺın bakmak (onun için zorla ardından)
fışüıkopsen aydınlatmak (onun için zorla ardına)
fışüıkopsın ışımak (onun için zorla ardından)
fışüıkopşıhan sürünerek girmek (onun için zorla ardına)
fışüıkopşıyen saklamak arkaya onun için
fışüıkoqoden kaybolmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoqodın kaybolmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoqoĺ'en koymak arkaya onun için
fışüıkoqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla ardına)
fışüıkoqoşın sıvışmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoqoten ötelenmek (onun için zorla ardına)
fışüıkoqotın ötelenmek (onun için zorla ardından)
fışüıkošenĺın kaymak (onun için zorla ardından)
fışüıkošenthen kaymak (onun için zorla ardına)
fışüıkošentḣın kaymak (onun için zorla ardından)
fışüıkosın oturmak (onun için zorla ardından)
fışüıkotın durmak (onun için zorla ardından)
fışüıkoṫıshan oturmak (onun için zorla ardına)
fışüıkowıçön durmak (onun için zorla ardına)
fışüıkowıçüćın durmak (onun için zorla ardından)
fışüıkowıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla ardına)
fışüıkowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla ardından)
fışüıkozeğen kalmak (onun için zorla ardına)
fışüıkozın düşmek (onun için zorla ardından)
fışüıĺetın fırlamak (onun için zorla)
fışüıĺ'ıćın silmek (onun için zorla)
fışüıĺın yatar durumda olmak (onun için zorla)
fışüıĺıtḣon yakalamak için el atmak (onun için zorla)
fışüıpeaben el atmak (onun için zorla önüne)
fışüıpeabıćın ellemek (onun için zorla önünden)
fışüıpean ellemek (onun için zorla önüne)
fışüıpebenen dalmak, saldırmak (onun için zorla önüne)
fışüıpećın ayrılmak (onun için zorla önünden)
fışüıpeçöḣon sürünmek (onun için zorla önüne)
fışüıpeçöḣun sürünmek (onun için zorla önünden)
fışüıpehan girmek (onun için zorla önüne)
fışüıpeḣuşütın kesmek onlar için ucundan
fışüıpeĺećehın silmek (onun için zorla önünden)
fışüıpenen saymak (onun için zorla önüne)
fışüıpeqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla önünden)
fışüıpeqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla önüne)
fışüıpeqoten ötelenmek (onun için zorla önüne)
fışüıpešenĺın kaymak (onun için zorla önünden)
fışüıpešenthen kaymak (onun için zorla önüne)
fışüıpesın oturmak (onun için zorla önünden)
fışüıpetın durmak (onun için zorla önünden)
fışüıpeṫıshan oturmak (onun için zorla önüne)
fışüıpewıçön durmak (onun için zorla önüne)
fışüıpewıçüćın durmak (onun için zorla önünden)
fışüıpewıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla önüne)
fışüıpewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla önünden)
fışüıpezın düşmek (onun için zorla önünden)
fışüıpıabıćın ellemek (onun için zorla ucundan)
fışüıpıan ellemek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıbenen dalmak, saldırmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıbıcen dürtmek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıçöḣon sürünmek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıçöḣun sürünmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpığoĺhan yatmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıhan girmek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıḣuşütın fırlamak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıjen kusmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıĺeden geçmek birbirine
fışüıpılelın sarkmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıĺetın fırlamak aniden
fışüıpıĺ'ıćın ölmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpıĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpınen saymak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıpĺehen aramak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıpĺen bakmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıpĺın bakmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıpşıhan sürünerek girmek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıqoşın sıvışmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıqoten ötelenmek (onun için zorla ucuna)
fışüıpıqotın ötelenmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpıqutın dökülmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpısen saplamak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıšenĺın kaymak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıšenthen kaymak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıšentḣın kaymak (onun için zorla ucundan)
fışüıpısın oturmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıstıhen yanmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpışıpehen ayıklamak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıṫeṕun sökülmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpıṫeṫen akmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıṫeṫın akmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıtın durmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıṫıshan oturmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıućın ses gelmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpıwıçön durmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıwıçüćın durmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpıxećın koparmak (onun için zorla ucundan)
fışüıpızeğen kalmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpızeşıhan usanmak (onun için zorla ucuna)
fışüıpızın düşmek (onun için zorla ucundan)
fışüıpĺen bakmak (onun için zorla)
fışüıpĺın bakmak (onun için zorla)
fışüıpşıhan sürünerek girmek (onun için zorla)
fışüıqon gitmek onun için
fışüıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla)
fışüıqoşın sıvışmak (onun için zorla)
fışüıqoten ötelenmek (onun için zorla)
fışüıqotın ötelenmek (onun için zorla)
fışüıšenthen kaymak (onun için zorla)
fışüısın oturmak (onun için zorla)
fışüıtéaben el atmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéabıćın ellemek (onun için zorla üstünden)
fışüıtéan ellemek (onun için zorla üstüne)
fışüıtébenen dalmak, saldırmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtébıben uçmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtébıcen dürtmek (onun için zorla üstüne)
fışüıtébın batmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéćın ayrılmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéçehın donmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéçerezın dönmek (onun için zorla üstünden)
fışüıtéçöḣun sürünmek (onun için zorla üstünden)
fışüıtéfen düşmek (onun için zorla üstüne)
fışüıtéğohen kurumak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéğoĺhan yatmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéhan girmek (onun için zorla üstüne)
fışüıtéḣućın olmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéḣuşütın fırlamak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéĺeden silmek (onun için zorla üstünden)
fışüıtélelın sarkmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéĺetın sürümek (onun için zorla üstüne)
fışüıtéĺhan sürümek (onun için zorla üstünden)
fışüıtéĺın koymak (onun için zorla üstüne)
fışüıténen saymak (onun için zorla üstüne)
fışüıtépćen vidalamak, çıkarmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtépıcen kapmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtépĺehen aramak (onun için zorla üstüne)
fışüıtépĺen bakmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtépĺın bakmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtépsen aydınlatmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtépsın ışımak (onun için zorla üstünden)
fışüıtépşıhan sürünerek girmek (onun için zorla üstüne)
fışüıtéqoden kaybolmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéqodın kaybolmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéqon galip gelmek onun için
fışüıtéqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéqoşın sıvışmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéqotın ötelenmek (onun için zorla üstünden)
fışüıtéšenĺın kaymak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéšenthen kaymak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéšentḣın kaymak (onun için zorla üstünden)
fışüıtésın oturmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéstıhen yanmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtétın durmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéṫıshan oturmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéunćen iteklemek (onun için zorla üstüne)
fışüıtéwehın bastırmak onun için üstünden
fışüıtéwıçön durmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéwıçüćın durmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtéwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla üstünden)
fışüıtéw'on çentiklemek (onun için zorla üstüne)
fışüıtézeğen kalmak (onun için zorla üstüne)
fışüıtézın düşmek (onun için zorla üstünden)
fışüıtın durmak (onun için zorla)
fışüıuĺın koymak (onun için zorla önünden)
fışüıušenĺın kaymak (onun için zorla önünden)
fışüıuwıçön durmak (onun için zorla önünden)
fışüıuwıçüćın durmak (onun için zorla önünden)
fışüıuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla önünden)
fışüıuwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla önünden)
fışüıwıçüćın durmak (onun için zorla)
fışüıwıpćen araştırmak,sormak onun için
fışüıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla)
fışüıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla)
fışüıw'on çentiklemek (onun için zorla)
fışüıxeaben el atmak (onun için zorla içine)
fışüıxeabıćın ellemek (onun için zorla içinden)
fışüıxean ellemek (onun için zorla içine)
fışüıxebenen dalmak, saldırmak (onun için zorla içine)
fışüıxebıben uçmak (onun için zorla içine)
fışüıxebıcen dürtmek (onun için zorla içine)
fışüıxebın batmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeblen tutuşmak (onun için zorla içine)
fışüıxećın ayrılmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeçehın donmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeçerezın dönmek (onun için zorla içinden)
fışüıxeçöḣon sürünmek (onun için zorla içine)
fışüıxeçöḣun sürünmek (onun için zorla içinden)
fışüıxeğoĺhan yatmak (onun için zorla içine)
fışüıxehan girmek (onun için zorla içine)
fışüıxeḣon artmak (onun için zorla içine)
fışüıxeḣuşütın fırlamak (onun için zorla içinden)
fışüıxejen kusmak (onun için zorla içine)
fışüıxeĺeden koşturmak altına
fışüıxelelın sarkmak (onun için zorla içine)
fışüıxeĺetın çıkarmak aniden altından
fışüıxeĺ'ıćın ölmek (onun için zorla içinden)
fışüıxeĺın koymak (onun için zorla içine)
fışüıxeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için zorla içinden)
fışüıxenen saymak (onun için zorla içine)
fışüıxepıcen kapmak (onun için zorla içinden)
fışüıxepĺehen aramak (onun için zorla içine)
fışüıxepĺen bakmak (onun için zorla içine)
fışüıxepĺın bakmak (onun için zorla içinden)
fışüıxepsen aydınlatmak (onun için zorla içine)
fışüıxepsın ışımak (onun için zorla içinden)
fışüıxepşıhan sürünerek girmek (onun için zorla içine)
fışüıxepşıyen çekmek hepinizi üstten
fışüıxeqoden kaybolmak (onun için zorla içine)
fışüıxeqodın kaybolmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeqoreyehın yuvarlanmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla içine)
fışüıxeqoşın sıvışmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeqoten ötelenmek (onun için zorla içine)
fışüıxešenĺın kaymak (onun için zorla içinden)
fışüıxešenthen kaymak (onun için zorla içine)
fışüıxešentḣın kaymak (onun için zorla içinden)
fışüıxesın oturmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeşıpehen ayıklamak (onun için zorla içine)
fışüıxetın durmak (onun için zorla içinden)
fışüıxeṫıshan oturmak (onun için zorla içine)
fışüıxewıçön durmak (onun için zorla içine)
fışüıxewıçüćın durmak (onun için zorla içinden)
fışüıxewıqoreyen yuvarlanmak (onun için zorla içine)
fışüıxewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için zorla içinden)
fışüıxezeğen kalmak (onun için zorla içine)
fışüızećeçöḣon sürünmek (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećeçöḣun sürünmek (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećefen düşmek (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećeğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećehan girmek (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećeĺeden silmek (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećeqon gitmek hepiniz beraber geriye
fışüızećeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećeqoşın sıvışmak (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećeqotın ötelenmek (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećequtın dökülmek (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızećewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla altına)
fışüızećexećın koparmak (onun için birbirinden zorla altından)
fışüızedeçöḣon sürünmek (onun için birbirine zorla araya)
fışüızedeçöḣun sürünmek (onun için birbirinden zorla aradan)
fışüızedeğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla araya)
fışüızedeĺeden silmek (onun için birbirinden zorla aradan)
fışüızedeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla aradan)
fışüızedeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla araya)
fışüızedewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla araya)
fışüızegoćın ayrılmak (onun için birbirinden zorla yanından)
fışüızegoçöḣon sürünmek (onun için birbirine zorla yanına)
fışüızegoçöḣun sürünmek (onun için birbirinden zorla yanından)
fışüızegoğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla yanına)
fışüızegoĺeden silmek (onun için birbirinden zorla yanından)
fışüızegoqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla yanından)
fışüızegoqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla yanına)
fışüızegotın durmak (onun için birbirinden zorla yanından)
fışüızegowıçön durmak (onun için birbirine zorla yanına)
fışüızegowıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla yanına)
fışüızekoğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekoğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızekohan girmek (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekoĺeden silmek (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızekoqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızekoqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekotın durmak (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızekoṫıshan oturmak (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekowıçön durmak (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekowıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla ardına)
fışüızekowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızekoxećın koparmak (onun için birbirinden zorla ardından)
fışüızeĺıqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla peşinden)
fışüızepeğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla önüne)
fışüızepeğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızepeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızepeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla önüne)
fışüızepewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla önüne)
fışüızepewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızepığeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla ucuna)
fışüızepığewıqoreyićın yuvarlamak (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıĺeden silmek (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla ucuna)
fışüızepıqoşın sıvışmak (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıqoten ötelenmek (onun için birbirine zorla ucuna)
fışüızepıqotın ötelenmek (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıšelın karalamak (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızepıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla ucuna)
fışüızepıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla ucundan)
fışüızerığeqoreyen kımıldatmak (onun için birbirine zorla)
fışüızerığewıqoreyićın tozutmak (onun için birbirine zorla)
fışüızerıĺeden görmek (onun için birbirine zorla)
fışüızerıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla)
fışüızerıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla)
fışüızerıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla)
fışüızerıxećın koparmak (onun için birbirinden zorla)
fışüızeşığeqoreyen yuvarlamak (onun için orada birbirine zorla)
fışüızeşığewıqoreyićın yuvarlamak (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızeşıḣuşütın kalkmak ayağa birdenbire
fışüızeşıĺeden silmek (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızeşıpşıhan sürünerek girmek (onun için orada birbirine zorla)
fışüızeşıqoreyehın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızeşıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine zorla)
fışüızeşıqoşın sıvışmak (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızeşıqoten ötelenmek (onun için orada birbirine zorla)
fışüızeşıwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızeşıxećın koparmak (onun için oradan birbirinden zorla)
fışüızetéan ellemek (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetébenen dalmak, saldırmak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéçöḣon sürünmek (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéçöḣun sürünmek (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızetéfehen yaymak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéfen düşmek (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéĺeden silmek (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızetéĺın koymak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızeténen saymak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetépćen vidalamak, çıkarmak (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızetépşıhan sürünerek girmek (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızetéqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéšenthen kaymak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéunćen iteklemek (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla üstüne)
fışüızetéwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızetéxećın koparmak (onun için birbirinden zorla üstünden)
fışüızeuğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla önünden)
fışüızeuğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızeunen saymak (onun için birbirine zorla önünden)
fışüızeuqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızeuqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla önünden)
fışüızeuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla önünden)
fışüızeuwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla önünden)
fışüızexebenen dalmak, saldırmak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexeçehın donmak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexeğeqoreyen yuvarlamak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexeğeqoreyin yuvarlamak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexeğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexeĺeden silmek (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexeĺın koymak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexenen saymak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexeqoten ötelenmek (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexeqotın ötelenmek (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexešenĺın kaymak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexešenthen kaymak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexešentḣın kaymak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexewıçön durmak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexewıçüćın durmak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine zorla içine)
fışüızexewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden zorla içinden)
fışüızexığeqoreyen yuvarlamak bir araya
fışüızexığewıqoreyićın yuvarlıyarak birbirinden ayırmak
fışüızexıqoreyen toparlama bir araya
fışüızexıwıqoreyen dağıtmak hepinizi yuvarlıyarak
fışüızexıwıqoreyićın yuvarlamak hepinizi karıştırarak
fışü'içöḣon emeklemek zorla içeriye
fışü'içöḣun emeklemek zorla dışarıya
fışü'iḣon kapatmak hepinizi altına
fışü'iḣuşütın kaçmak hepiniz altından zorla
fışü'iĺetın çıkmak altından hızla
fışü'iĺın karşı gelmek onun için
fışü'inen sıkıştırmak hepinizi altında
fışü'ipıcen sokmak zorla altına
fışü'išenĺın kaymak zorla dışarıya
fışü'išentḣın kazmak hepiniz altını
fışü'isın oturmak zorla içinde
fışü'itın kazımak altını
fışü'iṫıshan oturmak zorla hepiniz altına
fışü'iwıçön dikilmek hepiniz altında zorla
fışü'iwıçüćın çıkmak hepiniz altından zorla
fışü'iwıqoreyen yuvarlanmak zorla altına
fışü'iwıqoreyićın yuvarlanmak zorla altından
fışü'izeğen razı olmak hepiniz altında
fışü'izeşıhan sıkılmak hepiniz altında
fışü'izın atmak hepinizi altından
fıtéaben ellemek (onun için)
fıtéabeyen el uzatmak (üzerine, onun için)
fıtéabıćın ellemek (onun için üstünden)
fıtéan dokunmak (onun için)
fıtébeǵehen kalakalmak (üzerinde, onun için)
fıtébenen çullanmak (onun için)
fıtébenen taaruz etmek (onun için)
fıtébeneyen el uzatmak (üzerine, onun için)
fıtébıben abanmak (onun için)
fıtébıben uçmak (üstüne_onun için)
fıtébıbıćın uçarak kaçmak (üstünden_onun için)
fıtébıcen dürtmek (onun için üstüne)
fıtéćın ayrılmak (onun için üstünden)
fıtéçehın donmak (onun için üstünden)
fıtéçerezın dönmek (onun için üstünden)
fıtéçöḣon sürünmek (onun için üstüne)
fıtéçöḣun sürünmek (onun için üstünden)
fıtéfen düşmek (onun için üstüne)
fıtéfen sığmak (üstünde_onun için)
fıtéguıhan endişelenmek, üzerine titremek (onun için)
fıtégupşısıćın düşünmek (onun için üstünden)
fıtéguşıan konuşmak (konu hakkında _onun için)
fıtéguşüıhan sevinmek (onun için üstüne)
fıtéguşxohen morallenmek (onun için üstüne)
fıtéguşxon cesaretlenmek (onun için üstüne)
fıtéğen ağlamak (üzerine_onun için)
fıtéğepsexen rahatlamak (hırsını yerine getirmek)
fıtéğewıqoreyićın yuvarlamak (onun için üstünden)
fıtéğezen döndürmek (onun için üstüne)
fıtéğoǵen bağırmak (onun için üstüne)
fıtéğoşıćın yolunu kaybetmek (onun için)
fıtéğućın kurumak (üstünden_onun için)
fıtéhan hareket etmek, yola çıkmak (onun için)
fıtéḣopćen hiddetlenmek (ona)
fıtéḣuhan olabilmek, yetişmek (üstünde_onun için)
fıtéḣuşütın fırlamak (onun için üstünden)
fıtéjen kusmak (onun için üstüne)
fıtéjıhen kusmak (üstüne_onun için)
fıtéjüntxen tükürmek (onun için üstüne)
fıtéḱuwen bağırmak (birine_onun için)
fıtéĺećehın silmek (onun için üstünden)
fıtéĺećıhan silmek (üzerini_onun için)
fıtéĺeden yürümek (bir şeyin üstüne koşarak_onun için)
fıtélejıhan çalşmak (aşınırcasına bir şey için_onun için)
fıtélelen sarkmak (üstüne_onun için)
fıtélelın sarkmak (onun için üstüne)
fıtéĺerezen karşı karşıya kalmak (onun için)
fıtéĺetın fırlamak (üstünden_onun için)
fıtéĺ'ıćın ölmek (onun için üstünden)
fıtéĺın yatmak (üstünden_onun için)
fıténešehen gönlünü kaptırmak (onun için)
fıtéonteğon yük olmak (onun için)
fıtépćen atlamak (üstüne_onun için)
fıtépćen sıçramak (üstüne_onun için)
fıtépćın sıçramak (üstünden_onun için)
fıtépıcen batırmak (sivri bir şeyi üstüne_onun için)
fıtéṕınen kalakalmak (onun için üstüne)
fıtépĺehen aramak (onun için üstüne)
fıtépĺen bakmak (onun için üstüne)
fıtépĺın bakmak (onun için üstünden)
fıtépsefen rahatlamak (gönlünü_onun için)
fıtépseĺehen konuşmak, değinmek (onun için)
fıtépsen aydınlatmak (onun için üstüne)
fıtépşehın yorulmak ( onun için)
fıtépşen üflemek (onun için üstüne)
fıtépşıhan sürünerek girmek (onun için üstüne)
fıtépşıyen biri için efelenmek
fıtéqon galip gelmek (onun için)
fıtéqoreyehın yuvarlanmak (onun için üstünden)
fıtéqoreyen yuvarlanmak (onun için üstüne)
fıtéqoşen üşüşmek (onun için)
fıtéqoşın sıvışmak (onun için üstünden)
fıtéqoten kaymak (üstüne_onun için)
fıtéqoteyen kaymak (üstüne_onun için)
fıtéqotın kaymak (üstünden yana_onun için)
fıtéšenĺın kaymak (onun için üstünden)
fıtéšenthen kaymak (onun için üstüne)
fıtéšentḣın kaymak (onun için üstünden)
fıtésın oturmak (üstünde_onun için)
fıtéšıren fışkırmak (onun için üstüne)
fıtésısehen sallanmak (onun için üstüne)
fıtéstıćın yanmak (onun için üstünden)
fıtéstıhen yanmak (onun için üstüne)
fıtéşınehen endişelenmek, korkmak (onun için)
fıtéşıpehen ayıklamak (onun için üstüne)
fıtéştehen donmak (onun için üstüne)
fıtéterezen rastgelmek (onun için)
fıtétın durmak (üstünden_onun için)
fıtéṫıshan oturmak (üstüne_onun için)
fıtéunćen iteklemek (onun için üstüne)
fıtéw'an ebelemek, el sürmek (üstünden_onun için)
fıtéw'an tıklatmak (onun için)
fıtéwehen pataklamak (onun için)
fıtéwen çentiklemek (onun için üstüne)
fıtéwen vurmak, basmak (üstüne_onun için)
fıtéwıćıtehen utanmak (bir nedenden_onun için)
fıtéwıçön durmak (onun için üstüne)
fıtéwıçüćın durmak (onun için üstünden)
fıtéwıguşxohen cesaretlenmek (onun için)
fıtéwıjüntxen tükürmek (onun için üstüne)
fıtéwılewıhen yorulmak (onun için üstüne)
fıtéwıpḣohen traşlamak (onun için üstüne)
fıtéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için üstüne)
fıtéwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için üstünden)
fıtéwıśeon çiğnemek (onun için)
fıtéwıtınehen dövmek (onun için üstüne)
fıtézeqon gezinmek (onun için)
fıtézequhen ayaklamak (onun için)
fıtézeşıhan usanmak (onun için üstüne)
fıtézın düşmek (onun için üstünden)
fıuaben el atmak (onun için önünden)
fıubenen saldırmak (önüne_onun için)
fıubıben uçmak (önüne_onun için)
fıubıbıćın uçarak kaçmak (bir şeyin önünden_onun için)
fıubıcen dürtmek (onun için önünden)
fıubzeyehen yalamak (ağzını, dudaklarını_onun için)
fıubzeyen yalamak (önünü_onun için)
fıubzeyićın yalamak (onun için önünden)
fıućen dökmek (onun için önünden)
fıućın açılmak (onun için)
fıuçöḣon sürünmek (onun için önünden)
fıuçöḣun sürünmek (onun için önünden)
fıudıken donmak (onun için önünden)
fıufen sığmak (önüne_onun için)
fıuğoǵen bağırmak (onun için önünden)
fıuğohen kurumak (onun için önünden)
fıuhan uğramak (onun için)
fıuḣıjen askıntı olmak (önüne, onun için)
fıuḣuşütın fırlamak (bir şeyin önünden_onun için)
fıuĺećehın silmek (onun için önünden)
fıuĺećıhan silmek (ön kısımlarını_onun için)
fıuĺeden görünmek (habersiz öne yürümek_onun için)
fıulelen sarkmak (önüne, onun için)
fıuĺetın fırlamak (bir şeyin önünden_onun için)
fıuĺın olmak (önünde_onun için)
fıupćen atlamak (önüne_onun için)
fıupćen yapışmak (önüne_onun için)
fıupıcen batırmak (sivri bir şeyi önüne_onun için)
fıupĺehen aramak (onun için önünden)
fıupĺen bakmak (onun için önünden)
fıupĺın bakmak (onun için önünden)
fıupşehen yoğurmak (onun için önünden)
fıupşıhan sürünerek girmek (onun için önünden)
fıuqodıćın kaybolmak (onun için önünden)
fıuqodıhan kaybolmak (önünde yok olma, önünde_onun için)
fıuqoreyehen yuvarlanmak (önünde_onun için)
fıuqoreyehın yuvarlanmak (onun için önünden)
fıuqoreyen yuvarlanmak (onun için önünden)
fıuqoşıćın çekip gitmek (onun için)
fıuqoşın sıvışmak (onun için önünden)
fıuqoten kaymak (önüne_onun için)
fıuqotın çekilmek (ön taraftan biraz_onun için)
fıuqotın uzaklaşmak (onun için)
fıušenĺın kaymak (onun için önünden)
fıušenthen kaymak (onun için önünden)
fıusın oturmak (önünden_onun için)
fıusısehen sallanmak (onun için önünden)
fıustıćın yanmak (onun için önünden)
fıustıhan yanmak (önüne, onun için)
fıuşeşen fısıldamak (onun için)
fıuştıćın donmak (onun için önünden)
fıuştıhen donmak (onun için)
fıuşxıpšıćın gülücük (onun için)
fıutın durmak (önünde_onun için)
fıuṫırgon yuvarlanmak (önüne, onun için)
fıuṫıshan oturmak (önüne_onun için)
fıutqon yuvarlanmak (önüne, onun için)
fıuwçüćın öte durmak (önünden, onun için)
fıuwen vurmak (önüne_onun için)
fıuwıbğućın açmak (sonuna kadar_onun için)
fıuwıçön durmak (onun için önünden)
fıuwıçüćın durmak (onun için önünden)
fıuwıpćıhan kesmek (kenarlarını_onun için)
fıuwıpḣohen traşlamak (onun için önünden)
fıuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için önünden)
fıuwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için önünden)
fıuyen sıvamak (onun için önünden)
fıuzın düşmek (onun için önünden)
fıxeaben ellemek (ortasına_onun için)
fıxeabıćın tükürmek (önüne, onun için)
fıxean ellemek (içine_onun için)
fıxeazehın gözden geçirip düzeltmek (onun için)
fıxeazen müdahale etmek (onun için)
fıxebenen saldırmak (ortasına_onun için)
fıxebıben uçmak (ortasına_onun için)
fıxebıbıćın uçarak kaçmak (ortasından_onun için)
fıxebıbıhan kalabalığın içinde uçuşmak (onun için)
fıxebıcen bıçaklamak (onun için)
fıxebın batmak (içinde_onun için)
fıxebjentḣon cırmalamak (yüzüne saldırıp_onun için)
fıxeçehın donmak (onun için içinden)
fıxeçıyen uyuya kalmak (onun için)
fıxeçöḣon sürünmek (onun için içine)
fıxeçöḣun sürünmek (onun için içinden)
fıxeden tercih etmek (onun için)
fıxedeon kulak kabartmak (onun için)
fıxedıyihan içinde uyuşmak katılaşmak (onun için)
fıxefen düşmek (onun için içine)
fıxeguşıećın konuşmak (içinden, mırıldanarak_onun için)
fıxeguşıen sayıklamak, şuursuz konuşmak (onun için)
fıxeğehan girdirmek (onun için)
fıxeğeḣon katmak (onun için)
fıxeğohen kurumak (onun için içine)
fıxeğoĺhan yatmak (onun için içine)
fıxeğonlıćın kurumak (içinden yer yer_onun için)
fıxeğozen uzmanı olmak (onun için)
fıxeğuhan kurumak (onun için)
fıxehan girmek (içeri_onun için)
fıxeḣon artmak (onun için içine)
fıxeḣuşütın fırlamak (onun için içinden)
fıxejen kusmak (onun için içine)
fıxejöćen unutmak (takıntıyı bir an unutma_onun için)
fıxejöhen pişmek (içinde kaynayarak_onun için)
fıxejüntxen tükürmek (onun için içine)
fıxeḱuwıćın bağırmak (içeriden, aradan_onun için)
fıxeĺeden yürümek (bir şeyin içinene koşarak_onun için)
fıxeĺeḣohen aramak (bir şeyi aralarında_onun için)
fıxelejen çalışmak (içinde emeği geçmek_onun için)
fıxelelen sarkmak (önüne, onun için)
fıxelelın sarkmak (onun için içine)
fıxelentḣen çatlıyarak kıymık atmak (onun için)
fıxeĺetın fırlamak (ortasından_onun için)
fıxeĺ'ıćın ölmek (onun için içinden)
fıxeĺın koymak (onun için içine)
fıxeĺıtḣon yatar durumda olmak (onun için içinden)
fıxeorjörehen sayıklamak (onun için)
fıxepćen yapışmak (onun için)
fıxepehen bunalmak (bir olayda_onun için)
fıxeperezen uyuklamak (onun için)
fıxeṕestḣen kaşımak (onun için)
fıxepıcen batırmak (sivri bir şeyi içine_onun için)
fıxeṕıyihan içinde kazık gibi katılaşmak (onun için)
fıxepĺehen aramak (onun için içine)
fıxepĺen bakmak (onun için içine)
fıxepĺhan katmak (onun için)
fıxepĺın bakmak (onun için içinden)
fıxepsın ışımak (onun için içinden)
fıxepşen üflemek (onun için içine)
fıxepşın sürünerek arasından çıkarsınız
fıxeqoćen izi silinmek (onun için)
fıxeqoreyehın yuvarlanmak (onun için içinden)
fıxeqoreyen yuvarlanmak (onun için içine)
fıxeqoşen sızmak (aralarına_onun için)
fıxeqoşın sıvışmak (onun için içinden)
fıxeqoten kaymak (ortasına_onun için)
fıxeqotın ötelenmek (onun için içinden)
fıxešenĺın kaymak (onun için içinden)
fıxešenthen kaymak (onun için içine)
fıxesın oturmak (ortasından_onun için)
fıxeşetıćın iç çekmek (onun için)
fıxeşeućın oflamak (onun için)
fıxeşıpehen ayıklamak (onun için içine)
fıxeştehen donmak (onun için içine)
fıxeşühan çürümek (onun için içine)
fıxeşütırıćın tekme atmak (onun için)
fıxetḣıćın sefasını sürmek (onun için)
fıxetın durmak (onun için içinden)
fıxeṫırgon dürtmek (içine_onun için)
fıxeṫıshan nüfuz etmek (onun için)
fıxew'an çentik atmak (onun için)
fıxewehen dövmek (ortasını yer yer_onun için)
fıxewehın onun için rasgele vurmak
fıxewen batmak (onun için)
fıxewıçön durmak (onun için içine)
fıxewıçüćın durmak (onun için içinden)
fıxewıkon hata etmek (onun için)
fıxewılewehen emeği geçmek (onun için)
fıxewıneḣon mahvolmak (bir nedenle_onun için)
fıxewıqoreyen yuvarlanmak (onun için içine)
fıxewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için içinden)
fıxewıšınıhan ıslanmak (onun için içine)
fıxewışörećen devrilmek (onun için içine)
fıxewkon hata etmek (onun için)
fıxew'on çentiklemek (onun için içine)
fıxezın düşmek (onun için içinden)
fızeabećın elini arkaya atmak (onun için)
fızećeblen tutuşmak (onun için)
fızećećın ayrılmak (altından_onun için)
fızećeçöḣon sürünmek (onun için birbirine altına)
fızećeçöḣun sürünmek (onun için birbirinden altından)
fızećefen düşmek (onun için birbirine altına)
fızećekırken titreşmek (onun için)
fızećeĺeden silmek (onun için birbirinden altından)
fızećenen tutuşmak (onun için)
fızećeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden altından)
fızećeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine altına)
fızećerıçen çekilmek (koşarak geriye_onun için)
fızećerıqon gerilemek (onun için)
fızećešelen karalamak (onun için birbirine altına)
fızećesısıhen sarsılmak (onun için)
fızećewıçön durmak (onun için birbirine altına)
fızećewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine altına)
fızećewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden altından)
fızedeçın koparmak (onun için birbirinden aradan)
fızedeçöḣon sürünmek (onun için birbirine araya)
fızedeçöḣun sürünmek (onun için birbirinden aradan)
fızedeḣuşütın fırlamak (birbirinden aradan, onun için)
fızedeĺeden silmek (onun için birbirinden aradan)
fızedenen kalmak (arasında_onun için)
fızedeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden aradan)
fızedeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine araya)
fızedewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine araya)
fızedewıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden aradan)
fızeezın düşüp dağılmak (onun için)
fızegohan ortak olmak (onun için)
fızegoĺeden silmek (onun için birbirinden yanından)
fızegoĺetın çatlamak (hırsından_onun için)
fızegoqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden yanından)
fızegoqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine yanına)
fızegošenĺın kaymak (onun için birbirinden yanından)
fızegotın durmak (yanyana_onun için)
fızegowıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine yanına)
fızegowıqoreyićın yuvarlanmak (onun için birbirinden yanından)
fızegozın düşmek (onun için birbirinden yanından)
fızekoaben ellemek (kendi iç veya arka cebine_onun için)
fızekoĺeden silmek (onun için birbirinden ardından)
fızekoĺın sırtını vermek (yan yana_onun için)
fızekoqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden ardından)
fızekoqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine ardına)
fızekosın oturmak (yan yana_onun için)
fızekowıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine ardına)
fızeĺıqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden peşinden)
fızeĺış'ıćın yapmak (onun için birbirinden peşinden)
fızen süzmek (onun için)
fızepeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden önünden)
fızepıçöḣon sürünmek (onun için birbirine ucuna)
fızepıçöḣun sürünmek (onun için birbirinden ucundan)
fızepıfen düşmek (onun için birbirine ucuna)
fızepıĺeden silmek (onun için birbirinden ucundan)
fızepılelın sarkmak (onun için birbirine ucuna)
fızepıqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden ucundan)
fızepıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine ucuna)
fızepıqoşın sıvışmak (onun için birbirinden ucundan)
fızepıqoten ötelenmek (onun için birbirine ucuna)
fızepıqotın ötelenmek (onun için birbirinden ucundan)
fızepıutın durmak (saf vaziyete bir diğerinin önünde_onun için)
fızepıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine ucuna)
fızepızın düşmek (onun için birbirinden ucundan)
fızepĺećın bakmak (geriye_onun için)
fızepxırıpĺın bakmak (saydam bir şeyin içimden karşıya_onun için)
fızeqoćın azmak (onun için)
fızéqon dolaşmak (onun için)
fızeqošıĺın olmak (iç içe_onun için)
fızerıĺeden görmek (onun için birbirine)
fızerıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine)
fızerıwıçön içiçe geçmek (onun için)
fızerıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine)
fızeşıĺeden silmek (onun için oradan birbirinden)
fızeşıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fızeşıwıqoreyen yuvarlanmak (onun için orada birbirine)
fızeşü'enen takılmak (birbirine_onun için)
fızeşü'ewen düşmek (takılıp_onun için)
fızetéçöḣun sürünmek (onun için birbirinden üstünden)
fızetéğohen kurumak (onun için birbirine üstüne)
fızetéĺeden silmek (onun için birbirinden üstünden)
fızetéĺın olmak (bir birinin üstünde_onun için)
fızeténen takılıp kalmak (onun için)
fızetéqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden üstünden)
fızetéqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine üstüne)
fızetéšenĺın kaymak (onun için birbirinden üstünden)
fızetéšenthen kaymak (onun için birbirine üstüne)
fızetéšentḣın kaymak (onun için birbirinden üstünden)
fızetésın oturmak (onun için birbirinden üstünden)
fızetéştehen donmak (onun için birbirine üstüne)
fızetéwıçön durmak (onun için birbirine üstüne)
fızetéwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine üstüne)
fızeunen susmak, ağlamayı kesmek (onun için)
fızeupćen bunalma, daralmak (onun için)
fızeuqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden önünden)
fızeuqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine önünden)
fızeuwıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine önünden)
fızewećın arkadan gelene silah sıkmak (onun için)
fızexeçerezın dönmek (onun için birbirinden içinden)
fızexeçöḣon sürünmek (onun için birbirine içine)
fızexehan karışmak (bir birine_onun için)
fızexejen kusmak (onun için birbirine içine)
fızexejöhen haşlanmak (onun için)
fızexekırken sallanmak, yıkılacakmış gibi sallanmak (onun için)
fızexeĺeden silmek (onun için birbirinden içinden)
fızexelelen sarkmak (birbirine_onun için)
fızexelelın sarkmak (onun için birbirine içine)
fızexeĺın iç içe olma, yatmak (onun için)
fızexepćen yapışmak (bir birine_onun için)
fızexeqoreyehın yuvarlanmak (onun için birbirinden içinden)
fızexeqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine içine)
fızexewıqoreyen yuvarlanmak (onun için birbirine içine)
fızeźećın altını üstüne getirmek (onun için)
fızéźıxın pat diye oturtuvermek (onun için)
fiaben elini sokmak (onun için)
fiabıćın içeriden dışarı elini uzatmak (onun için)
fiabın ellemek (onun için)
fian kaldırmak (onun için)
fibenen doluşmak (onun için)
fibeneyen uçmak (onun için)
fibıben uçmak (içine_onun için)
fibıbıćın uçarak kaçmak (içinden_onun için)
fibıcen dürtmek (içine_onun için)
fiblen makaslamak (onun için)
fibzeyen içini yalamak (onun için)
ficın eğirmek
fićın çıkmak (içinden_onun için)
fiçehın dökmek (onun için)
fiçerezın kazımak (onun için)
fiçöḣoćın örselenmek (onun için)
fiçöḣon sürünerek girmek (onun için)
fiçöḣun kaymak (içinden_onun için)
fidézeqon davranmak
fifen rastgelmek
fiğoǵen yatmak (onun için)
fiğohen kurumak (içine_onun için)
fiğoĺhan yatmak (içine_onun için)
fiğućın içerde kurumak (teslimiyetle)
fiğusen eşlik etmek (onun için)
fiğuthan içine işemek (onun için)
fihan girmek (içeri_onun için)
fiḣohen planlamak (onun için)
fiḣon doldurmak (onun için)
fiḣućın olayın içeride olması (onun için)
fiḣuhan içinde otlanma, olayın içeride olması (onun için)
fiḣumen barındırmak
fiḣuşütın fırlamak (içeriden_onun için)
fijen kusmak (üstüne_onun için)
fijüćın buharlaşmak (kaynayıp_onun için)
fijüntxen tepelemek (onun için)
fiĺećıhan silmek (içini_onun için)
fiĺeden yürümek (bir şeyin içine_onun için)
filelen sarkmak (içine_onun için)
filelın sarkmak (içinden_onun için)
fiĺesın yıkayarak süzmek
fiĺetın fırlamak (içinden_onun için)
fiĺ'ıćın içine işemek (onun için)
filın dağlamak (ateşin bir yeri_onun için)
fiĺın karşı durmak, sinirlemek
finen saplanmak (içine_onun için)
fipćen atlamak (içine_onun için)
fipćın devirmek (onun için)
fipıcen batırmak (sivri bir şeyi içine_onun için)
fipıhan bunalmak (onun için)
fipĺehan bakmak (içerideyken kolaçan etmek_onun için)
fipĺen bakmak (dıştan içe_onun için, içine_onun için)
fipĺın bakmak (içten dışa_onun için, içine_onun için)
fipsın ışımak (içeriden dışarıya ışık vermek_onun için)
fipşen üfürmek (içeriye_onun için)
fipşıhan sürünerek girmek (içine_onun için)
fiqodıćın yitmek (içinden_onun için)
fiqoreyen yuvarlanmak (içine_onun için)
fiqoşen sessizce girmek (onun için)
fiqoşın sıvışmak, sürünerek çıkmak (onun için)
fiqoten ilerlemek (içine_onun için)
fiqotıćın ilerlemek (içeriden dışarıya_onun için)
fiqotın öte gitmek (onun için)
fišenĺın kaymak (onun için)
fišenthen kaymak (onun için)
fišentḣın kaymak (onun için)
fisın kalmak, ikamet etmek (içine_onun için)
fisısehen sallanmak (içinde_onun için)
fistıćın yanıp kül olmak (için için)
fistıhen yanmak (onun için)
fişıpehen ayıklamak (onun için)
fiştıćın donmak (içine_onun için)
fişüćın yolmak (onun için)
fişxıćın yemek (bir şeyi içini_onun için)
fitéaben onun için el etmek
fitéan unun uçun el koymak
fitébenen onun için saldırma
fitéćın onun için üsten çıkmak
fitéğeğoĺhan onun için yatırmak
fitéğezeğen onun için yerinde tutmak
fitéḣuşütın onun için üstten tüymek
fitekohen har vurup harman savurarak, müsrifçe (onun için)
fitéĺeden onun için ortaya fırlamak
fitéĺın onun için üstte yatmak
fitépćen onun için tekmelemek
fitépfin onun için üstten bakmak
fitétın onun için üstte durmak
fiṫeṫın akmak (dışarıya doğru_onun için)
fitéunćen onun için bastırmak
fitéw'an onun uçun çekiçlemek
fitéwehen onun için tartaklamak
fitéwen onun için baskın yapmak
fitéwıçön onun için basmak
fitézeğen onun için razı olmak
fitın elinde olmak
fiṫırgon dürtmek (içine onun için)
fiṫıshan binmek (onun için)
fiṫısıćın oturmak (onun için)
fiwen vurmak (içine_onun için)
fiwıçön durmak (içine_onun için)
fiwıçüćın içeriden dışarıya durmak (onun için)
fiwıçün durmak
fiwıḣumen korumak (onun için)
fiwıjüntxen içine tükürmek (onun için)
fiwıqoreyen yuvarlanmak (onun için)
fiwıqoreyićın yuvarlanmak (onun için)
fizeğen kalmak, durmak (uslu_onun için)
fizın düşmek (içinden_onun için)
goaben ellemek (yanına)
goabıćın el atmak (yanından)
goan dokunmak (yanına)
gobenen ellemek (yanına, böğrüne)
gobıben uçmak (yanına, böğrüne)
gobıbıćın uçmak (yanından, böğründen)
gobıcen uçmak (yanından, böğründen)
gobzeyen yalamak (yanını, böğrünü)
gobzeyićın yalamak (yanından)
goćen dökmek (yanına)
goćıćın koparmak (yanından)
goćın ayrılmak (kenarından)
goçehın donmak (yanından)
goçerezıćın dönerek çıkmak (yanından)
goçerezıhan dönerek girme
goçerezın dönmek (yanından)
goçexın
goçöḣoćın ötelenmek
goçöḣon sürünmek (yanına)
goçöḣun sürünmek (yanından)
godıken donmak (yanına)
gofen düşmek (yanına)
gofen sığmak (yanına)
goğoǵen bağırmak (yanına)
goğoĺhan yatmak (yanına)
goğućın yanından kurumak
goğuthan işemek (yanına)
gohan yaklaşmak (yanına)
goḣohen olmak (yanına)
goḣon artmak (yanına)
goḣuhan yanında olmak
goḣuşütın fırlamak (yanından)
gojen kusmak (yanına)
gojüntxen tükürmek (yanına)
goĺećehın silmek (yanından)
goĺeden hızla yanaşmak (yanına)
golejen aşınmak
golejıhan yanından eskimek
golelen sarkmak (yanından,böğründen)
golelın sarkmak (yanına)
golentḣın kıymıklanmak (yanından,böğründen)
goĺesın yıkayarak süzmek
goĺetın sürümek (yanına)
goĺ'ıćın ölmek (yanından)
golığon tütsülemek
goĺın yatmak (yanında)
goĺıtḣon yatar durumda olmak (yanından)
gonen kalmak (birinin yanında)
gopćen atlamak (yanına)
gopıcen batırmak (sivri bir şeyi yanına)
goṕınen kalakalmak (yanına)
gopĺehen aramak (yanına)
gopĺen bakmak (yanına)
gopĺıhan gözle taramak (yanına)
gopĺın bakmak (yanından)
gopsen aydınlatmak (yanına)
gopśen atmak, sıvazlamak (balçığı bir şeyin kenarına)
gopşıhan sürünerek girmek (yanına)
gopşın ayırmak (yanından)
goqoden kaybolmak (yanına)
goqodıćın kaybolmak (yanından)
goqodın kaybolmak (yanından)
goqoreyehın yuvarlanmak (yanından)
goqoreyen yuvarlanmak (yanına)
goqoten ilerlemek
gošen pislemek (yanına)
gošenĺın kaymak (yanından)
gošenthen kaymak (yanına)
gošentḣın kaymak (yanından)
gosın oturmak (yanında)
gošıren fışkırmak (yanına)
gostıćın yanmak (yanından)
gostıhen yanmak (yanına)
goştehen donmak (yanına)
goştıćın donmak (yanından)
goştıhan yanında donmak
goşüćın çürümek (yanından)
goşühan çürümek (yanına)
goşxen yağmak (yanına)
goşxen yamayı yapıştırmak (yanına)
gotekun atmak (yanından)
goṫeṕućın sökülmek (yanından)
goṫeṕun sökülmek (yanından)
goṫeṫen akmak (yanına)
goṫeṫın akmak (yanından)
gotḣın kopartmak (yanından)
gotḣon saldırmak ( elle)
gotın durmak (yanından)
goṫırgon dürtmek (yanından,böğründen)
goṫısıćın dışa oturmak (yanından,böğründen)
goṫqon damlamak (yanına)
gounćen iteklemek (yanına)
gow'an çentik atmak (yanından,böğründen)
gowen dokunmak , zararı gelmek
gowıçön durmak (yanına)
gowıçüćın durmak (yanından)
gowıçün durmak
gowıjüntxen tükürmek (yanına)
gowılewıhen yorulmak (yanına)
gowın ipliği geçirmek (yanından)
gowıpsıhan yontmak (yanına)
gowıqoreyen yuvarlanmak (yanına)
gowıqoreyićın yuvarlanmak (yanından)
gowıšınıhan ıslanmak (yanına)
gowışörećen devrilmek (yanına)
gowışörećın devrilmek (yanından)
gowıtısen pülverize etmek (yanına)
gow'on çentiklemek (yanına)
gozeşıhan usanmak (yanına)
gozın düşmek (yanından)
gubjın sinirlenmek
ğeperezen sersemletmek
jedewen ağzına tıkmak
jexebenen saldırmak
jexehan saldırmak, yönelmek
jexeĺeden saldırmak, yönelmek
jexepĺen göz göze gelmek
jexepsen yüzüne ışının çarpması
jexetḣon saldırmak (yüzüne)
jexewen vurmak (yüzüne)
kaaćećın ellerinden kaçma
kadeqon gelmek (beraberinde)
keaben el atmak
kéabexın ellemek (birisinin yukarıdan aşağıya)
keabıćın ellemek
kéabıćın geriye dönüp el atma
kéabın ellenmek (onun bu tarafa)
kéan tesir etmek, etkilemek
kébećın artmak (bir yöne daha fazla)
kebeǵın kabarmak
kébekon atlamak (beri tarafa)
kebenen ulaşmaya çalışmak,hücum etmek
kébenın birisiyle güreşmek
kébıbećın fır dönmek
kébıbexın uçarak inmek
kebıbın uçarak gelmek
kebleğen yakınlaşmak, zamanın yaklaşması
kébleğen davet
kebzen makaslamak
kecen çağrılmak (birisi tarafından)
kećen çağrılmak
kécen çağırmak
kécen davet etmek
kećesen gecikmek
kećezezın titremek
kećıhan uzanmak
kećın çimlenmek
kećısen filiz vermek
kéçebzexın dökülürcesine yağmak
kéçećın fır dönmek
keçeçen gaklamak
keçefın neşelenmek
kéçeĺ'en yaklaşmak (koşarak bu tarafa)
keçen koşmak (bulunulan yere)
kéçereğoćın ekseninde dönmek
keçerezın dönmek
kéçexın hızla inmek (koşarak)
kéçexın kaymak (aşağıya doğru)
kéçıyexın uykuya dalma, şekerleme yapma
kéçöḣoćın etrefında yürünerek dolaşmak
keçöḣon sürünmek
keçöḣun sürünmek
kédéazećın yardımcı olmak
kédećın dikmek (etrafına)
kéden dikiş dikmek
kédewen davacı olmak
kedexen güzelleşmek
kédırǵın söz (laf) çarptırmak
kefeben ısınmak
kéfećın döndürmek, çevirmek
kefen düşmek (bu tarafa)
keferzen dönmek
kéfexın düşmek (yukarıdan)
keǵırzın titriyerek sallanmak
kegoşen dağıtmak
kégubşısın birisinin bir konuda düşünmesi
keguğen umutlanmak (birisinin)
kegumećın zahmet etmek (birisinin)
kegupşısın kafa yormak (bir şey için)
keguşıan konuşmak
keguşıen konuşmak
keguşxon cesaretlenmek
keguzejön gecikmek
keğeçın akıtmak
kéğeḣuĺ'en yetiştirmek (vaktinde)
keğın ağlamak
keğoǵen bağırmak
kéğoĺexın çökmek (bulutlanarak her tarafın kararması)
keğoyen toplamak
keğuthan bu tarafa işemek
keḣıyen canlanmak
kéḣopsen imrenmek (buna)
keḣun doğmak
keḣun meydana gelmek
kéıxın sarkmak, çökmek (aşağıya doğru)
kéjen harekete geçmek
kejıkun geğirmek
kejın kusma
kejön kaynamak
keḱiy hıçkırık
kekoreĺen fokurdamak
kékudıyin asılmak (kendine doğru)
kékudiyexın çekmek (aşağı)
kekun osurmak
kekun yellenmek
kelebın nemlenmek
keĺeğon gözükmek
keĺeğon görünmek
kélelexın sarkmak (aşağıya)
kelenlen gevşemek
keĺeon yalvarma
kéĺeqonın koşarak gelmek
keĺeten fırlamak (bu yöne)
kelıdın parıldamak
kélın artmak
kéĺ'ıxın kendini salma, canlılığını kaybetme
kemećen azalmak
kemećen kıtlaşmak
kemıĺeğon görünmemek
kenefen aydınlanma, ortaya çıkmak
kenefın ışıldamak
kenefın aydınlanmak
keneḣen ayılmak
keneḣen dirilmek
kenen kalmak
kenešen canı istemek
kénešın canı çekmek (buna)
kénṫewın toslamak (onun buna)
kéoćın çıtlatmak
keorjörın çene çalmak
kepćen vidalamak, çıkarmak
kepćenṫen zıplamak ( bu tarafa)
képerezexın düşmek (sersemlenmek aşağıya doğru)
keperten dökülmeye, hareketlenmeye başlamak
kepḣenćen süpüttürmük
kepıcen kapmak
kepĺen oraya bakmaya gitmek
kepĺın ısınmak
képĺın bakılmak
keṕonćın fokurdamak
kepsın ışımak
képsın hapşırmak
képsın tıksırmak
képşen esmek
kepşın sürünerek gelmek
képşquṫućın çıkarmak (bir şeyi veya sesi dışarıya seri bir şekilde)
kepşten kabarma,şişme
kéqoćın dolaşmak (o taraftan)
kéqoćın dönmek (etrafında)
keqodın kaybolmak
kéqoĺ'en gelmek (yanına)
keqon gelmek
kéqoreyexın yuvarlanmak (üzerinden)
kéqoşeĺ'en yaklaşmak, yanaşmak (bu yöne)
keqoşın sıvışmak
kéqoşın usulca çıkmak (alttan)
keqoten yanaşmak
kerehatın rahatlamak
késemerkewın birisinin şaka yapması
késen dadanmak
kéšenĺećın etrafında dolanmak
kešenĺın kaymak
kešenthen kaymak
kešentḣen kaymak
kéšıreyen sürtükçek (gezme)
kesısın sallanmak
kesmecen hastalanmak
keşeben yumuşamak
keşhafın farklılaşmak
keşhaĺen başaklanmak
keşınen korkuya kapılmak
keşıpken gerçekleşmek
keşön oynamak
keştın donmak
keşxen yemek yemek (gelmeden önceki yerde)
kéşxın yağmak
keşxıpšın gülümsemek
ketecın ayağa kalkmak
ketecın uyanmak
kétekoxın dökülmek
keṫeṕun sökülmek
ketḣon saldırmak
kétḣon saldırılmak (elle kendisine)
kétığon çalmak, aşırmak
ketın gittiği yerden hala dönmemek
kéṫısećın etrafında oturmak
keṫısın oturmak
ketxıtxın irkilmek
ketxıwen ürpermek
keunćen iteklemek
kéunćın geriye itmek
kéweĺ'en çarpılma, etkilenmek (birşeyden)
kéwen vurmak için birşey atılması
kéwexın kaymak (aşağı)
kéwıbzen birisinin yağ çekmesi
kéwıçöćın etrafını sarmak
kéwıçöĺ'en yanaştırmak
kewıçün durmak
kewıgoşen pay etmek
kewığoyen toplamak
kewıjüntxen birisinin tükürmesi
kewıkoreĺen kaynamak
kéwılelexın aşağıya sarkmak
kewılerećın devirilmek
kewıṕo'on ditmek
kéwıpsıhan
kéwıqoreyexın aşağıya düşmek
kewıqoreyin devrilmek
kewışḣonṫın yeşermek
kewışḣoreśın tüyleri diken diken olmak
kewışın uyanmak
kewışüınćın kararmak (havanın gurub vakti)
kewıtısen pülverize etmek
kewıtxınźen bu tarafa elemek
kewıxın bitirmek
kewızın ağrımak
kéwızın sancılanmak
kéxın inmek
ḱéxın inmek
keyen
kezeğen kalmak
kézeğın yakışmak
kezejün daralmak
kıaćenen elinde kalmak (bir şeyin)
kıapıćın elinden kaçmak
kıapınen elinde takılı kalmak (bir şeyin)
kıapızın düşürmek (elinden)
kıćeaben ellemek (altına)
kıćeabeyen aşağıya doğru el atma
kıćeabıćın ellemek (bu taraftan altından)
kıćeabın ellemek (bu taraftan altından)
kıćean ellemek (bu tarafa altına)
kıćebenen saldırmak (altına)
kıćebeneyen
kıćebenın
kıćebıben uçmak (altına)
kıćebıbıćın uçarak kaçmak (altından)
kıćebıcen dürtmek (altına)
kıćebın batmak (bu taraftan altından)
kıćeblen tutuşmak
kıćebzebzın aşağıdan kaynamak (Su için)
kıćećen altına dökmek, altında yetişmek
kıćećın çıkmak (altından)
kıćeçehın donmak (bu taraftan altından)
kıćeçerezın dönmek (bu taraftan altından)
kıćeçöḣon sürünmek (bu tarafa altına)
kıćeçöḣun sürünmek (bu taraftan altından)
kıćedeućın çaktırmadan dinlemek
kıćefen düşmek (bu tarafa altına)
kıćehan girmek (bu tarafa altına)
kıćeḣohen olmak (bu tarafa altına)
kıćeḣon artmak (bu tarafa altına)
kıćeḣopsın imrenmek (bu taraftan altından)
kıćeḣućın olmak (bu taraftan altından)
kıćeḣuhan yetişmek, altında bitmek
kıceḣuşütın fırlamak (altından)
kıćeḣuşütın fırlamak (altından)
kıćejen kusmak (bu tarafa altına)
kıćejöhen kaynayarak pişmek (altında)
kıćeḱon tepelemek (bu tarafa altına)
kıćeĺećehın
kıćeĺećıhan silmek (alt kısmını)
kıćeĺeden kaçmak (altına)
kıćeĺejen koşmak (peşinden)
kıćelelen sarkmak (altına)
kıćeĺetın fırlamak (altından)
kıćeĺeun rica etmek
kıćeĺıcen fırlamak (bu taraftan altından)
kıćeĺ'ıćın ölmek (bu taraftan altından)
kıćeĺıçen koşmak (arkasından)
kıćelıdıćın parıldamak (bir şeyin altından)
kıćeĺıqon gelmek (peşi sıra)
kıćeĺırızın altından düşmek
kıćeĺıtḣon yakalamaya çalışmak (bir kimsenin peşinden)
kıćeĺıwen kurşun atmak (arkasından)
kıćenešın ummak (bir kimsenin arkasından)
kıćenešın ummak (bir kimsenin arkasından)
kıćepćen yapışmak (altına)
kıćepıcen batırmak (sivri bir şeyi altına)
kıćeṕınen kalakalmak (bu tarafa altına)
kıćepĺen bakmak (bu tarafa altına)
kıćepĺın bakmak (bu taraftan altından)
kıćepsen aydınlatmak (bu tarafa altına)
kıćepsın ışımak (bu taraftan altından)
kıćepşen üflemek (bu tarafa altına)
kıćepşın sürünerek çıkmak (altından )
kıćeqoden kaybolmak (bu tarafa altına)
kıćeqon kalmak (ettiği yanında)
kıćeqoreyehın yuvarlanmak (bu taraftan altından)
kıćeqoreyen yuvarlanmak (bu tarafa altına)
kıćeqoşın sıvışmak (bu taraftan altından)
kıćeqoten ötelenmek (bu tarafa altına)
kıćeqotın çıkmak (altından)
kıćerıbenen
kıćerıbıben
kıćerıćın ayrılmak
kıćerıfen sığmak (yanına)
kıćerığezın düşürmek (kenarından)
kıćerığoĺhan yatmak (yanına)
kıćerığuthan
kıćerıhan yanaşmak (yanına)
kıćerıḣuşütın altından fırlamak
kıćerıĺeden yanaşmak (bir şeyin yanına koşarak)
kıćerılelen
kıćerıĺetın fırlamak (bir şeyin yanından)
kıćerıpćen
kıćerıpşıhan sokulmak (bir yere, bir şeye)
kıćerıqoşın
kıćerıqotın ayrılmak (kenarında öteye)
kıćerıšenĺın içinden kaymak
kıćerıšenthen
kıćerıšentḣın
kıćerışın çekip yanından ayırmak
kıćerıṫıshan oturmak (yanına)
kıćerıwıçön durmak (yanında)
kıćerızın düşmek (yanından)
kıćesen saplamak (bu tarafa altına)
kıćešenthen kaymak (bu tarafa altına)
kıćesın oturmak (altından)
kıćestıhen yanmak (bu tarafa altına)
kıćeşın çıkarmak (bu taraftan altından)
kıćeşıpehen ayıklamak (bu tarafa altına)
kıćeşxıpšın gülümsemek (bu taraftan altından)
kıćetecen ayağa kalkmak (bir şeyin altından)
kıćeṫecen ayaklanmak
kıćeṫeṕun sökülmek (bu taraftan altından)
kıćeṫeṫen akmak (bu tarafa altına)
kıćetḣon doldurmak (altını, etrafını)
kıćeṫıqon
kıćeṫırgon vurmak (altından )
kıćeṫıshan oturmak (bu tarafa altına)
kıćeṫısıćın çökelmek
kıćetqun damlamak (altından)
kıćeućın ses gelmek (bu taraftan altından)
kıćewen batmak (bu tarafa altına)
kıćewıćın atış etmek (bu taraftan altından)
kıćewıçön durmak (bu tarafa altına)
kıćewıçüćın durmak (bu taraftan altından)
kıćewıjüntxen tükürmek (bu tarafa altına)
kıćewın ipliği geçirmek (bu taraftan altından)
kıćewıpḣıhan traşlamak (altlarını)
kıćewıqoreyen yuvarlanmak (bu tarafa altına)
kıćewıqoreyićın yuvarlanmak (bu taraftan altından)
kıćew'on çentiklemek (bu tarafa altına)
kıćezeğen kalmak (bu tarafa altına)
kıćezeşıhan usanmak (bu tarafa altına)
kıdeaben ellemek (arasına)
kıdeabeyen yukarı el uzatmak
kıdeabıćın el atmak (aradan, yana)
kıdean dokunmak (arasına)
kıdéan desteklemek
kıdeapekun yardım edilme
kıdeatıćın kaldırmak (yardım ederek)
kıdéazećın yardımcı olmak
kıdebćen atlamak (içeriye)
kıdebćın atlamak (dışarıya)
kıdebćıyen sıçramak (yukarıya)
kıdébećın arttırmak (nispi oranı)
kıdebenen dalmak, saldırmak (bu tarafa araya)
kıdebeneyen yukarıya doğru uzunmak
kıdebıben uçmak (arasına)
kıdebıbeyen uçmak (hızla yukarı doğru)
kıdebıbıćın uçarak kaçmak (arasından)
kıdebıcen dürtmek (bu tarafa araya)
kıdeblen tutuşmak (bu tarafa araya)
kıdecegun oynaşmak
kıdecen kulak çınlaması
kıdećıćın koparmak (bu taraftan aradan)
kıdećın yerinden çıkmak
kıdéçećın ağırlamak
kıdeçefın satın almak (beraber)
kıdeçen koşmak (beraberinde)
kıdeçerezıćın dönerek çıkmak (arasından )
kıdeçerezın dönmek (bu taraftan aradan)
kıdeçexın sıvışmak (yandan)
kıdeçeyen çıkmak (koşarak merdiven ile yukarı)
kıdeçın koparmak (bu taraftan aradan)
kıdeçıyen uyumak (beraber)
kıdeçöḣon sürünmek (bu tarafa araya)
kıdeçöḣoyen tırmanmak
kıdeçöḣun sürünmek (bu taraftan aradan)
kıdefen düşmek (bu tarafa araya)
kıdegoşen
kıdeguşıan konuşmak
kıdeguşüın sevinmek (bu taraftan aradan)
kıdeğoǵen bağırmak (bu tarafa araya)
kıdeğoşen şaşırmak (bu taraftan aradan)
kıdeğućın kurumak (, arasında)
kıdeğuthan işemek (bu tarafa araya)
kıdehan içeriye girmek
kıdeḣohen olmak (bu tarafa araya)
kıdeḣon artmak (bu tarafa araya)
kıdeḣućın olmak (bu taraftan aradan)
kıdeḣun olmak (beraberinde)
kıdeḣuşütın fırlamak (arasında)
kıdejen kusmak (bu tarafa araya)
kıdejüntxen tükürmek (bu tarafa araya)
kıdeḱuwen fırlamak (aradan)
kıdeĺećıhan silmek (arasını)
kıdeĺeden kaçmak (arasına)
kıdelejen çalışmak (birisiyle)
kıdelelen sarkmak (arasına)
kıdelelın sarkmak (bu tarafa araya)
kıdeĺetın fırlamak (aradan)
kıdeĺıcen fırlamak (bu taraftan aradan)
kıdeĺ'ıćın ölmek (bu taraftan aradan)
kıdeĺıçen koşmak (peşinden ardısıra)
kıdeĺın olmak (arasında)
kıdeĺıqon eşlik ederek yürümek
kıdeĺıtḣon yatar durumda olmak (bu taraftan aradan)
kıdenen gitmeden kalmak (bir yerde)
kıdeorjörın gevezeliğe eşlik etmek
kıdepćen atlamak (içeriye)
kıdepćın atlamak (içeriden)
kıdepçın koparıp alırsın
kıdepḣenćen süpürmek (arasına)
kıdepıcen batırmak (sivri bir şeyi arasına)
kıdeṕınen kalakalmak (bu tarafa araya)
kıdepĺehen aramak (bu tarafa araya)
kıdepĺen bakmak (bu tarafa araya)
kıdepĺıhan bakmak (bir araya)
kıdepĺıhan gözle taramak (bu tarafa araya)
kıdepĺın bakmak (bu taraftan aradan)
kıdepĺıyen bakmak (yukarıya)
kıdepsen ışımak (ışığın araya düşmesi)
kıdepsewın yaşamak (birisiyle birlikte)
kıdepsın ışımak (bu taraftan aradan)
kıdepşıhan sürünerek girmek (bu tarafa araya)
kıdepşın aradan taşarak fazla çıkma
kıdepşıyen tırmanmak
kıdéqoćın dolaşmak (etrafında)
kıdeqoden kaybolmak (bu tarafa araya)
kıdeqodıćın kaybolmak (bu taraftan aradan)
kıdeqodın kaybolmak (bu taraftan aradan)
kıdeqon gelmek (beraberinde)
kıdeqoreyehın yuvarlanmak (bu taraftan aradan)
kıdeqoreyen yuvarlanmak (bu tarafa araya)
kıdeqoşen usulca araya girme
kıdeqoten dökmek (içeriye)
kıdéqotexın inmek (eşliğinde aşağıya)
kıdeqoteyen çıkmak (daha yukarıya)
kıdeqotın aralıktan dışa ötelenmek
kıdeqoyen çıkmak (yukarı)
kıdesemerkewın şakalaşmak
kıdesen saplamak (bu tarafa araya)
kıdešenĺen içeriyi kaymak
kıdešenĺeyen sürünerek yukarıya ötelenmek
kıdešenĺın kaymak (bu taraftan aradan)
kıdešenthen kaymak (bu tarafa araya)
kıdešentḣın kaymak (bu taraftan aradan)
kıdesın kalmak (orada, arada)
kıdešıren fışkırmak (bu tarafa araya)
kıdešıreyen fışkırmak (yanına,yukarı)
kıdesısın sallanmak (birlikte)
kıdestıhen yanmak (bu tarafa araya)
kıdéş'ın desteklemek, yandaş olmak
kıdéş'ın desteklenmek, yandaş bulmak
kıdeşıpehen ayıklamak (bu tarafa araya)
kıdeşön oynamak (birisi ile)
kıdeştehen donmak (bu tarafa araya)
kıdeşühan çürümek (bu tarafa araya)
kıdeşütıreyen zıplamak (yukarıya)
kıdeşxen yağmak (arasına)
kıdeşxın yemek
kıdeşxıpšın gülümsemek (bu taraftan aradan)
kıdetecen meydana gelmek, ortaya çıkmak
kıdetekun atmak (bu taraftan aradan)
kıdeṫeṕun sökülmek (bu taraftan aradan)
kıdeṫeṫın akmak (bu taraftan aradan)
kıdetḣon doldurmak (arasına)
kıdetığon çalmak (beraber)
kıdetın vermek (eşliğinde)
kıdeṫıshan oturmak (bu tarafa araya)
kıdeṫısıćın kabarmak (aradan)
kıdeṫqon damlamak (bu tarafa araya)
kıdetqun damlamak (aradan)
kıdeunćen iteklemek (bu tarafa araya)
kıdéwećın dolaşmak (etrafında)
kıdeweyen çıkmak (yukarıya)
kıdewıćın atış etmek (bu taraftan aradan)
kıdewıçön durmak (bu tarafa araya)
kıdewıçüćın durmak (bu taraftan aradan)
kıdewıjüntxen tükürmek (bu tarafa araya)
kıdewın ipliği geçirmek (bu taraftan aradan)
kıdewıqoreyen yuvarlanmak (bu tarafa araya)
kıdewıqoreyićın yuvarlanmak (bu taraftan aradan)
kıdewıtısen pülverize etmek (bu tarafa araya)
kıdewıtısıćın çıkmak (arasından gaz,toz,koku çıkması)
kıdew'on çentiklemek (bu tarafa araya)
kıdezéqon yürümek (beraberinde )
kıdezeşıhan usanmak (bu tarafa araya)
kıdezın düşmek (bu taraftan aradan)
kıdıćeçın koparmak (bu taraftan beraber altından)
kıdıćerısın eşlik etmek ( orada, oturarak)
kıdıćiğun eşlik etmek (orada)
kıdıxepĺın bakmak (bu taraftan beraber içinden)
kıdıxeqoşın sıvışmak (bu taraftan beraber içinden)
kıdıxeqoten ötelenmek (bu tarafa beraber içine)
kıdıxezın düşmek (bu taraftan beraber içinden)
kıdibıben uçana eşlik etmek
kıdidıćın birisinin içeriden dikmesi
kıdifın taşmak
kıdiğeqon göndermek (beraberinde )
kıdiğeqosen söndürmek
kıdiğeqoten refakatle yol etmek
kıdiğeqotın ileri çıkarmak
kıdiğeqoyen yukarı çıkarmak
kıdiğešıren fışkırtmak (ileriye)
kıdiğesısın sallamak (beraberinde )
kıdiğetekon içeriye döktürmek
kıdiğetekun dışarı dökmek
kıdiğewıçön yormak
kıdiğewıçün durdurmak
kıdiğezın dışarıya zorla çıkarmak
kıdiğoten bir şeyin içindekini bulmak
kıdihan içeriye getirmek (beraberinde )
kıdihın getirmek (beraberinde )
kıdiḣumen korumak (beraberinde )
kıdikuten kırmak (beraberinde )
kıdiĺın zıplayıp çıkmak (beraber )
kıdinen bir şeyi içerde bırakmak
kıdipĺen içeri bakmak (beraber )
kıdipĺıhan içine bakmak (beraber )
kıdipşen içeri üflemek (beraber )
kıdipşın sürünerek çıkmak (beraber )
kıdišenthen
kıdišentḣın
kıdisın içeride oturmak (beraber )
kıdişen içeriye getirmek
kıdişeyin yukarıya getirmek
kıdişten uygunluk (orada)
kıditecen kalkmak (beraberinde )
kıditın birlikte vermek
kıdiṫupşın salmak (beraber )
kıdiwıbın yermek (beraber )
kıdiwıbıtın tutmak (beraber )
kıdiwıćın dövmek (beraber )
kıdiwıḣumen korumak (beraberinde )
kıdiźın atmak (aradan)
kıdiźıyen yukarıya atmak
kıfdéazećın yardımcı olmak
kıféabećın elle yoklamak (onun için)
kıfeabeĺeben kurcalamak (sağı solu, onun için)
kıfeaben ellemek
kıfeaben uzanmak (kolunu uzatmak, onun için)
kıféabexın aşağı el uzatmak (onun için)
kıféabexın aşağı el uzatmak (onun için)
kıféabın ellemek (onun için)
kıféan değmek (onun için)
kıféazećın onarmak, tamir etmek (onun için)
kıféazen tedavi etmek (onun için)
kıfebenen güreşmek (onun için)
kıfébewın öpmek (onun için)
kıfebǵen beddua etmek (onun için)
kıfebıbın havalanmak (onun için)
kıfebzecen arsızlanmak (onun için)
kıfebzen makaslamak (onun için)
kıfebzın dilmek (onun için)
kıfecegun oynamak (onun için)
kıfecen çağırmak (onun için)
kıfécen çağırmak (onun için)
kıfécen okumak (onun için)
kıfećıyin çığlık atmak (onun için)
kıféçećın dolaştırmak (onun için )
kıfeçefın memnun olmak (onun için)
kıfeçen çatlamak (onun için)
kıféçexın akmak ( aşağıya doğru_onun için )
kıfeçıren ücretle çalışmak (onun için)
kıfeçıyen uyumak (onun için)
kıféçöḣoćın gitmek ( yan tarafa_onun için )
kıfeçöḣon emeklemek (onun için)
kıféçöḣoxın kaymak ( aşağıya_onun için )
kıfeçöḣun kabul etmek (bu tarafa)
kıfeçüntḣen paralamak (onun için)
kıfedéjıwın şarkıya eşlik etmek
kıfeden benzemek
kıfeden razı olmak (onun için)
kıfedézeşın usanmak (beraberinde )
kıfedıkın gebermek (onun için)
kıfédırǵın sataşmak (onun için)
kıfedırğın darılmak (onun için)
kıfegoşen bölmek, paylaştırmak (onun için)
kıfeguan endişe etmek (onun için)
kıfegusen darılmak (onun için)
kıfeguşıan konuşmak (onun için)
kıfeguşü'en sevinmek (onun için)
kıfeguşxon cesaretlenmek (onun için)
kıfeğeĺ'en canını çektirmek
kıfeğeyen yasını tutmak (onun için)
kıfeğıneğen mızmızlanmak (onun için)
kıfeğoǵın bağırmak (onun için)
kıfeğoĺın yatmak (onun için)
kıfeğopçen sararmak (onun için)
kıfeğorǵın kükremek (onun için)
kıfeğoşen hata etmek (onun için)
kıfeğoşxen geviş getirmek (onun için)
kıfeğoṫen çoşmak (onun için)
kıfeğuşın kurumak, (onun için)
kıfeharzen süzülmek, havada daireler hainde dönerek uçmak (onun için)
kıfehazırın hazır olmak
kıfeḣıyen hareket etmek (onun için)
kıfeḣoḣon temenni etmek (onun için)
kıfeḣonen küfür etmek (onun için)
kıfeḣopsen imrenmek (onun için)
kıféḣuĺ'en amacına ulaşmak
kıfeḣumṕen yudumlamak (onun için)
kıfeḣunćen soymak (onun için)
kıfeḣupḣen uslu durmak (onun için)
kıfejedewen ağzına tıkmak, susturmak (onun için)
kıfejexehan saldırmak, yönelmek (onun için)
kıfejöhen
kıfejötın şımarmak (onun için)
kıfejüntxen tükürmek (onun için)
kıfeḱuwen bağırmak (onun için)
kıfeĺekowen ayaklarıyla çırpınmak (onun için)
kıfélelexın sarkmak, asili durup sallanmak; sarkitmak, asip sallamak (onun için)
kıfeĺen atlamak (onun için)
kıfeĺ'en ölmek (onun için)
kıfeĺeon dilemek (onun için)
kıfeĺepewen tökezlemek (onun için)
kıféĺeqonın hızlı yürümek (onun için)
kıfeĺerezen etrafında dönmek (onun için)
kıfeĺeşen topallamak (onun için)
kıfeĺeşewen topallamak (onun için)
kıfeĺeşın güçlenmek (onun için)
kıfeĺeten atlamak (onun için)
kıfeĺıḣon çiftleşmek (hayvanlar için, onun için)
kıfeĺıḣun aramak (onun için)
kıfeĺıqoten geçirmek (birine kapıya kadar eşlik etmek)
kıfemeḣeşen kötülüğü dokunur diye rahatsız olmak (onun için)
kıfemelećen acıkmak (onun için)
kıfemexın bayılmak (onun için)
kıfenefın aydınlık (onun için)
kıfenen kalmak (bir şeyin birisine kalması)
kıfenešen ummak (onun için)
kıfeneşḣeyin efkarlanmak (onun için)
kıfepćeten sekmek (onun için)
kıfepḣenćen süpürmek (onun için)
kıfépıcın saplamak (onun için)
kıfépĺećın bakmak ( yana_onun için )
kıfepĺen bakmak (dıştan içe, onun için)
kıfepĺeqon dikizlemek (onun için)
kıfépĺexın bakmak ( aşağıya_onun için )
kıfépĺexın bakmak ( aşağıya_onun için )
kıfepĺın ısınmak (onun için)
kıfépĺın ısınmak (onun için)
kıfépĺın zannetmek (öyle)
kıfepĺırzın seğirmek (onun için)
kıfepĺıyen
kıfeṕonćın pişmek (taneli bir tahılın suda kaynayarak, onun için)
kıfepšewın miyavlamak (onun için)
kıfepsınćen hızlanmak (onun için)
kıfepsıten deri yüzeyindeki su toplanmak (yanık, alerji vs den, onun için)
kıfépsıxın attan inmek (onun için)
kıfepşen götürmek (yanına, onun için)
kıfépşen üfürmek (yanına, onun için)
kıfepşerehen yemek pişirmek (onun için)
kıfépşıxın sürünmek ( aşağıya inmek_onun için )
kıféqoćın dönmek (onun için)
kıféqoćın dönmek (onun için)
kıféqoĺ'en yanaşmak (onun için)
kıfeqon sanmak
kıfeqoşen yanaşmak (onun için)
kıféqoşen yaklaşmak ( gizlice_onun için )
kıféqoşexın sıvışmak (onun için)
kıféqoşıĺ'en yaklaşmak, yanaşmak ( o yöne_onun için )
kıfeqoten ilerlemek (onun için)
kıféqotıĺ'en yanaşmak (onun için)
kıfeqozepıtın sık sık gitmek (onun için)
kıferezen kabullenmek (onun için)
kıfešenĺen sürünmek (onun için)
kıféšenĺexın kaymak ( aşağıya_onun için )
kıfešenĺın kaymak (bu taraftan)
kıfešentḣen kaymak (onun için)
kıféšentḣexın kaymak ( aşağı doğru_onun için )
kıfešewın tiz ses çıkarmak (onun için)
kıfešıḣoḣon devinmek (onun için)
kıfesın ulaşmak (birisine)
kıfesın sallanmak (onun için)
kıfešıtḣen uslu durmamak (onun için)
kıfešıwın parlamak (onun için)
kıfeşeben yumuşamak (onun için)
kıfeşefen alış veriş yapmak (onun için)
kıféş'en oynamak (onun için)
kıfeşhapen yararını görmek (ileride bir şeyden, onun için)
kıfeşhapırıwın birisi için imalı söz söylemek (onun için)
kıfeşhaxın erinmek (onun için)
kıfeşıden dikiş dikmek (orada, onun için)
kıfeşığon yas tutmak (onun için)
kıfeşöćın doymak (suya, onun için)
kıfeşöun ekşimek (onun için)
kıfeşü'ezın kurtulmak (ucundan, onun için)
kıfeşüḣoğon çekememezlik (onun için)
kıfeşütıren çifte atmak (onun için)
kıfeşüyin ıslık çalmak (onun için)
kıfeşxećın doymak (onun için)
kıfeşxıpšın gülümsemek (onun için)
kıfeşxıwen mutlu olmak (onun için)
kıfetecın ayağa kalkmak (birine, onun için)
kıfeṫen eşmek (onun için)
kıféṫen eşmek (onun için)
kıfeṫeṕun sökülmek (dikiş, onun için)
kıfeṫeṫen çözmek (onun için)
kıfethawısxen dertlenmek (onun için)
kıfetḣon saldırmak ( elle)
kıfetḣurben köpürmek (onun için)
kıfetığon çalmak, aşırmak (onun için)
kıfeṫıṕen sökülmek (onun için)
kıfeṫırgon kakmak (onun için)
kıfeṫırzen zıplayarak kaçmak (hayvanların, onun için)
kıféṫısexın çökelme, sedimantasyon (onun için)
kıféṫısıĺ'en oturmak ( kenarına_onun için )
kıfeṫısın oturmak (onun için)
kıfeṫıyen kıvrılarak dışarı doğru çıkmak (onun için)
kıfeṫqun ergimek (onun için)
kıfeṫursen yıpranmak (onun için)
kıfetxen yazmak (onun için)
kıfetxıtxın çırpınmak (onun için)
kıfetxıwen irkilmek (onun için)
kıféunćın iteklemek (onun için)
kıféuşeşen alçak sesle söylemek (onun için)
kıféwećın çarpmak, birşeyden etkilenmek (onun için)
kıféweĺ'en çarpmak (onun için)
kıféwen dövmek (onun için)
kıféwexın atış yapmak ( aşağı_onun için )
kıféwıbzen yalvarmak, alttan almak (onun için)
kıféwıçöĺ'en yanaşmak (onun için)
kıfewıçün durmak (onun için)
kıfewıjejen yavaşlamak, rötar (onun için)
kıfewıjüntxen tükürmek (onun için)
kıfewılewın yorulmak (onun için)
kıfewıneğon hane sahibi olmak (onun için)
kıfewıneḣun mahvolmak (onun için)
kıfewısen ağıt yakılmak
kıfewıteşön azmak (onun için)
kıfewıtısen savrulmak, toz duman olmak (onun için)
kıfewıtxınźen elemek (onun için)
kıfeyen istenmek (birisinin bir şeyi)
kıfıbenen ona havlamak
kıfıblećın aşmak (miktar, onun için)
kıfıbleçın akmak (önünden, onun için)
kıfıćeaben ellemek (altına, onun için)
kıfıćeabeyen ellemek (onun için)
kıfıćeabıćın el uzatmak (altından, onun için)
kıfıćeabın birisinin senin için alttan el atması
kıfıćean dokunmak (altına, onun için)
kıfıćebeǵehen ilenmek (altında, onun için)
kıfıćebenen saldırmak (altına, onun için)
kıfıćebeneyen saldırmak (altına, onun için)
kıfıćebıben uçmak (altına, onun için)
kıfıćebıbeyen uçmak (altına, onun için)
kıfıćebıbıćın uçarak kaçmak (altından, onun için)
kıfıćebıcen dürtmek (altına, onun için)
kıfıćećın geçmek (onun için)
kıfıćeçöḣon sürünmek (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeçöḣun sürünmek (bu taraftan onun için altından)
kıfıćedeućın dinlemek (bir şeyi derinden, onun için)
kıfıćedewen batmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćefen düşmek (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeguşxon cesaretlenmek (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeḣon artmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeḣućın olmak (bu taraftan onun için altından)
kıfıćeḣuşütın fırlamak (altından, onun için)
kıfıćejen kusmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeĺejen koşmak (peşinden, onun için)
kıfıćelelen sarkmak (altına, onun için)
kıfıćelelın sarkmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćelentḣın çizmek (altını, onun için)
kıfıćeĺesen tozlanmak (altına, onun için)
kıfıćeĺıçen koşmak (arkasından, onun için)
kıfıćeĺıqon peşinden gitmek (onun için)
kıfıćeĺıten saymak (altına, onun için)
kıfıćeĺıtḣon yakalamaya çalışmak (bir kimsenin peşinden, onun için)
kıfıćenešın ummak (bir kimsenin arkasından, onun için)
kıfıćepćen dökmek (altına, onun için)
kıfıćepḣenćen süpürmek (altında, onun için)
kıfıćepḣenćıhan süpürmek (altında, onun için)
kıfıćepıcen batırmak (sivri bir şeyi altına, onun için)
kıfıćepĺehen aramak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćepĺen bakmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćepĺıhan birisinin senin için aşağıya bakması
kıfıćepĺın bakmak (bu taraftan onun için altından)
kıfıćepsen aydınlatmak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćepsın ışımak (bu taraftan onun için altından)
kıfıćepşen üflemek (bu tarafa onun için altına)
kıfıćepşıhan sürünerek girmek (bu tarafa onun için altına)
kıfıćepşıyen birisinin senin için yukarıya sürünerek çıkması
kıfıćepxehen bağlamak (bu tarafa onun için altına)
kıfıćeqoreyehın yuvarlanmak (bu taraftan onun için altından)